Monday, August 27, 2012

Otto Santral Bulusmasi ve Istanbul’a Veda

Istanbul’daki son gunlerimizden…guzel bir Agustos sabahi ve yine canlar ve kuzucuklarla bir kahvalti klasigi…

 
Yalniz bu sefer bebekler de 2, gobekler de 2 :) Hic dusunmezdim boyle olacagini ama - hem Gokce’nin kizina hem Muge’nin kizina akran, birer delikanli yavru cikarttim be..peh peeeh… :)

 
Dogurmasina artik gercekten cok az kalan Gokce Abla ve Kuntay Abi Allah’tan o gun bol bol pratik yapmaya hevesliydiler de biz de biraz rahat ettik.







Leyla’cik ve sen de bakiyorum, gunden gune daha cok birbirinizin farkinda olmaya basladiniz. Daha haala cok fazla birlikte oynadiginiz soylenemez, ama en azindan ortamdaki tek cucenin kendiniz olmadiginin farkindasiniz artik.

Iste o guzel gunden hatira fotolar asagida. Yine cok gec oldu ama… - ne diyoruuuz? gec olsun, guc olmasin :)
 











Sunday, August 26, 2012

Ozlemisiz...

Yuksel Teyze ile Tugrul Eniste’yi nasil da ozlemisiz…Yine yaz tatili icin geldiler Amerika'dan. Once Bodrum sonrasi Agustos'ta sonra da Ekim’deki dugunden once, sonra, az az da olsa gorusmus, biraz hasret gidermis olduk, yetmedi ama naapalim…Devami bu kis Chicago'da insallah.






zipla, hopla, zipla, hopla...bu duracell bunnysinin de enerjisi bi yere kadar di mi ama? ohhh...yumusak galiba tugrul dede'nin kucagi? zaten butun kediler sever orayi...Chicago'daki kedicikleri Casey de denin tam o kivrildigin noktaya kivriliverirdi her aksam :)





 

Saturday, August 25, 2012

ENGOVER :)


 
Basligin kaynagi: Engin Amca’nin dugununde bir arkadasinin ziyaretci defterine yaptigi yorum …Engin (a.k.a “ENGO”) ve “GAME OVER” in birlesimi :) bana cok komik geldi ama bu basligi sakin guzel gelinimiz Hayriye’cim yanlis anlamasin :) Amcan ve Hayris yengen birlikte omur boyu cok guzel gececegine inandigim bir yolculuga ciktilar. Ayrica ne bitmesi…Oyun daha yeni basliyor! ;)

Once Agustos'taki soz/nisan gecesinden birkac foto…



Sonra da Ekim'deki dugunden hatira fotolar… Cok guzeldi hersey…gelin damat gelmeden, babaanne seni kaptigi gibi nikah masasina aldi, resmen sahitler huzurunda bitti bu is kaancim :)


 

sonrasinda guzel gelin ve damati protokolden izledin

 
ve tabi sonrasinda da hiiiic yerinde durmadin…surekli kosusturdun, oynadin…Fotograflardan da anlasilacagi uzere, 19 haftalik hamile iken o yuksek topuklar ile senin hizina yetismeye calismak yanlismis…Allah’tan dede ile anneanne bu ise bastan gonullu idi o gece, ben de firsat bu firsat, bol bol sattim seni onlara da biraz rahat ettim













Nikah sonrasi, after-party Juno’daydi. Cok eglendik…Ikisine de omur boyu mutluluklar, senin gibi bicirik cocuklar diliyoruz. Balayi sonrasi Dubai’ye yanimiza gelicekler, tekrar gorusecegiz.
 


 

Thursday, August 9, 2012

Hayat: Sen Planlar Yaparken Basina Gelenlermis :)

Cok degil, 5-6 ay once seneye Nisan ayinda yapacagimiz Arjantin tatilinin planlarini yapiyorduk. Benim MBA nedeniyle orada yapmak zorunda oldugum 1 haftalik bir proje vardi, arkasindaki hafta da baban gelicekti yanima, seni de alicaktik sirtimiza, dag bayir Guney Amerikayi gezicektik birlikte, lezzetli etler yiyecektik.

Sonra Mayis-Haziran ayinda da yine benim MBA derslerimden secmeli olanlar icin, seninle birlikte Londra’ya gidicektim 2 ayligina, biraz da orda yasiyacaktik, arada baban da gelicekti yanimiza. Ben dersteyken seni birakabilecegim kresleri, kalacagimiz yeri bile arastirmaya baslamistim.

HAHA :) iste oyle cok fazla plan program yapmiycakmissin demek ki...hayat bazen su resmini gordugun minnosh gibi guzel ama beklenmedik surprizler cikarabiliyormus karsina :)


 
Yaz surprizi oldu... Buyuk surpriz oldu ikimize de... 3 Agustos - Bodrum tatilimizin ilk gunuydu. Baban’in ogrendikten sonraki ilk sozleri: “Ne zamandir hic bu kadar tongaya basmamistim” oldu :) Ben de kara kara okulu nasil bitirecegimi, nasil mezun olacagimi dusundum, yazismalar yaptim, alternatifler dusundum. Add/Drop donemi bitmeden sectigim guzel dersleri birakip, dogum tarihlerine uyabilecek baska dersler almaya calistim. Neyse bunlar bi sekilde hallolacak insallah ama esas bizi dusunduren baska seylerdi. Daha cok seninle ilgili seylerdi.

Buyuk sok yasadik haliyle…bilemedik…biraz cekindik...cunku biz sana daha hiiic doyamamistik ki? Seni yeterince yasayamadik daha diye dusunduk…Hem, senin sevgine esdeger, oyle sonsuz bir sevgi daha olabilir miydi icimizde?.... Aranizda 2 yas 2 ay fark olacak, peki ya kiskanclik olursa, o zaman napacaktik?

Sonra ailelerimizle paylastik. O sok, saskinlik, korku, tereddut yerini sevince, yeni hayallere, yeni heyecanlara birakti. Sonra ultrasonda o minik kalp atislarinin sesini duyunca yine eriyiverdik…Sonra da bir justification (gerekcelendirme) moduna girdik. “Aslinda cok iyi oldu boyle olmasi, aradaki yas farki az olunca birbirleriyle daha iyi anlasirlar, arkadas olurlar. Biz de henuz saga sola vermedigimiz, satmadigimiz bebek esyalarini ikinci kez kullanip olcekler ekonomisinden faydalaniriz” diye dusunmeye basladik, mutlu olduk, sonra yine saskoloz olduk…iste boyle bir mutlu bir saskin ruh halindeyken yasadigimiz diyaloglardan biri mesela:

Bodrum’dayiz, minderlerde oturuyoruz,  birseyler yiyip iciyoruz, sen de kenarda yanimizda kovan kureginle oynuyorsun.
Anne: “Acaba kiz mi olucak erkek mi? aman saglikli olsun da… “ ( klasik…her annenin cinsiyet konusu acildiginda sarfettigi ikinci cumlesi:) ama gercekten oyle, saglik disinda yok bi temennimiz)

Baba: (eliyle ileriyi isaret ederek) “Sen sundan bana bi tane daha ver, baska bisey istemem”

Anne: (masa ustunu gostererek) “Neyden bi tane daha canim? Bira mi?"

Baba: “?!?.. :)) ben Kaan’dan bahsediyorum”

...!!!

Uzun lafin kisasi kardes geliyor oglush. Bir erkek kardes geliyor insallah Mart 8-9 gibi. Ben de, saniyorum icimdeki kiz ozlemini bastirmak icin, senin uzerinde denedigim at kuyruklarina devam edecegim  artik naapalim:) saka saka  :) yakinda kestiriyoruz merak etme…kurtuluyorsun benden :) Aciyorum o lulelere ama naapiyim :( onlerden aliyorum arada ama arka taraflara makas degdirmeye bir turlu elim varmiyor :(







 
Cok sukur, kardesinin 12.haftada yapilan down sendromu taramasi testleri cok iyi cikti, risk cok cok dusuk. 20. Hafta da detayli organ taramasi var, insallah orda da hersey yolunda gidecek.

Su an 18. Haftamdayim, yolu nerdeyse yariladik bile J Bundan sonra bu blogdan ikinize birlikte seslenecegim, ikinizin maceralarini anlatacagim. Allah'tan ileriyi gorumusum, blogun adini jenerik BABY AKCA koymusum. Baby Akcalar duble oldu artik :)

Iste  boyle oglush…"E peki siz bana hic sordunuz mu kardes istiyor muyum diye?" dersen cevabimiz burda canim:
 



“E bariz mutluluk dansi bu!” diye yorumladik biz babanla, bilmiyorum J

Haydi bakalim, yeni bir maraton, yine bir maraton!... Su ana kadar iki cocuk sahibi arkadaslarimin nerdeyse hepsi "2 cocuklu olmak 2 kat degil 10 kat (!) daha zor" diyerek bizi bi sevklendirdiler. Bakalim onumuzdeki gunlerde neler yasiycaz, yeni yolculugumuzda emin (ve de alttaki gibi sirin) adimlarla ilerliyoruz :)
 




Yalniz butun bunlarin, Bodrum oncesi ben su komik zaytung haberini okuduktan 1 hafta sonra olmasi da apayri guldurdu, dusundurdu beni J Yoksa bu bir isaret miydi, seneye biz de bu asagida bahsedilen aile gibi bisey mi olacaktik?  

oh noooooo!!!! :))))



 

2 Çocuğuyla Birlikte Tatile Çıkan Gündoğdu Ailesi, 7'den 70'e Herkesin Haklı Nefretini Kazanarak İstanbul'a Döndü

Yaklaşık 1 hafta önce İstanbul'dan yola çıkarak Fethiye-Ölüdeniz'e gelen ve tatillerini burada geçiren 4 kişilik Gündoğdu ailesi, seyahatin en başından itibaren yollarına çıkan herkesin haklı nefretini kazanarak dün sabah sularında evlerine döndüler. Hem kendilerine hem de çevredekilere tatili zehir eden Mehmet-Rana Gündoğdu çifti ile çocuklarının Ölüdeniz yolculuğuna ebeveynlerin kavgası ve çocukların gözyaşları damgasını vururken, her şeye rağmen Facebook albümlerinde mutluluk tablosundan yine taviz verilmedi.

Yine hayal kırıklığı

Gündoğdu ailesinin büyük sabırsızlıkla beklediği yaz tatili, ilk çocukları Nahit Efecan (6)'ın doğumundan sonraki bütün tatiller gibi yine hayal kırıklığı ile sonuçlandı. Daha Otogar'da, otobüse biner binmez oturma kombinasyonları ile ilgili yaşadıkları tartışmayla tatillerine start veren Mehmet-Rana çifti, otobüsün hareket etmesinin hemen ardından minik Mediha Busenaz (4)'ın ağlama krizine girmesiyle yol boyu büyük küçük herkesin bedduasını aldı. Çiftin tatili, aldıkları bedduaların da etkisiyle bir daha iflah olamadı.

Kaldıkları otele vardıklarında baba Mehmet GündoÄŸdu'dan gelen "hadi çocuklar siz havuza inin kardeÅŸ kardeÅŸ oynayın, biz annenizle biraz dinlenelim" ÅŸeklindeki üstü kapalı seks teklifinin Rana Hanım tarafından “aa, olmaz öyle ÅŸey bırakmam çocuklarımı bilmediÄŸim yerde” sözleriyle reddilmesi çekirdek ailenin otelde yaÅŸadığı ilk gerginlik olarak kayıtlara geçti. Mehmet Bey, “e bu ÅŸekilde mi geçecek peki bir hafta, hayret bir ÅŸey” sözleriyle gerginliÄŸi tırmandırırken, 5. günde gerçekleÅŸen reglin de katkılarıyla tam olarak o ÅŸekilde geçen haftadan öne çıkan bazı önemli satırbaÅŸları ise ÅŸu ÅŸekilde:

İşkence tatilinin detayları

1. Gün: EÅŸyanın yerleÅŸtirilmesi, çocukların hazırlanması, Rana Hanım'ın epilasyonu derken kahvaltının sonuna yetiÅŸebilen aile; açık büfeden geriye kalanlara çekirge sürüsü iÅŸtahıyla saldırarak otele ödedikleri paranın bir kısmını çıkarmaya çalıştı. Çocukların hiçbir ÅŸey yemeyerek, sürekli ortalarda koÅŸturması ve diÄŸer masalara dadanması ile otel çalışanları ve diÄŸer müşteriler "GündoÄŸdu Ailesi" gerçeÄŸi ile tanışmış oldu. Açık büfede bir nebze kara geçen baba Mehmet GündoÄŸdu, melek yavruları Busenaz ile Efecan’in gün içindeki dondurma, güneÅŸ gözlüğü, simit ve kolluk gibi aÄŸlama krizleriyle dile getirdikleri ihtiyaçlarına kayıtsız kalamayarak günü 120,00 TL zarar ile kapattı.

2. Gün: Kahvaltıda yediÄŸi 8 çeÅŸit peynir ile ailesinin yüzünü güldüren Busenaz, saat 11 sularında kardeÅŸi ile girdiÄŸi “deniz suyu içilir ki” tartışmasından kusarak ayrıldı. Günün geri kalanını kızı ile birlikte revirde geçiren Rana Hanım'ın aksine, Mehmet Bey oÄŸlu ile oynadığı “Alman çocuÄŸu kuma gömmece” oyunu sayesinde iki saat kadar rahat bir nefes aldı. Oyun, Alman çocuk Andreas Möller (6)'in ebeveynlerinin müdahalesi sonucu tatsız bir tartışma ile sona erdi.

3. Gün: Beline taktığı simidi ve kolunda kollukları ile kendini öldürme ÅŸansı neredeyse sıfıra yakınlaÅŸan Efecan, annesinin de o sarışın kadınlar gibi üstünü çıkararak güneÅŸlenmesini isteyince olanlar oldu. Her nasılsa bikininin kopçasını açmayı baÅŸaran Efecan için bu serüven, babanın son anda fark etmesi ve “oÄŸlum lan, dur! Rana kaç!” ÅŸeklinde koÅŸarak Rana Hanım'a havlu tutması ile 5 saniye kadar sürdü.

4. Gün: Bu tatili, uzun süredir okumak istediÄŸi kitabı için fırsat bilen Rana hanım, çocukları Mehmet Bey’e kitleyerek gün boyu ÅŸezlongda uzandı. Bu durumu fırsat bilen Mehmet bey, çocukları doÄŸru kullandığı takdirde bir ihtimal olarak nitelendirdiÄŸi bekar ingiliz Turist Lisa Fangorn (21)’un dikkatini çekmeyi baÅŸaramayarak günü muzun, jet-ski’nin, alakart balık restoranının fiyatlarını öğrenerek tamamladı.

5.Gün: Mehmet Bey’in “çocuklar daha uyuyor Rana, fırsat bu fırsat kalksana” talebi, eÅŸinin her nasılsa hep tatile denk getirmeyi baÅŸardığı regline kurban gitti. Ereksiyonunu içine atarak ÅŸezlong için önceden yer tutma bahanesi ile havuz başına inen Mehmet bey, bu süreçte yine umduÄŸunu bulamazken; minik Buzenaz’ın bugüne kadar aldığı ve ekstraya giren yedi dondurma ve ikisi alkollü olmak üzere beÅŸ kokteylin faturası ile ÅŸok oldu…

6. Gün: Eşi tarafından dün otelde yalnız bırakıldığı için sinirleri tepesinde olan Rana Gündoğdu minik Busenaz'ın başına güneş geçtiği için kızıyla ilgilenirken, Mehmet Bey ise gün boyunca "Gelseydin de, ilgilenseydin kızınla" savunmasını yapmakla meşguldü. Tatil arkadaşı Onur'la arkadaşlığını ilerleten Efecan ise, gün boyunca üstsüz güneşlenen otel sakinlerinin ve eşlerinin korkulu rüyası oldu.

7.Gün: “Son bedava yemek” olarak nitelendirdikleri öğlen yemeÄŸinden sonra otelden çıkış yapan genç aile, otobüs saatine kadar Fethiye turu yapma kararı aldı. Bu süreçte eÅŸe dosta dağıtmak üzere toplam 15 Fethiye kül tablası, 20 Fethiye magneti ve 10 Fethiye çakmaÄŸi satın alarak esnafın yüzünü son kez güldüren GündoÄŸdu ailesi, otobüsün hareket saatinden iki saat kadar evvel geldikleri otogarda dinlenme fırsatı buldular. Hastalığı bir türlü geçmeyen Busenaz, geri dönüş yolculuÄŸunda otobüstekilerin bir dakika bile uyumasına izin vermezken, pestile dönen Rana-Mehmet çifti yol boyunca birbirleriyle çok az konuÅŸtular...

Facebook albümlerinde mutluluk tablosundan taviz verilmedi

1 hafta içerisinde evlilik kurumunu defalarca sorgulayan ve parayla rezil olmanın her türlü formunu yaşayan ve yaşatan genç çift, yine de tatil dönüşü Facebook'ta paylaştıkları "Ölüdeniz'de tatil bir başkadır", "Aşkım, ben ve çocuklarımız:)))" albümleriyle yakın çevrelerini darlamaktan geri kalmadı.