Monday, April 30, 2012

Dis Fircaliyoruz Artik!





Gecen ayin bir guzel gelismesi de bu oldu. Ne zaman banyoda bizi dis fircalarken gorsen resmen kiyametleri kopariyordun "ben de yapicam ben de yapicam" diye. Fircalari elimizden kapmak icin tirmanmadigin duvar kalmadi. Aman ne guzel boyle seyler icin duvarlara tirmanmana, kiyametleri koparmana seve seve raziyiz oglush :)

Onceleri Burcu'cugumun onerisiyle ogrendigim - dentinoxun parmaga gecirilen dis fircasi ve brush baby'nin damak kasiyicisi ile hallettigimiz dis temizligine, simdi kendiliginden gecivermis olduk. Aman ne iyi oldu!

Anneler, bu bahsettigim dentinox ve brush baby urunlerini de tavsiye ederim, oyun gibi geliyor bu maymunlara :)

Bu arada dis sayimiz da 9 oldu. Ustten gelmeye basladilar. Su "ilk disler" yazimdaki resmi hatirlarsin, Hah iste 16. ayin dislerinde gosterilenlerden sag ustteki geldi. Sanirim digerleri de yolda, cunku  bu aralar cok fazla elini arkalara sokmaya basladin, bi keresinde resmen parmagini taaa bademciklere kadar itmekten kustun bile :(

Sunday, April 29, 2012

“On Yuz Bin Baloncuk Tuttum!”

Bunlar nisan sonundan, bir oyuncakci dukkani geziyoruz senle. Alttaki videoda da baloncuk pesindesin :)

Umutlarini da bu sekilde kovala, yakala benim yumusak huylu oglushum…




Kimseyi itmeden, cekmeden, onlarin oyuncaklarina saldirmadan oynama huyun umarim bir muddet daha boyle gider. Biliyorum, okuyorum, gelecek o gunler, birbirinizin elinden almaya calisacaksiniz, o iki dakika icin dunyanin en kiymetli objesi haline gelen renkli plastigi. Ama simdilik gozlemledigim senin o hep bariscil tavrin beni gercekten cok gururlu, mutlu bir anne yapiyor, hicbiryerde utandirmiyor. Canim benim… Sesin kalin, yuruyusun dayi, ama icin bir kuzu senin, kuzuu…











“Ay ne komik sesler cikariyorum bu bardakla!”

“Yazik hep babam beni guldurucek degil ya, biraz da ben onu guldureyim”

Saturday, April 28, 2012

Bu Evde Tuhaf Biseyler Oluyor

Bir hayalet mi var acaba? hmmmm....yoksa cok merakli kucuk bir maymun mu?

Cop kutusunda anahtarin, corabin;


Lego torbasinda ipod'un;


Camasir makinasi icinde terligin;



Geri-Donusum kutusu icinde uzaktan kumandanin isi neeee????


Friday, April 27, 2012

Yuzme “Dersi”

Mayis ayi boyunca yardimcimiz ulkesine izine gittigi icin, sen, ev isleri, okul derken butun ay blog guncelleyecek zaman bulamadim :( Allah’tan tekrar "home-office" moduma geri dondum de is cok yormadi ama yine de zor bir aydi. Nisan’da basladigimiz yuzme dersini ancak kayda gecirebiliyorum.

“DERS” deyince de bi komik oldu, daha cok “anneli bebeli splash saati” gibi bisey aslinda :) Australia yuzme okulu hocalariyla birlikte, her carsamba ogleden sonra, birlikte sarkilar soyluyoruz, dans ediyoruz. Siz de sinirlarinizi ogreniyorsunuz, ayak cirpmaya, kafanizi suya sokmaya alisiyorsunuz. Tabi hep oyunlarla, oyuncaklarla... Kesinlikle haftanin en sevdigim saati oldu! Cok egleniyoruz, tum annelere tavsiye ederim... Baban izinli oldugu bir carsamba bizi seyretmeye geldi, cekilen video asagida. Tabi sen babayi gorunce unuttun “kick - mick”, izle bakalim :)





"You put your right hand in,
You put your right hand out,
You put your right hand in,
And you shake it all about,

You do the hokey pokey
and you turn yourself around
That what it's all about."


Hokey Pokey...Wheels on the Bus...Row Row Row Your Boat derken bir donemin sonuna geldik, yaz tatilinden, Turkiye'den donunce yine gideriz.









Ya gercekten vakit kalmiyor hicbirseye gun boyu pesinde kosturmaktan….e aksam sen uyuyunca da benim de pilim bitiyor, yemek yer yemez uyuyakaliyorum. Babanin alay konusu oldum bu ara iyice.

Neyse hem Nisan’dan hem Mayis’ta turkiye gezimizden bir dolu ani bir dolu foto var yukleyecek… yardimcimiz bugun geldi bana biraz nefes alicak zaman kaldi, simdi yavas yavas yuklemeye basliyorum birikenleri.

Thursday, April 26, 2012

Ce - eeeeee!

yeni oyunumuz :) tabi ben cok uzatinca, elindeki viledadan aldim nasibimi :) (videonun sonunu izleyin :)



Wednesday, April 25, 2012

Gulmeyin...Bu da “Kaan Dansi” Iste

Dogdugundan beri hergun surekli acilan ipod’umun en cok dinlenen playlisti “anaokulu sarkilari” esliginde bir adet kaancik dansi izliyorsunuz. Yine eskilerden kalma bir video, ama babanla cok sevdigimiz icin bu dansi izlemeyi, unutmadan koyayim istedim.




Eskiden sadece kafa sallama idi, artik ayak figurleri eklemissin. Yalniz niyeyse sadece sag ayak rap rapp!!... tontonum benim...acaba nasil gorundugunu hayal ediyorsun :)

Tuesday, April 24, 2012

Ay Nesi Komik Bunun ?!?




Alemsin cocuk yaa :) Yukardaki video ve alttaki fotolar yine Nisan ayinda Selay'larda bir oyun grubu gununden. Esra'cigimin Alp'i gunden gune yakisiklilasiyor, simdi birbirinizin pek farkinda degilsiniz ama size abilik yapacagi gunleri sabirsizlikla bekliyorum. Erimcik su an Amerika'da, gelmelerini dort gozle bekliyoruz yeni oyun gunleri icin. Not: Bunda bu kadar eglendigini kikirdedigini gorunce bizim dandik kucuk sari sisme havuzu upgrade ettim oglum, artik senin de daha buyuk bir sisme havuzun var evde, hatta bu sabah 7:30 itibariyle mesaiye basladin bile :) dubai'nin cehennem sicaklarinda bu yaz ancak boyle suda gececek...








Monday, April 23, 2012

Buyuduk mu Biz Simdi Yani Buyycuuu???

Hey gidi Gunler...Nerden nereye…



Sene seksenler…annen siska, hareketli ama utangac bir cocuk daha…Bi siska daha var hep yaninda…benzer karekterler, duz parlak sacli, kahkullu, ince elli, ince bilekli, ince bacakli… bildigin herseyi ince…Yillar geciyor, bu ince kiz hayatindan hic mi hic cikmiyor. Arada gidiyor, tekrar geliyor…

Ilkokula beraber basliyorlar, okuldan eve donerken hep birlikte giriyorlar Gima’ya cokoprens almak icin; ayni onluk yakalari, ayni rugan ayakkabilar, ayni sari hirkalar, ayni sari-siyah mickeyli sirt cantalari… ilk kez beraber ruh cagirip, korkuyorlar…ilk kez adam asmacayi, isim-sehir-hayvan-bitki yi birlikte oynuyorlar, ilk kez beraber civciv besliyorlar, ilk kez beraber 90lik kasete radyodan sarki cekiyorlar (ve madonnanin true blue albumundeki butun sarkilar uydurma bir ingilizceyle beynime sanirim ilk bu siralar kaziniyor – “gorls laanish moolibay” ne demek olabilir ki zaten ?!?@!  "La Isla Bonita"nin sozlerindeki “your Spanish lullaby” a tekabul ediyormus yillar sonra anliyorum)

Iste annenin “r”leri bi turlu soyleyemeyen bu ince arkadasi Burcu, ortaokul, lise; hep yanibasinda. Universite’de o ODTU ye anne Bogazici’ne gidince yollar ayriliyor, sehirler degisiyor, arkadaslar degisiyor, hayatlar degisiyor…ama o bag hic kopmuyor. Hatta sayesinde basladigim bu blog dolayisiyla yillar sonra tekrar simsiki oluyor.

Burcu’cum, formunda ama benim gibi artik oyle abartili ince sayilmaz :)) ama cok guzel bir nedeni var..hatta bir degil iki cok guzel nedeni var. Iki guzel oglushu ve nerdeyse bir atom karinca enerjisindeki esiyle birlikte bize, dubai’ye geldiler 3 gunlugune. Harika bir 3 gun oldu hepimiz icin.










Bu yaziyi baya geciktirmisim, nerdeyse ustunden tam 1 ay gecmis. Fotograflara sonradan baktikca tekrar ne kadar guzel vakit gecirdigimizi hatirladim.





Arda ve Berk cok uslu cok tatli iki minnosh, oglushum sen de onlara uyum sagladin, dolayisyla siz cocuklar hickimseye problem olmadiniz, evi neselendirdiniz her zamanki gibi.

















Iyi ki gelmisler…cunku baban ve benim icin de bir aydinlanma oldu bircok konuda. E iki aile 3 gun 24 saat birlikte olunca, bu tecrubeli anne babadan cok sey ogrendik kesinlikle. Ha bi de uzaktan kulaga cok hos gelen su 2. Cocuk meselesini azicik daha ertelemeye karar verdik mesela :))) yok yoook, iki cocukla onlar harika idare ettiler her seyi, ondan degil…gercekten superdiler, inanilmaz bir sabirla cevaplandi 4 yasindaki Arda’nin hic akla gelmeyecek sorulari…inanilmaz bir kol gucuyle bir yukari bir asagi hoplatildi 6 aylik Berkcik cani sikildikca. Tek kelimeyle "harika"ydilar. Erteleme kararimizin sebebi biziz, biz henuz o kadar "harika" degiliz :) Sen geldikten sonra bi sekilde kaosla, gurultuyle yasamayi ogrendik gerci zamanla (ilk hallerimize kiyasla cok iyi durumdayiz, ilk aylar o emmek istedigin icin avazin ciktigi kadar bagirdigin o ilk aylar, her aglamanda ben de agliycak gibi oluyordum – ki zaten bir keresinde koca marketin ortasinda yapmadigim sey degil :)

Krizi yonetemeyince biz de  sana katiliyorduk  J - o arkaya bakan araba koltugunda yasadigin huzursuz, ciyak ciyak dakikalarda seninle birlikte az  ciyaklamadik eve gelene kadar, kim kimi bagirisiyla biktirabilirse yarismasi J oh neyse gecti bitti o aglak gunler!

Neyse ama diyecegim o ki; ikinci bir kaos, ikinci bir kriz, su an bize bir boy buyuk :) Gerci o kadar da kriz olmayabilir cunku ikinci cocuk Burcu’nun da dedigi gibi “saldim cayira” yetisiyor biraz tabi…

Neyse du bakalim, daha diil ama - abisi Arda'nin Berk’e bakislarini gordukce icim eridi - biz de kesinlikle dusunuyoruz sana bir kardes.




Iste biraz gec kalmis olsam da, o 3 guzel gunden ozet fotolar yukleyeyim istedim…Deniz, havuz, kum, gunes, deve...neler yapmadik ki...Hatta babanin dogumgununu bile kutladik birlikte…Ya ne iyi ettiler, yine gelsinler, hep gelsinler! J