Abininkini
de saklamistim, senin de ilk ucus kartini buraya hatira olarak kaydedelim
Ozan’cik.
26 Mart’ta
yani sen tam 20 gunlukken once Chicago’dan Istanbul’a, ordan Dubai’ye toplam
tam 15 saatlik bir ucak yolculugu yaptik tontoshum. Ama ne “yolculuk”!…fiziken
yoruldum yorulmasina ama o birsey degil, uyku duzeni allak bullak olmus, emzigi
yeni birakmis, super aktif abin Kaancik sayesinde yol boyunca ruhen de tamamen
coktum diyebilirim, resmen eve kendimi zor attim…
Baban
dogumdan sonra Dubai’ye dondu, bizim de pasaport isleri erkenden bitince, ve
biz de evimize donmeye can atinca aslinda 15 nisan olan donus tarihimizi degistirdikone aldik “e hadi babamiz
olmadan olucak ama en azindan carcabuk evcaazimiza varicaz” dedik, babaanne ve
dedenin dondugu ucakta, 26 Mart’a aldik biletlerimizi.
Bu arada, donmemize 1 gun kala cok tatsiz bir olay oldu - canimiz Yuksel Teyzecigimiz, sizlerin "cici babaannesi" sabaha karsi koridorda yanlis yone yuruyunce, bodruma inen merdivenlerden dustu... tedavisi hala devam ediyor ama cok sukur ucuz atlatti. Bizim de gozumuz arkada kaldi ayrilirken ama elimizden de birsey gelmedi maalesef… :(Yuksel Teyzemizi de Tugrul Enistemizi de cok ama cok seviyoruz, tatsiz zamanlar gecirdiler bu ara, ama insallah hepsi geride kaldi.
Yolculuga geri donelim...Babaannenler
biletlerini coktan almisti, ben bizimkileri alirken en onlerden basinet koltugu
diye tutturunca onlarla yanyana oturamadik, dolayisiyla cok zorlu bir seyahat
oldu benim icin. Ozellikle Istanbul’a kadar olanki kismi… Istanbul sonrasinda
Bahattin deden bizi Istanbul havaalaninda karsiladi ve Dubai’ye kadar birlikte,
yanyana oturarak geldik, ucak gece oldugu icin de Kaan yol boyu uyudu biz de
rahat ettik.…Istanbul’da bi nevi bayrak teslimi oldu yani J babaanne-dede birakti, obur dede
teslim aldi “2 cocuklu lohusa” bayragini… “ yahu lohusalik da neymis , oyle zirt pirt
aglamak falan…yok bana olmadi oyle seyler ilkinde de ikincisinde de” diyordum”
ama galiba yaniliyormusum, cunku aslinda benim bildigim Banu’ya koymazdi oyle
yorgunluk falan ama Istanbul havaalaninda babamla bulusmak uzere sozlestigimiz
HSBC Lounge’una adim atar atmaz, olan oldu. Ozancik - senin haykira haykira
emmek istemen, ayni anda Kaancik – senin hicbirsey yememene ragmen elinde
catalla tehlikeli tehlikeli saga sola kosman, 10 saat boyu bir ucaga sikisip kalmis enerjini
kontrol edememen, bir turlu yerinde oturmak istememen, soz dinlememen ve benim dogum sonrasi
hala lopur lopur olan gobegim yuzunden arkandan yeterince kosamamam vs
nedeniyle oracikta yikildim ve hungur hungur aglamaya basladim. Babacim da
yazik ilk karsilasma aninin mutlu fotolarin cekiyim diye cikarmis makinesini,
cikanlar bu pozlar :) bitkinlikten gulecek halim yok... pasakliliktan, kusmuktan gecilmiyor ustum basim :)
Eve gelir gelmez, yapilacak milyon tane is... bavul acma - yerlestirme, kaan'in jetlag sonrasi allak bullak olmus uyku duzenini eskisine cevirme, (yardimcimiz da olmadigi icin benim uzerimde olan) ev temizligi, Ozan'cik (nam-i diger "yandan carkli" nin her seferinde cisini bezinden (ozellikle yan tarafindan) kiyafetlerine gecirmesi nedeniyle bir turlu bitmeyen camasir yikama, utuleme seanslari...bir yandan yeni yardimci arayisi, telefon gorusmeleri, yuzyuze mulakatlar....Babanin da sadece bizi 1 gun group 10 gunlugune Singapore'a gitmek zorunda olmasi...emzirmekten zayiflayan bunyenin hemen hasta olmasi...her sey ust uste....ortam evlere senlik!!! :)
Hey gidi hey...Ne gunlerdi...ne kaostu yahu!!!
Allah'tan ilk once marifetli, caliskan, is bitirici dedeniz, sonra da anneanneniz yardima kostu da babaniz Singapore'dan donmeden evi tekrar duzene sokabildik...
Dede ve anneanne ile olan maceralarinizi da bir dahaki postta anlatacagim.
Kordonu dusmekte biraz gecikince ve araya seyahat girince (kendisini bezle sildigimiz sponge bathlerini saymazsak) Ozan bey ilk gercek banyosunu 28 Mart'ta Dubai'de aldi. Videosu burada. (Videonun ortasindan (2:40dan) itibaren de daha sonradan cekilen ve ozancik'in nerdeyse uykuya daldigi bir tatli banyo seansi var)
Uzuuuun bir
ara vermisim yazmaya....cok fazla foto, ani birikti…hadi bakalim bi gayret – bu
hafta toparliycam hepsini :)
Ozancim, tombulum, tam
kronolojik sirayla yazamamistim bir turlu sen evine gelmeden yasananlari. Artik
koca adam oldun, cok eski resimler bunlar ama yine de atlamayalim. Bunlara 2 ay
sonra tekrar bakinca isik hiziyla degisim gecirdigini tekrar farkettim, ve
unutmadan hemen anlatayim ilk ayimizi (Mart 2013) kisa kisa dedim.
Dogum
sonrasi, hastanede 1 gun kaldik daha once de dedigim gibi, ertesi gun ve o ilk
saskin haftalarimizin buyuk cogunlugunda saolsun babaannen bizimle kaldi ve bu
yeni iki cocuklu halimize alismamizi kolaylastirdi. Ozellikle baban Dubai’ye dondukten
sonra, o bizimle olmasa naapardim bilmiyorum…
Burda da,
Kaancikin sacinin en uzun hali,
senin dogdugun
hafta onun da saclari, luleleri gitti, iyice tipi degisti :)
Sunnetin
Kaancik’daki gibi hemen dogumdan sonraki gun olamadi, ilk hafta doctor kontrolu
icin hastaneye gittigimizde yaptirdik. Doktorun Ayfer Hanim’in soyledigine gore
cok uslu durmussun, yalniz, kesim baslamadan hem hemsireleri, hem doktoru bi
guzel sulamissin :) bi mesaj vermeye calismissin sanki.
Ilk hafta doktor kontrolu sonucu ogrendik ki,
neredeyse her yeni doganda gorulen bebek sariligini orta-siddette sen de geciriyormussun.
Rengin baya turuncu, Kilon 8.12 lb’a (3.68 kg’a) dusmus, sutum o ilk zamanlarda
az oldugu icin. Sonraki haftalarda bu kilo dususunu fazlasiyla telafi ettik
gerci.
Babanin
Dubai’ye donmesi gerektigi icin apar topar hemen dogum sertifikasi, pasaport
islerini hallettik. 1 haftalik bebekle gozu acik pasaport fotosu cektirme
islemi bi hayli komikti yine. Bu sefer wallmartta cektirelim dedik cabucak,yani
gercek fotograf studyosu degil, o yuzden
seni tezgahin uzerine serilen beyaz kagit havlu uzerine koydu ordaki
gorevli…10-15 dakika ugrastik aglamadan durman, gozunu acman icin, aglama
gecmeyince altini bir degistirelim dedim, bezi acar acmaz orayi da bi
sulayiverdin :) yani ozancim, anlayacagin bu konuda kafan gayet rahat. Neyse bi
sekilde aglamadigin bir saniyeyi yakaladik, sonuc cok parlak degil ama olsa da
oldu, olmasa da oldu :)
Daha ikinci
gununden disarda yemege ciktik, baban gidince de bol bol babaanneyle takildik…
Butun Akca
ailesi, Deden, Babaannen, Yuksel teyzen, Tugrul enisten, Aydin abi, Selim abi
ve guzel aileleri sayende toplandi yine iste o keyifli gunlerden resimler asagida...
Sen
karnimdayken gecirdigim dogumgunumden
Ve
Chicago’ya tasinan ve seni dogdugun hafta ilk ziyarete gelen arkadaslarimiz Beliz-Haris
ve minik Arman’cikla gecirdigimiz guzel gunden fotolar… bak ya…baya baya
turuncuymussun hakikaten…
OK baslamis oldum, simdi Dubai'ye donusu ve sonar digger deden ve anneannenin bizimle Dubai'de gecirdigi gunleri anlatacagim.
Evet
yazamadim, bir turlu yazamadim...ozur dilerim. Biliyorum, dunyadaki tek iki cocuklu anne ben
degilim ama inanin vakit bulamadim. Oturayim, soyle guzel guzel anlatayim, uzun
uzun yazayim istedim ama baktim olmayacak - bizden haber bekleyen arkadaslarimizi
ve blogumuzun sevgili takipcilerini artik daha da fazla sinirlendirmeyeyim
dedim.
Sevgili
Oglushlarim, yaramaz Baby Akca’larim benim… kafami toplayip da soyle duzgun,
akici biseyler yazmaya hala vaktim yok, ama bir yerden de baslamak, unutmadan
boluk porcuk de olsa olan biteni bi anlatmak istiyorum.
Efendim,
once yeni askimizi blogumuzun takipcileriyle bir tanistirayim. Buyrunuz, yanak
sampiyonu: OZAN AKCA :)
Nasil?
Komik bi tip degil mi?
Kendisi 6
Mart 2013 carsamba gunu, yine cok karli bir Chicago gunu, ogleden sonra 16:38de
ufak bir “tosuncuk” kivaminda dunyaya geldi. Kilosu:4.26 kg (9 lb 46 oz), boyu: 56 cm (22inch)
idi. Doktorumuz bile bu kadar kocaman cikmasina inanamadi. E baya baya
yanaklariyla, gidisiyla geldi Ozancik :)Iste birlikte ilk gunumuzden, o goz-burun sismis halimizden de resimler…
Ozan’cim,
Hosgeldin ikinci melegim…minik kuzum…hosgeldin! cok sukur Allah’a, heyseyinle
cok saglikli, mukemmel bir bebek olarak aramiza katildin O gunden beri ya
birkac dakika once annenin binbir emek verdigi sutleri yogurt yapip agzindan
cikartarak, ya babaninin uzerine iseyerek, ya da annenin elbisesine tazyikli
kakalar fiskirtarak, yani etrafina sulu sakalar yaparak hayatina devam ediyorsun
:) Ve de dedenin de dedigi gibi, uyuyup uyuyup buyumeyi bekliyorsun...hayata simsiki tutunuyorsun.
Abin
ile ilk kez yasadigimiz bircok duyguyu bize tekrar tattiriyor, hayatimiza nese
katiyorsun... Minik "abi" Kaancik'a de cok farkli duygular yasatiyorsun, seni bol bol opuyor,
seviyor, oksuyor o da...hicbir kiskanclik belirtisi yok, en azindan simdilik :) Sayende, baban da ben de o safligi,
o mis kokuyu tekrar icimize sokuyoruz hergun…sıkıstırıp, minciklayip
duruyoruz hergun…isirmamak icin kendimizi zor tutuyoruz… Ben yine biraz daha insancil
yaklasiyorum ama baban baya fena durumda…sana zarar vericek diye korkuyorum
gercekten…gecenlerde bakmis internetten, efendim -bu bir hastalikmis, adi :”cuteness
aggression” yani “sirinlik saldirganligi” – cok minicik, sevimli seyleri sikma
(hatta zarar verecek boyutta sikma) istegi olurmus insanlarda… gercekten
dislerini gicirdattigini kendini zor tuttugunu gorebiliyorum ve bazen korkarak
elinden aliyorum oglum seni :0 neyse, buyuyunce acisini cikartirsin tahmin
ediyorum.
Inanmasi
zor benim icin ama Ozan’im 6 haftalik oldun bile, hatta yeni yeni etrafina
gulucukler sacmaya bile basladin!…kollar, bacaklar bogum bogum oldu. Kas goz
oynamaya basladi, mimikler tam yemelik oldu :) Ilk baslarda her yeni doganda
gorulen sarilik sende de vardi, gecmistir artik diye tahmin ediyordum ilk ay
sonunda ama sanirim 1,5 ay kadar surdu bu sari/turuncu hal. Hatta kaan cok cok
beyaz bir cocuk oldugu icin, ikinizin altini arka arkaya degistirdigim
zamanlarda – “aallah allah bu cocuk da boyle biraz bugday tenli o zaman”
diyordum…ama sonradan anlasildi ki sen de bi pamuksun…sonradan sonraya, yeni
yeni rengin duzelmeye basladi, yine bembeyaz akca pakca bir oglan cikti
karsimiza… Her gecen gun daha da guzellesiyor, babanin ve benim istahimizi
kabartiyorsun acik konusiim :)
Yeni dogum
yapacak arkadaslarima soz
vermistim, simdi dogum hikayemizi anlatiyorum resim ve videolarla – gayet rahat
bir dogum oldu, hic kotu bir goruntu yok (benim sisko yanagim ve gidimdan
baska) :) Dogumu
son derece dogal ve mucizevi bir olay olarak gordugum ve baskalarinin dogum
hikayelerini cok buyuk zevkle okudugum icin ben de paylasmaktan cekinmiyorum,
ama detayi merak etmeyen, istemeyen bundan sonrasini okumasin, izlemesin tabi.
Evet, dedigim
gibi karli bir Chicago sabahiydi, penceremizden gorulen manzara bu:
“Karni
burnunda” deyimi bende yeni bi boyut almisti artik son zamanlarda. Gorenlerin
dehsetle baktiklari kocaman gobegim gitsin, elime guzel bi oglancik gelsin
artik istiyordum hemen. Ailecek senin gelisin icin sabirsizlaniyorduk.
35-37.
Haftalarda, sonradan sebebini zencefil cayina yordugum baya siddetli sancilar
nedeniyle bizi korkutmustun hatirlarsin. Doktorun dahil hepimiz, erken
geliceksin sanmistik. Ama sonra nasil olduysa kesildi o kasilmalar…Baban 1
Mart’ta Dubai’den yanimiza gelir gelmez, tekrar geri gelsin kasilmalar ve dogum
artik baslasin diye herseyi yaptik (abin Kaan sayesinde zaten bol bol oturup
kalkiyordum gerci gun icinde ama hareketlerimi arttirdim, zencefil cayina geri
donduk, istakoz da dogum baslatir diye duyduk, hemen Red Lobster’a goturdu
baban bizi. 20
cm kar vardi disarda o gece , hic unutmiycam mutlu bir cekirdek aile olarak
arabanin sileceklerini zorlayan o kar yagisi altinda, kaan’la sarki soyleye
soyleye o restaurant gidisimizi…“wipers of the bus go swish swish swish..” :)
Abin o gece
ayri bir yorucuydu, o kar yagisi onu heyecanlandirdi saniyorum, bir saga bir
sola kosmak istedi disarda, ben ve baban da arkasinda…gobekte de sen…. Iste sen
aramiza katilmadan 1 gece oncesi…uc kisi gecirdigimiz o son gece.
Gerci istakoz,
bende arkadasim Selay’a yaptigi etkiyi yapmadi bence, sabah kalktigimda
kasilmalarim vardi ama dogum getirecek kadar yoktu, ve baya duzensizdi, yani
periyodik degildi. Kaan’I okula biraktik ve 40. Hafta sonu doktor kontrolumuze
gittik babanla. Beni gelir gelmez NSTye bagladilar yine kasilmalarimi olcmek
icin. Kasilmalar biraz daha artmisti ama cok da siddetli ve duzenli degildi. “Dogumu
getirir, kocam gelmeden asla” diyerek birkac haftadir erteledigim genital muayeneyi
yapti doktor ve an itibariyle 4 cm oldugumu soyledi! Sasirdik cok…”karar sizin ama
bence suni sanci ile dogumu baslatalim artik” dedi doktor. Gecen sefer de boyle
olmustu, bu sefer gercek dogum sancilarimi bekleyeyim (soyle
filmlerdeki gibi bir heyecan yasiyayim :) istiyordum ama bir yandan da
babanin is icin cok kisa zamanda Dubai’ye donmesi gerekiyordu. Bir muddet
kararsiz kaldik, doktorla endiselerimi paylastim (suni sancinin, normal giden
dogumu acil sezeryana cevirme olasiliginin yuksek oldugunu okumustum) ama o beni
baya rahatlatti, merak etme “ilkinde de yaptik bunda da hersey yolunda gidecek
ve normal dogum olacak” dedi. Ve sonunda dogumu baslatmaya karar
verdik. Iyi ki de oyle karar vermisiz, cunku zaten geliyormus gercek sancilar anladigim
kadariyla. Beni dogum odasina
aldiklarinda oglen 11:45 idi saat, daha bana Pitocin (suni sanci serumu)
baglanmadan bile 5-6 cm olmustum, sancilar da artmisti. Saat 12:15 gibi Pitocin
damlalari damarlarimdan gecmeye basladi. Saat 12:45te tekrar acilma icin
muayeneye ederken suyum patlatildi. Doctorun yanindaki hemsirelere “clear water,
all good” (su temiz, berrak, hersey iyi) dedigini cok net hatirliyorum, cunku
suyun renginin yesil olmasi durumunda da acil sezeryana alinma durumunu
okumustum yine internette (anladiginiz uzere yine son haftalarda pimpirik yapip
tekrar o dogum hikayelerini karistirmaya baslamistim – iste hic akillanmam ben)
Neyse 6cm oldugumu ve artik epidural alabilecegimi soylediler. Ilk dogumdan
sonra insana bi cesaret geliyor herhalde, ne olacagini bildigin icin saniyorum.
Dedim "ben bu sefer epiduralsiz bile yapabilirim belki"!!…Cunku sancilar, gercekten hic
oyle dayanilamayacak gibi falan degildi, sordum hemsireye “sancilarim mi azaldi?”
diye - bagli oldugum monitore bakip…hemsire tam tersine arttigini ama benim buyuk
ihtimalle “aciya toleransim”in arttigini soyledi, ikinci dogumlarda genelde
boyle olurmus annelere.
Bi ara
baban, saolsun dogum ve sonrasi icin istanbuldan kalkip bize yardima gelen babaanneni, Yuksel teyzelerden alip hastaneye getirmek uzere odadan ayrildi. Hemsire “Gitmeyin”
dedi, “cok hizli olacak hersey, ikinci dogum oyle birinci gibi degildir”…baban
ilkinde 17 saat boyunca doguramayan karisina guvendi, gitti-geldi…neyseki o yokken
bisey olmadi ama hemsire de oyle diyince ben de hop oturup hop kalktim, ya
baban yoldayken olursa biseyler diye…
Neyse, dakikalar
gecti…o arttigi soylenen aci toleransimin aslinda cok da artmadigini farkettim :)Sancilar gumbur gumbur gelmeye basladi. Aci? bence hala dayanilabilirdi, regl agrisindan hallice
yine... Saat 2:30 gibi 7 cm oldugumu soylediler, ben de daha fazla beklersem ve
dogum cok hizli ilerlerse belki almak icin cok gec olur diye dusunerek istedim
epidurali. (Cok garip o an sancilarin verdigi aci gercekten dayanilamayacak
birsey hic degil…ama sonrasi,o itme sirasinda yasayacagim aciyi bilemedigim,
kestiremedigim icin cesaret edemedim epiduralsiz yapmaya. Iyi ki de oyle
yapmisim, cunku bu sefer kaan’dakinden cok daha uzun sure itmek zorunda kaldim
bidigi.)
Epiduralden
sonra basladi toz pembe ruh hali :) niyeyse sol bacagim sag bacagimdan
daha cok uyustu ama genel olarak, hicbirsey
hissetmiyordum. Saat 3 gibi – en gec saat 6 da okuldan alabilecegimiz abini okuldan
almamiz gerektigi geldi babanin aklina…”ben bi gidip-geleyim” dedi yine…hemsire
“dur” dedi yine :) ben: heyecanlandim yine…
Bir yandan
hak da veriyorum simdi dogum saat 4 ya da 5 gibi olursa, sonrasinda hic gidemeyecek diye
gitmesi lazim…ama bir yandan da korkuyorum, o kadar okyanuslar otesinden Dubai’den
dogum icin gelip, dogumu kacirirsa, yanimda olamazsa diye…cunku gercekten
babanin o anda odada olmasi, elimi tutmasi, ilkindeki gibi bana surekli “hadi”
demesi, gazlamasi lazim… onsuz yapamam….
Istemeye istemeye
“iyi, peki git” dedim…”Ama bu karda hizli kullanma, dikkatli ol ve de cok cabuk gel…”
bu ucu bir arada nasil olacakti? - ben de inanmadim dedigime ama yine de cabucak
gelmesi lazimdi.
Baban,
babaannenle birlikte 3 gibi cikti odadan. Kaldim mi yanliz?...bagli oldugum
aletlerin sesi, saatin tiktaki…hersey daha hizli ilerlemeye basladi. 3:45 te
kontrole gelen ve babana “gitme” diyen hemsire “artik 10cm.siniz, itmeye
hazirsiniz” dedi. “Uhuuuuu…” :( basladim aglamaya panikten…hemsirenin
gozlerinde bir “ben esinize demistim” bakisi, ben de bi panic hali…aradim babani,
daha yeni okula varmis!!! :( “bekleyemez misin?” dedi…cevap olarak ne dedim
hic hatirlamiyorum ama biraz kocaciimin gozunu korkutmus olucam ki, 20 dakika
icinde geri geldi :) ve cok sukur bu isi, basladigimiz gibi “ikimiz
birlikte” bitirdik…Yaklasik 10-15 ikinma neticesinde, ilk dogumumdaki gibi vacumla
mudaheleye gerek olmadan, gayet rahat bir sekilde geldin kucagimiza Ozancik…tam
hayallerimdeki gibi bir dogum oldu. Cikar cikmaz, kordonun bile kesilmeden
verdiler seni kucagima, sicaciktin, gercekten sicaciktin…en net hatirladigim bu…
Iste omrum
boyunca unutmak istemeyecegim, hicbirseye degismeyecegim o dogum ani:
Tuhaf
duygular ikinci cocuk da yasanan… tekrar emzirmeyi, gaz cikarmayi, nasil tutman
gerektigini hatirlamaya calisiyorsun, ama dedikleri gibi ikinci de hersey
cooook daha kolay oluyormus…dogum sonrasi iyilesmem de, emzirmeye gecisim de
kolay oldu.
Hastanede sadece
o dogum gecesi kaldik…ertesi gun oglen gibi isitime testin, doktor kontrollerin
vs biter bitmez, taktik sepetimizi kolumuza, ciktik kendi yolumuza...
O geceyi
babaannesiyle geciren abin Kaan’in eve dondugumuzde, seni gordugunde ilk tepkisini
cok merak ediyordum. Hersey aylar oncesinden planladigimiz gibi, onun kardesini
en rahat kabullenecegi gibi olmaliydi. Baban ve babaannenin aldiklari oyuncak “yesil
motosiklet”le gelmis olucakti Ozan eve. Kaan’a ilk hediyesiydi bu…kapidan buyuk
bir coskuyla bir elimizde yeni dogmus sen, bir elimizde motosiklet girdik, kaan
diye seslendik, bi baktik ki uyuyakalmis…kiyamadik…ertesi gun oldu tanismaniz… planladigimiz
gibi olmadi ama yine de cok guzel oldu…kaancik gitti geldi : “aaa…beybiii…beybiii”
diyip durdu, ellerini, ayaklarini sevdi surekli :) biz izin verdikten sonra da
kafandan opmeye basladi.
Umarim ilerde de birbirinizin en yakin arkadaslari olursunuz pamuklarim...
IKINIZI DE COK SEVIYORUZ!
Sevenlerimize, Takipcilerimize Not: Uzun sure
yazamadim, cunku Amerika-Dubai yolculugu, evde yardimcisiz gecirilen bir sure
ama sagolsun dede ve anneannenin Dubai’ye yardima kosusuyla rahatlayan temizlik,
ev yerlestirmesi, yeni yardimci arayisi vs gibi bir suru isim vardi. Neyse
hersey yoluna girdi sayilir artik…Bundan sonra daha hizli bir sekilde Ozancik
ve Kaancik’in yeni maceralariyla yine gelicem ben.