Showing posts with label cocuk odasi. Show all posts
Showing posts with label cocuk odasi. Show all posts

Sunday, September 2, 2012

Oyun Odasi Duzeni

Uzun zamandir erteledigim bir projeyi sonunda, tatil bitince, babacigini da itekleyerek hayata gecirdim. Artik salonda, antreden bozdugumuz bizim yanibasimizdaki oyun alanin eskisi gibi daginik, karman corman degil. Artik boyamak, resim yapmak, kitap, flashcard, puzzle karistirmak, oyun hamurlarimizla oynamak icin minik, sevimli bir masamiz; iki minik cuce sandalyemiz; ve oyuncaklarimizi, puzzlelarimizi, legolarimizi kategorilerine gore yerlestirdigimiz sepet raflarimiz; kitaplarimizi basliklari gorunebilecek sekilde tasiyan raflarimiz var. Duvarlarimizda da Amazon UK’den siparis ettigimiz kedicikli, sevimli cikartmalarimiz :)









  
Biter bitmez senin deyisinle “Yayy!” dedim walla, cok hosuma gitti … 3 ana konu uzerinde duruyor uzmanlar, bebeklikten cocukluga geciste oyun alani nasil olmali konusunda… o tavsiyelere uymaya calistim:

1.     OYUNCAKLAR: Artik, etrafta bisey yok, hersey sepetlerde. Ama istedigin zaman istedigin oyuncaga erisebiliyorsun. Merdiven altina kaldirdigimiz, arada donusumlu olarak cikarttigimiz oyuncaklarini ayda bir degistiriyorum bu cekmece/sepet seklindeki raflarda bulunan oyuncaklarla. Nasil da mutlu oluyorsun, uzun sure gormedigin bir oyuncakla tekrar oynadiginda. Tavsiye edildigi gibi (hem de babanin ve benim artik basinin pek gurultu goturmemesi nedeniyle) evdeki pilli, sesli oyuncak sayisini azalttik, pillerini cikarttik  cogunun (birlikte dans ettiklerin haric :)), hala ayni zevkle oynuyorsun hepsiyle. Ilk zamanlar sen daha cok kucukken de boyle oyuncaklara ihtiyac vardi, takip yetenegini gelistirmek icin, bu oyuncaklarin pillerini artik ancak kardesin gelince yine kisa bir sureligine takariz.

Gercek hayatla ilgili oyuncaklar zaten en sevdiklerin…telefon, vileda, hayvan figurleri…vs ama bir  mutfak seti var ki (ya cok keyifli bir set almistim (itiraf ediyorum sanki daha cok kendim evcilik oynamayi ozledigim icin aldim bunu ama gercekten cok ise yaradi) yumurtali, sosisli, brokolili, kahve fincanli, tabakli, tost makinali, ekmekli, tavali, tencereli…ay nasil zevkli bisey…) sen de bu setle bayilarak oynuyorsun, kahve yapip “hot hoot” diye bagiriyor, domatese “tooo”, yumurtaya “gakka” diye diye saatlerce oyalaniyorsun. 

Oyuncak sepetleri farkli kategoriler halinde, ve her zaman isimiz bittikten sonra ayni cins oyuncak ayni sepete geri giriyor, bu sekilde duzene, organizasyona alismani, herseyi yerli yerinde bulmayi sevmeni saglamak istiyoruz.

2.     KITAPLAR: Kitaplar icin aslinda, internette gordugum su rafa benzer (alttaki resimdeki gibi, soyle kapaklarini gorup rahatca uzanabilecegin sekilde) bisey yapmak istiyordum... ama yerimiz simdilik musait degil, belki ilerde…dandik bir gazetelikten uydurdugum kitaplik da hic fena olmadi aslinda,uzmanlarin tavsiye ettigi sekilde basliklar gozukuyor, ayrica senin ulasabilecegin yukseklikte.
 


3.     OYUN ALANI: Oyun oynamak icin de kocaman bir alanimiz var, konsantre olmak istedigimiz oyuncagi cikarip, etrafta bir tek onu birakmaya ozen gosteriyoruz. Resim yapatigimiz zaman, oyun hamuruyla oynadigimiz zaman bembeyaz masamiz tabi ki de rezil oluyor ama IKEAdan ucuza aldik nasilsa, diledigin gibi boya oglum, islak mendillerle hemen cikiyor hepsi.   

Butuun bu guzel ortama ragmen, bu aralar, oyun oynarken bazen cok agresif, yikici hareketlerin oluyor…eskiden hareketliligine, bam-bamligina yorardim bunlari ama artik sabrim tukeniyor… “2 yas sendromu" - "terrible two" dedikleri bu mu acaba???? :( sirf cikardigi sesi sevdigin icin, ici oyuncak dolu sepeti langur lungur bosaltma, legolari bozma dagitma, masa uzerine ozenle dizdigim kucuk adamciklari bir kol darbesiyle ucurma gibi sahalarda gormek istemedigimiz hareketlerin var.... Bu aralar cok sabirsizsin, istedigin hemen olmazsa bi tuhaf mizmizlanma, viyaklamalar hemen…Kirmizi kart / time-out olayina baslasak mi artik dedirtiyor bu hareketler. Kitaplar, uzmanlar, "bunlar normal, ama mutlaka konusun, anlatin onlara neyi yanlis yaptiklarini" diyor. “Bak, bisikletini getirmedim diye sinirlendin ve bagirmaya basladin ama bu yanlis, biraz sabirli olman lazim, beklemen lazim” ya da “bak, bunu simdi yere atmak istedin, ama bu yanlis, yapmaman gerekli, kirilabilir, ve bir daha bu oyuncakla hic oynayamayabilirsin” gibi….  Sabrim el verdigince deniyorum ama su ana kadar cok basarili oldugum soylenemez :(Uzgunum bidik, saniyorum artik su time-out olayini bir arastiracagim, belki de uygulamaya sokacagim. Disiplin onemli...



Ama anladim ki oyun daha cok onemli cocuk gelisiminde…hem yaraticiligi tetikliyor, yeni seyler kesfediyorsun, ogreniyorsun, hem birlikte birseyler yapabilme, basarabilmenin verdigi hazla birbirimize daha cok baglaniyoruz. Bir zaman zorlanmistik, bizsiz hic oyun oynamak istemiyordun, surekli ya babani ya beni elimizden tutup kaldirip oyun alanina goturuyordun, evde hic is yapamaz olmustuk, ama artik kendi kendine de oyunlar buluyorsun, sikilmiyorsun…bunu gormek cok hosuma gidiyor. Patron yine sensin, davet edildigimizde oyuna geliyoruz, hatta bazen“aptali oynuyoruz” bize sen goster naapmamiz gerektigini diye… Hala dikkatini birseye 5 dakikadan fazla verebilme problemin var :( ama hangi arkadasimla konussam bu surenin yas ilerledikce arttigini soyluyor, korkulacak bisey yokmus.








Tatil zamaninda bitti, evimizi ozlemisiz. Havalar da harika su an Dubai’de, bunu firsat bilip siksik disarida, bahcedeki oyun alanimizda da oynuyoruz. Iste alttaki videoda, oylesine cekilmis, ev/bahce hali birkac oyun cekimi...hatira hepsi...