Showing posts with label anneler gunu. Show all posts
Showing posts with label anneler gunu. Show all posts
Monday, May 13, 2013
"Anneeee...Flower(s)!"
Sabah sabah boyle acti icimi...Bahceden koparilan bu mis kokulu cicekle ve yuzundeki o kocaman "japon cizgi film karekteri gulumsemesi"yle geldi yatagima.
(Yardimcimiz Edna "happy mothers day (anneler gunun kutlu olsun)" demesi icin baya pratik yaptirmis disarda ama bizimkinden cikan "Anneeeee....flower(s)!!!!" oldu :)) her kelimenin arkasina ekledigi o "s" harfine vurgu yapilarak okuyoruz yalniz.)
Ilk "duble" anneler gunum...cok sukur, aslan gibi ogullarim kucagimda ve cok mutluyum.
Friday, May 18, 2012
Anneler Gunu Bir Gun Olmaz Ki…
Ikinci Anneler Gunumuzden Bir Ani…
(Not: ErgoBaby Carrier Petra'nin, uzerindeki Dr. McCutie T-shirt de, sana fotograflarindan hayran olan ve "Cutie Pie" ismini veren MBAden arkadasim Aysha'nin hediyesi :)
Uzerinden 1,5 ay gecti gerci ama ben o hafta bir gun, sen o iki minik ipek dokunuslu elini yanaklarima koyup, gozlerini kapayip, alnini alnima yaslayip, bi sekilde belki de beni sevdigini soylemek istediginde ve benim icimi oracikta oylece eritiverdiginde hissettiklerimi yazdigim bu notu, ancak bloga koyabiliyorum.
Bi sekilde yok yanimizda bugun cogumuzun annesi
belki...
Kimimiz anneyiz, kimimiz daha tatmadik o duyguyu...
Ama hepimiz, hepimiz cocuguyuz bir annenin, elleri opulesi bir annenin...
Hala cocuk bi tarafimiz var, hayat yolunda tokezleyince
Annemizi sayiklatan hepimize...
Icimizdeki anne sicakliginin bizi hep korumasi, iyi birer insan yapmasi dilegiyle. Butun annelerin ellerinden opuyorum.
Kimimiz anneyiz, kimimiz daha tatmadik o duyguyu...
Ama hepimiz, hepimiz cocuguyuz bir annenin, elleri opulesi bir annenin...
Hala cocuk bi tarafimiz var, hayat yolunda tokezleyince
Annemizi sayiklatan hepimize...
Icimizdeki anne sicakliginin bizi hep korumasi, iyi birer insan yapmasi dilegiyle. Butun annelerin ellerinden opuyorum.
Ve canim oglum, dunyaya
gelmenle annelik duygusunun yuceligini bana yasattigin icin de sana sonsuz tesekkur
ediyorum.
Sen benim herseyimsin...
Sunday, May 8, 2011
Ilk Anneler Gunumuz
Bu seferki anneler gununde icim buruk degil, huzunun yerini nese almis...Oglushum kucagimda, hem bana cicek de almis!
Bir baska duyguymus...zormus annelik hakkaten...cok ozveri istiyormus...
O gun telefonda babaannen gazeteden kestigi cok guzel kisa bir hikayeyi okudu bana, aktariyorum:
---------------------------------------------
"Evin telefonu sabaha karşı saat üç buçukta acı acı çaldı. Uyku sersemliği ile yatağından fırlayan adam telefonu tereddütle açtı. Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu. Başlarına bir şey mi gelmişti? Annesinin sakin sesiyle karşılaştı:
- Nasılsın oğlum, iyi misin?
Oğlu şaşkın bir ifadeyle cevap verdi:
- İyiyim anne. Hayırdır, bir şey mi oldu? Siz de iyi misiniz?
- Biz iyiyiz yavrum, bir şeyimiz yok, sesini duymak istedim.
- Anne; bunun için mi aradın? Baksana saat sabanın üç buçuğu. Sabah da konuşabilirdik.
- Yoksa rahatsız mı oldun oğlum?
- Evet anne, rahatsız ettin beni!
- Otuz sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin. Doğum günün kutlu olsun yavrum!..."
----------------------------------------------
Annelik, sayende tattigim dunyanin en guzel duygusu oglush...Cok guzel bir gun gecirdik birlikte. Hatiralarda eksik kalmasin diye o gunku gulucuklu halinin bir de videosunu ekliyorum asagida:
Cok zor olsa gerek cocuklarindan ayri bir omur gecirirken baska birinin cocuguna bakmak... Uzulmesin, eksik hissetmesin diye yardimcimiz Rebecca'ya da ben cicek ve ufak bir-iki hediye aldim o gun...gozlerinden yaslar suzuldu hemen...
O gun yeterince duygu yuklu bir gun degilmis gibi bir de soyle bir ic giciklayici sey oldu: Aksam eve gelince bahce kapisinin onundeki merdivenin iki basamagi arasinda bir kus yuvasi kesfetti baban. Icinde minik minik yumurtalar vardi. Belli anne kus, bu sicaklarda pek yerinden kipirdamiyan bu merdiveni guvenli bi yer sanmis, yavrushlarini birakivermis.
"Aaa bu ne, kac tane yumurta var?" diye etrafinda dolasan bizi tehlike olarak gorunce korkan anne yuregi, saldiriya gecti, bir hisimla oraya uctu, yanlislikla mutfak kapisinin icinden eve girdi. Biz ne oldugunu anlamadan, cok da ters bi yere, bir dolabin arkasina dusuverdi :( kusu goremiyoruz ama aci aci tiz bir cikleme... :( ne yaptik ettik, annecigi ordan kurtardik...disari saldik...cok sukur ne koluna ne kanadina bir sey olmus, gununu cocuklariyla gecirmeye devam etti anne kus.
Bir baska duyguymus...zormus annelik hakkaten...cok ozveri istiyormus...
O gun telefonda babaannen gazeteden kestigi cok guzel kisa bir hikayeyi okudu bana, aktariyorum:
---------------------------------------------
"Evin telefonu sabaha karşı saat üç buçukta acı acı çaldı. Uyku sersemliği ile yatağından fırlayan adam telefonu tereddütle açtı. Telefondaki ses annesine aitti. Telaşlandı, korktu. Başlarına bir şey mi gelmişti? Annesinin sakin sesiyle karşılaştı:
- Nasılsın oğlum, iyi misin?
Oğlu şaşkın bir ifadeyle cevap verdi:
- İyiyim anne. Hayırdır, bir şey mi oldu? Siz de iyi misiniz?
- Biz iyiyiz yavrum, bir şeyimiz yok, sesini duymak istedim.
- Anne; bunun için mi aradın? Baksana saat sabanın üç buçuğu. Sabah da konuşabilirdik.
- Yoksa rahatsız mı oldun oğlum?
- Evet anne, rahatsız ettin beni!
- Otuz sene önce sen de beni bu saatte rahatsız etmiştin. Doğum günün kutlu olsun yavrum!..."
----------------------------------------------
Annelik, sayende tattigim dunyanin en guzel duygusu oglush...Cok guzel bir gun gecirdik birlikte. Hatiralarda eksik kalmasin diye o gunku gulucuklu halinin bir de videosunu ekliyorum asagida:
Cok zor olsa gerek cocuklarindan ayri bir omur gecirirken baska birinin cocuguna bakmak... Uzulmesin, eksik hissetmesin diye yardimcimiz Rebecca'ya da ben cicek ve ufak bir-iki hediye aldim o gun...gozlerinden yaslar suzuldu hemen...
O gun yeterince duygu yuklu bir gun degilmis gibi bir de soyle bir ic giciklayici sey oldu: Aksam eve gelince bahce kapisinin onundeki merdivenin iki basamagi arasinda bir kus yuvasi kesfetti baban. Icinde minik minik yumurtalar vardi. Belli anne kus, bu sicaklarda pek yerinden kipirdamiyan bu merdiveni guvenli bi yer sanmis, yavrushlarini birakivermis.
"Aaa bu ne, kac tane yumurta var?" diye etrafinda dolasan bizi tehlike olarak gorunce korkan anne yuregi, saldiriya gecti, bir hisimla oraya uctu, yanlislikla mutfak kapisinin icinden eve girdi. Biz ne oldugunu anlamadan, cok da ters bi yere, bir dolabin arkasina dusuverdi :( kusu goremiyoruz ama aci aci tiz bir cikleme... :( ne yaptik ettik, annecigi ordan kurtardik...disari saldik...cok sukur ne koluna ne kanadina bir sey olmus, gununu cocuklariyla gecirmeye devam etti anne kus.
Subscribe to:
Posts (Atom)
