O 40 hafta boyu sabirsizlikla bekledigimiz gunun uzerinden neredeyse 3 hafta geçmiş…hersey 3 gün önce olmus gibi sanki…
Meger “senli anlar” ne de keyifliymis… sayende su günlerde babanla birlikte mutlulukların en guzelini yasiyoruz:
iki dakika odadan ayrilsak ozleyip de gelip yerinde misin diye bakmak,
saatlerce seni izlemek, sonra dayanamayip yanina kivrilip birlikte uyumak,
her cikardigin yeni kakayi gelisiminde bir milestone kabul edip mutlu olmak (“oley, yesilden sariya gectik!” ya da “bugun biraz taneli geldi!” gibi cumleler kurmak),
sen emerken boncuk boncuk bakan gozlerini cozmeye calismak,
sana her gece caresizlikten bestesi ayni sozleri farkli baska bir ninni uydurmak,
biz altini degistirirken masum masum bakarak uzerimize isemeni kahkahalar, cigliklar ve panik icinde durdurmaya calismak,
minicik hapsiriklarindan sonra cikardigin o komik “aaah…oooohhh” seslerine anlam yuklemeye calismak,
hickiriklarin bi turlu gecmeyince ikram edilen memeye bir aslan yavrusu gibi saldirmani, ama yine de gecirememeni caresizlikle izlemek, sonra gecince, sen meme ustunde uykuya dalinca mutlu olmak,
bazen ruyanda ya da tam uykuya dalarken firlattigin o muzip gulumsemeyi yakalamak...
…ne eglenceliymis hersey…dolu dolu gecti bu 3 hafta…ne de cok sey ogrendik her gun…
Iyi ki dogdun, iyi ki geldin melek…
Yasananlari anlatmaya bir turlu baslayamiyorum…ama bir sekilde ilerliycez artik, daha seninle yasayacagimiz koca bir hayat var onumuzde! DogumUNla baslayalim…dogumUMUZla…
18 Ocak 2011, Sali…kahramanimiz hala ana karninda… 40. Hafta doctor kontrolumuzdeyiz…bu sefer baban da bizimle … baglandigim NST cok yuzumuzu guldurmedi o gun, korkuttu, hareketlerin cok az :( Tum hamileligi boyunca fil gibi yiyip o gun az yeme karari alan, sabah sadece biraz cereal yiyen annen yuzunden oldu galiba :( neyse doctor koca bir kitkat cikolata verdi ve tekrar aktiflestin, biz de rahat bir nefes aldik. Sonra ultrasona gectik, doctor “bu dogumu bugun baslatmamiz lazim, suyun azalmis, plasenta eskimis, seni bu aksam yatiralim, yarin suni sanciyi baslatalim… 40 haftayi gecen bebeklerde meconium yutma riski var, o riski almak istemiyorum, en iyisi artik dogumu baslatmak” dedi...
Neeee??? “Ama ama...ben bugun buraya oylesine doctor kontrolune gelmistim, hastane cantam bile yok yanimda, daha 41. haftayi bekleriz saniyordum, hazir diildim ki ben daha!!” Ben bu dusunceler icindeyken, daha neler oldugunu cok anlayamamisken bir de baktim kurbanlik bir koyun gibi tipis tipis bize gosterilen odaya gelmisiz bile, o yesil arkasi acik dogum elbisesini giymisim bile aksam saat 18:00de.
Odaya gelir gelmez ilk once bana Cervedil denilen (tampona benzeyen) dilation arttirici bisii yerlestirdiler, sol elime serumlar icin IV bagladilar, oradan hem GBS tedavisi icin antibiyotigi hem de dogumu ilerletmek icin bana verecekleri o hakkinda cok kotu seyler okudugum pitocin (oxytocin) serumunu alacaktim. IV baglanirken ufak bi kriz yasadik – ayni sey daha once bir proje icin kenyaya gitmeden once asi olurken de olmustu - ufak capli bir bayildim ben yine :) tansiyonum, kan basıncımın düşmesiyle minigimin de kalp atışları düştü :( normalde 135lerde seyrederken 60lara indi! Odadaki hemşire panik oldu, hemen odaya 4-5 hemsire ve doctor Ayfer hanimi cagirdi…herkes basimda bir bana bir NST makinasina bakiyor…ben terliyip duruyorum, yuzum bembeyaz… hemsire bana surekli bi komut veriyor… korku dolu gecen bu dakikalari ve o NSTden cikan sesleri hic unutmayacagim… neyse oksijen maskesi takiliyor, komutlari takip ediyorum, ters donuyorum, yan donuyorum, kalp atislarini tekrar geri getiriyoruz…cok sukur…
Ac olmama ragmen, hastane kurallari geregi birsey yememe izin verilmiyor, ama durum boyle olunca, yarin ayni sey bir daha tekrarlamasin diye ufak bir aksam yemegi yememe izin verdiler, ben de saolsunlar, yuksel teyzenin ispanakli borekleri ve tugrul enistenin bir posete koydugu akide sekerlerine saldirdim. Durumum duzelince, baban hastane cantami almak icin eve gitti - zavalli kocaciim gorev listesini ezberlemisti :) O geri gelene kadar biz de uzerimize duseni yaptik, dogumda ilerledik, cervedil etkisini gosterdi 2 saat sonra 21:15te cikarttilar, 2 cm olmustum ve kasilmalarin arasi 1,5 dakikaya inmisti. Oldukça düzenli, ama kısa ve çok hafif hissedilen kasılmalardi bunlar, ama hic aci hissetmiyordum, dedikleri gibi regl agrisindan biraz halliceymis.
Herkes “yarin zor bir gun olucak uyuyabildigin kadar uyu” diyordu ama nafile…kasilmalar arasi uyuyamiyordum..derken o hic unutamayacagimiz trajikomik dakikalar basladi…saat gece 23:30 gibi babaciin sol tarafina saplanan muthis bir sanci ile yattigi yerden aci ile kalkti, defalarca “emergency’e git” diye israr etmeme ragmen bir yarim saat direndi, “gazdir, heyecandandir, usutmusumdur” dedi, tuvalete gitti geldi…gecmedi…neyse sonunda ikna oldu, emergency’den beni geri aradiginda gece 3 olmustu. Birtanecik kocaciiim benim, bobrek tasi dusuruyormus meger!!…aci cekeceksek anca beraber kanca beraber tabi, askim benim :) sabah 3:30 da odaya elinde bir suzgec ve bir idrar kabi ile geri geldi. Tas mesaneye inmis, acisi gecmisti, CatScan’de gorulen 2mm.lik sonradan “Ahmet” ismini verdigimiz tasi yakalamak kalmisti geriye…aglasak mi gulsek mi halimize bilemedik :) ikimiz de doguracaktik o gun…
Gecenin ilerleyen saatlerinde kasilmalarin hem suresi hem verdigi aci artmaya basladi…6da “Oxytocin/Pitocin” vermeye basladilar, kasilmalar daha da artti. Max 100 ise mesela o NST aletindeki deger biz 85-90 gorduk (gerci kac kere sordum ama hemsireler onun kasilmanin siddetini gostermedigini soyledi ama ben yine de o deger her ne ise 70lerin ustune ciktiginda bir “aaaayyy” patlatiyordum, hemen epidurale gecmek istiyordum, ama yine de sabahi beklemeye karar vermistim. (Baban ne kadar sacma oldugunu dusunse de: gece nobetci olan anestezist yerine gunduz dogru durust bir saatte isine gelmis anestezist yapsin istiyordum epidurali…hem o yuzden hem de dogum bari biraz daha ilerlesin diye epidurali sabah almayi koymustum kafama…) aciklik bu arada 4cm olmustu, agrilar ve “aaaayyy”lar da gitgide siddetini arttiriyordu… Derken “pit” diye bi ses duydum ve arkasindan paldir kuldur suyum geldi… saat sabahin 6:30 u…hic bu kadar cok su olacagini tahmin etmemistim…oyle sizinti filan gibi degildi benimki, baya baya guclu bir akinti, butun yatagi batirdim, ama cok sevindim, cunku kendiliginden gelmisti suyum, mudaheleye gerek kalmadan.
Aciklik 6 cm oldugunda, artik daha fazla dayanamayacagimi, aciya degil doguma konsantre olmayi istedigimi dusundugumde verin dedim Epidurali, sabah 7:15 gibi istememe ragmen anca 8:15te geldi elindeki igneyle epidural prensi Chinese amca. (Adamcagiz pek bi cirkindi ama o elindeki sihirli igne nedeniyle bana prens gibi gorunuyordu.) Babaciini disari cikarttilar, cunku daha once birkac tane baba bayilmis epidural enstantanesinde :) haha…su dogum olayini iyi ki kadinlar yapiyor, yoksa maazallah soyumuz cok cabuk tukenirdi.
Epiduralden sonra bana cok kuvvetli bir titreme geldi (bu arada igneyi hic hissetmedim, cok kucuk bi aci, kasilmalarin yaninda hicbirseydi zaten) Ama sonra hersey gulluk gulistanlik gecti, bacaklarim simsicak, uyusuk oldu ve agirlasti. Kendi kendime oynatamiyordum. Ama kasilmalari neredeyse hic hissetmiyordum. Mucize biseymis hakkaten…
Sonra hizla ilerledik. Oglen Saat 12:30 da 10 cm olmustuk, “artik itmeye hazirsin” dediler. Nee? Ciddi mi? basliyor muyuz yani?! Agzimda oksijen maskesi, bir elimde senin ultrason pozlarindan biri, diger elimde sevgilim, gule oynaya ikinmaya basladim, ve toplamda yaklasik 20 dakikada, minik Kaan’im, cikiverdin icimden! Inanilmaz bir his…Buyuleyici bir an…kadini eskisinden cok daha guclu yapan bir an…kadina kendini sevdiren bir an…esinin onunla gurur duydugu an…
Boyle iste...19 Ocak 2011, Carsamba, Saat 13:50, 20 saatlik sancilardan sonra pembe kuzu 3.650 kg (7 lb 15 Oz), 53.3 cm (21 in) olarak saglikli bir sekilde dogdu. Kafa cevresi 34 cm. Apgar Scoru 9.9 :)
Plasenta cikarilirken ve maalesef bana epizyotomi yapildigi icin dikislerim atilirken, ilk dakikalarinda daha cok babaciin vardi yaninda. Dogumun sonlarina dogru duzensiz bir kalp atisi oldugu icin cikar cikmaz hemen kalbini kontrol ettiler. (bu arada basina internal fetal monitor yerlestirdiler icimdeyken cunku NST ile yeterince net anlasilamadi nabiz) Dogumda bu nedenle (seni bu zayif atislarla daha fazla yormamak icin) vacuum da kullanildi. Ne internal fetal monitoru, ne vacuumu, ne de epizyotomiyi isterdim su yasadiklarim arasinda ama bazen control elinizde olamiyor iste…
Ozetle dogumum gayet guzel gecti, bunun en buyuk sebeplerinden biri babaciinin hep yanimda olmasi, beni cesaretlendirmesi, her dakika elimi tutmasi ve tabi senin guclu, sabirli ve savasci bi Kaan’cik olmandi :)
Simdi hem baban hem benim icin hersey cok daha guzel…hayat cok daha anlamli…
Hosgeldin Oglum…Hosgeldin parcam...Hosgeldin KAAN'im... Seni ne olursa olsun hep cok sevecegiz...
Hosgeldin Oglum…Hosgeldin parcam...Hosgeldin KAAN'im... Seni ne olursa olsun hep cok sevecegiz...
2 comments:
Banucum tekrardan çok tebrik ederim. Anladığım kadarıyla rahat bir doğum olmuş.. Sağlıkla da kavuşmuşsunuz Kaanınıza.. "Ahmet"in adını da Kaan koysaymışsınız keşke, 1 gecede nurtopu gibi 2 tane oğluşunuz olmuş.. Aydın da gerçekten çok özveriliymiş :) Güldüğüme bakma, gerçekten şanssızlık olmuş milyonda bir başa gelir herhalde bu olay ama ileride anlatacak ilginç bir de hikaye çıkmış işte.. Aydına da çok geçmiş olsun.. Sağlıkla büyütün oğluşu...
Cok saol Burcu'cum...evet ya nispeten rahat bir dogum oldu, uzundu ama rahatti.
Bobrek tasi Ahmet'e hormette sinir yok, sakliyoruz, dedigin gibi 2mmlik nur topu gibi ikinci oglushumuz bizim o, esas oglushun baby book'una yapistiricam hatira diye, o da yasasin bizimle :)
Post a Comment