Showing posts with label beslenme. Show all posts
Showing posts with label beslenme. Show all posts
Monday, November 10, 2014
Ozancik - Havuc Yuklemesi
Monday, September 16, 2013
Ozancik – Ilk Mamalar
Nasil da istah acicisin balkabagim benim :) Arkaplanda Kaan abi'nin komikliklerini de izliyoruz yine
Saturday, April 27, 2013
Bezelyeli Pizza
"Canim pizza da bezelyeli olur muymus hic?" demeyin...
Bir cocuk sebze gordugunde kosarak olay mevkiinden uzaklasmaya calisiyorsa bezelyelisi de ispanaklisi da, havuclusu da oluyormus...hem de cok guzel oluyor, afiyetle yeniyormus.
Altta hamburger ekmegi, sebzelerin ustune de mozzarella peyniriyle guzelce kamuflaj...oooh mis...pizza niyetine her turlu sebze itinayla kakalanir efendim.
Kaan bey, kaan beeeey! hadi bakalim simdi sen mi yaman, ben mi yaman?!
Tuesday, January 22, 2013
2 Yas Ev Halleri, Doktor Kontrolu, Asilar ve "Iki-Dillilik (Bilingualism)"
Bu uzun basliktan anlasilacagi uzere, baya biraz ondan biraz burdan bir yazi olacak sanki. Dur bakalim…
Bu aralar sirin otesisin minik abi…daha tatli olunabilir mi bilmiyorum…hani “en guzel zamanlari bunlar, kiymetini bilin” der ya tecrubeli anne babalar? Iste tam o noktadayiz saniyorum. Asagida 2 yasina basisina yakin cektigim bazi videolar var, siradan ev halleri…
Sana hatira olsun diye diger guzel gelismeleri de cekmeyi cok istiyorum ama maalesef ben camerayi elime alir almaz yanima gelip makinayi ele gecirme sevdasindasin beyefendi :) artik yazili kayitlarla idare etceksin naapalim.


Onun disinda, acilip kapanan parcalari olan Fisher-Price- Little People (around the town) ve Elmo (emmmo) kitaplari, mickey mouse (senin deyiminle “mimish”) “whose birthday is it?” kitabi yine en favorilerinden.
Henuz bitiremedim ama bitirince ogrendiklerimi paylasirim belki birinin isine yarar. Ama ozetle cocugunuzu iki dilli yetistirmek istiyorsaniz (ki Dubai gibi bir yerde yasayan bizler icin bu kacinilmaz) 4 farkli strateji var diyor yazar ve internetteki bircok baska kaynak:
Gunler geciyor…2 koca yili geride biraktik oglush. Ben de, baban da her gecen gun hem zekana, hem o gulen yuzune daha cok asik oluyoruz. O islak opucugunu bizden hic esirgeme, olur mu :)
Seni cok seviyoruz ilk gozagrimiz…
Ocak 16da seyahat oncesi, iki yas doktor kontrolune goturdum seni, hersey yolunda, gelisimin gayet guzel, Boy: 91cm, Kilo:13.7 kg, Bas Cevresi: 49 cm cikti. Ayni gun Hep A ve Menactra asilarini olduk, bir sag bacaktan, bir sol bacaktan. Bastin yaygarayi. Artik bilincin cok daha gelismis oldugundan, nereye ne icin gittigimizi gayet iyi anliyorsun, doktor kontrolleri eskisi gibi kolay olmayacak bundan sonra anlasilan :(
Senelik doktor kontrolu sonrasi hep yaptigim gibi yine bir genel durumu ozetleyeyim bir de…Bu aralar sirin otesisin minik abi…daha tatli olunabilir mi bilmiyorum…hani “en guzel zamanlari bunlar, kiymetini bilin” der ya tecrubeli anne babalar? Iste tam o noktadayiz saniyorum. Asagida 2 yasina basisina yakin cektigim bazi videolar var, siradan ev halleri…
Sana hatira olsun diye diger guzel gelismeleri de cekmeyi cok istiyorum ama maalesef ben camerayi elime alir almaz yanima gelip makinayi ele gecirme sevdasindasin beyefendi :) artik yazili kayitlarla idare etceksin naapalim.
Neyse, ozetle, gelismeler cok guzel, bu aralar beynin resmen sunger seklinde ne verirsen aliyor. Aklima gelenlerden bir-iki sey not alayim buraya ki unutmayalim su hallerini
- Renklerin artik nerdeyse hepsini biliyorsun, senin telaffuzlarinla: yelloo (yellow/sari),Ooonc (orange/portakal), Yed (Red/Kirmizi), Pöypıl (purple/mor), Bluuu (blue/mavi), giyiiin (green/yesil)
- Tamlamalar yapabiliyorsun: “blue car”, “red light”, “green light”, “sleepy bird”, “two apple(s)”…gibi. Cok sevdigin icin gunde sanirim en az 40 kere “red car” diyorsun, tabi o kucuk isaret parmagi hep havada :)
- Sayilari yaklasik 2-3 aydir biliyorsun zaten, hem Ingilizce hem Turkce 10a kadar sayabiliyorsun, gosterince ne olduklarini soyluyorsun. Ingilizcede problem yok da, Turkce sayarken genelde iki dili cok guzel corba ediyorsun :) Telaffuzlar soyle simdilik, uzata uzata tabi: “vayn (One) / biiii (bir) ,Tuuu (two) / ikiii (iki), tiii (three) /üşşş (üç), foo (four)/ döö (dort), fayyf (five)/ bişşş (beş), sizz (six)/ aatti (alti), sivin (seven)/ yeyiii (yedi) , ayyt (eight - en tatli bunu soyluyorsun) / sekiii (sekiz) , naaayn (nine)/ dokuuu (dokuz), ten / om (on) gibi cikiyor sozcukler, ama biz anlasiyoruz :)
- Saymayi gercekten cok seviyorsun, herseyi, merdiven basamagi olsun, oyuncak arabalarin olsun, legolarin olsun, masanin ustunfe duran sekerler olsun..hersey illa ki bi sayiliyor
- Alfabeyi tanimaya basladin…henuz hepsini sayamiyorsun ama buyuk cogunlugunu taniyorsun. a,b, c, d, u, q....
- Birseyleri siraya dizmek, duzene sokmak, sonra bozmak ve tekrar duzene sokmakla ilgili obsesifsin bile diyebilirim. Surekli bir sira haline giriyor o oyuncaklar.
- Cok tatli “teeku (Thank you) anne” ve “sorii (sorry) anne” diyorsun…ozellikle bir yerden bir yere gecisine izin vermedigimde bacaklarimi iterken “soriii” demene cok guluyorum. Bana bi sey yaptirmak istediginde, yataktan kaldirmak istediginde de “kabon (come on) anne” :)
- Hayalgucun cok genis… saatlerce o arabalarinla bi yerlere park edip, bi yerlere dizip, yolcu, indirip bindirip oyalaniyorsun… arabalarini yaristirirken basta “ready, set, go” diyip basliyorsun, bayiliyorum seni izlerken boyle seyler duydugumda
- Gece yatarken “bye bye kitchen”, “bye bye chair” diyerek, tuvalete girdigimizde “bye bye cis” “bye bye toilet paper” diyerek sifonla birlikte el sallamalarin, sabah kalktigimizda “hello bus”, “hello aypet (ipad)” diyerek butun oyuncaklarini, ya da yolda gordugun insanlari selamlamalarin (sanki kralimiz sehri ziyaret ediyor), bi yerden ayrilirken “See you guys” gibi vedalasma sozlerin de ayri bi komik :
- "Mama" kelimesi artik yerini daha az generic “cereal”, “yayss (rice)”, “cake”, “bread”, “spoon”… gibi seylere birakti .“Cook” (hem "yemek pisirme", hem "tencere", hem "cookie (kurabiye)" yerine kullanilan bir kelime bizde :) yine boyle cok anlamli kelimelerden “vacuum” var, hem "elektrik supurgesi", hem "sac kurutma makinasi", hem "blender" demek “kaanca”da mesela :)
- Yemeklerini kendin yiyorsun ama maalesef baya seciyorsun. Sebzelerden birtek ispanakla aran iyi, gerisi ancak pilavin icinde kaptirilabilirse yeniliyor :( salata, domates vs hayatta yemiyorsun. Etle, kofteyle aramiz Allahtan iyi...Balik ancak fish fingers seklindeyse yenilmeye baslandi bu ara :( sut, portakal suyu, elma suyu ile de aran iyi, aksamlari yatmadan aptamil/enfamil vermeye devam ediyorum sutten daha fazla vitamin var icinde diye. "Shake shake" onun ismi "kaanca"da. Artik uykuya gecme saatinin yaklastigini isaret ediyor.
- “Aypet (ipad) neeede? Alla allaaaa”…diyerek, eller i iki yana acarak yapilan o tatli hareket vebez degistirmek istemeyince yapilan o ”no kaka” gibi basit cumleler de ayri bir isirmalik…Daha bir dolu kelimen ve kucuk basit cumlelerin var var, artik sayilacak gibi degil, her dedigimizi tekrarliyip ikinciye ogreniyorsun. O videoda gorulen 100e yakin flashcardin hemen hemen hepsini biliyorsun, ama iste pek videoya cektirmiyorsun :) karisik cumleler, uzun cumleler yok henuz, bakalim onlar gelince eminim daha da tatli olacak hersey.
- Ipad’de izlemeyi en cok sevdiklerin “Pocoyo/Ellie” ve “Caillou”. Bir de “Baby Einstein’in Things That Go ve Numbers” serisine bayiliyorsun. Icinde araba olan her cizgi film’de o kucuk parmaklar tarafindan hemen seciliyor Ipad’de. Zaten televizyona cok ilgin yok Allah'tan, ama Ipad bagimililigimiz da baya baya azaldi artik...yanlis ,biliyorum, ama onu da yapmazsam cok cok az yiyorsun diye artik nerdeyse sadece "yemek yerken"e indi Ipad'li dakikalar, diger oyunlar artik sana daha ilginc geliyor gun icinde.
- Soylemeyi en sevdigin sarkilar: “wheels on the bus” (ozellikle “wipers on the bus go swish swish swish” ve “mommies on the bus go shh shh shhh” kisimlari tam yemelik… ve de “twinkle twinkle little star”…o eller yukariya oyle guzel uzaniyor ki o yildizlara…canim benim…
- Hersey o kadar gulluk gulistanlik degil tabi...ozellikle alt degistirirken baya bogusuyoruz, pampersin "cars"li pull-up training pantsini kullaniyorum hep artik, kilot gibi...su hamilelik bitsin tuvalet egitimine de az kaldi zaten. Onun disinda emzik olayindan hala kurtulamadik, sadece geceleri yatarken aliyordun ama bu aralar sabah kalkinca da istemeye basladin, gun icinde unutuyorsun ama tanimadigin bir ortama girdiginde bazen "dumm", "dumm" (dummy = emzik) diye cigliklar atiyorsun...neyse, su an cok fiziksel gucum yok tahammul etmeye ya da seni baska seyle oyalamaya ama bebicik gelsin, ben su gobekten bir kurtulayim, bu isin de caresine bakacagiz.
- Eskiden kitaplara ilgin yok diye uzulurdum, artik resmen bayiliyorsun! kendin raftan getiriyorsun “anne buuuk” diye diye….
Son 2-3 aydir elimizden dusurmedigimiz kitaplar sana kerdesini alistirmak icin aldigim” new baby” ve “waiting for the baby” kitaplari…
Onun disinda, acilip kapanan parcalari olan Fisher-Price- Little People (around the town) ve Elmo (emmmo) kitaplari, mickey mouse (senin deyiminle “mimish”) “whose birthday is it?” kitabi yine en favorilerinden.

Annen de bu aralar gelismeler var, “Raising a Bilingual Child” diye bir kitap okuyor, senden vakit buldukca…
Henuz bitiremedim ama bitirince ogrendiklerimi paylasirim belki birinin isine yarar. Ama ozetle cocugunuzu iki dilli yetistirmek istiyorsaniz (ki Dubai gibi bir yerde yasayan bizler icin bu kacinilmaz) 4 farkli strateji var diyor yazar ve internetteki bircok baska kaynak:
1. OPOL (One Parent One Language) – Yani, Bir Ebeveyn Bir Dil. Dolayisyla cocuk her iki ebeveyne derdini anlatabilmek icin iki dili de ogrenmek zorunda hissedicek. Bu zaten babanla bizim izledigimiz (daha dogrusu izlemeye calistigimiz) strateji simdilik. Ben seninle sirf Ingilizce konusuyorum, baban da Turkce. Ama tutarlilikta cok basarili oldugumuzu soyleyemem. Mesela ben…seni bir tehlikeli durumda gorursem (masanin ustune cikmissin, dusmek uzeresin mesela) beyin ister istemez Turkce bagiriyor “oglum in asagi!!” diye…kitap bunun normal oldugunu soyluyor, kendi anadilinde reflexlerin daha hizli olmasi nedeniyle. Kizma, heyecanlanma durumlari disinda, bir de sicak ilgi gostermek istedigimde de bilincsizce Turkce geliyor tabi kelimeler…bu da normalmis…”sweetheart” diye sevemiyorum seni “yavrum, bitanem” diye seviyorum mesela. Sonra yanimda Turkler varsa, Turkce konusmaya basliyorum bilincsizce.Tabi evde benimle daha cok vakit gecirdigin icin, babacik iste oldugu icin Ingilizcen su an Turkceye gore cok daha fazla gelisti. Boyle olsun istemiyorum, tabi ki Turkce ilk dilin olsun istiyorum ama bir yandan da Dubai’de, yasadigimiz yerde, okulda, parkta, sosyal ortamlarda da denilenleri anla, yabanci kalma, yalniz hissetme istiyorum daha cok…kendine guvenin tam olsun, dil nedeniyle farkli hissetme istiyorum. Neyse, yazin Turkiye’de dede ve anneanneyle gecirecegimiz vakitte Turkce kismini telafi ederiz artik insallah. Dedigim gibi okuyorum daha…bakalim kitap anne-babanin kendi arasinda hangi dilde konusmasini tavsiye edicek? Ucumuz konusurken dil ne olmali diycek? anladigim kadariyla bilingual (iki-dilli) yetistirilen cocuklar biraz daha gec konusuyor, ama olsun...sonnunda iki dili de guzelce konusabileceksen, acelemiz hic yok zaten.
2. ML@H (Minority Language at Home) – Yani, Evde azinlik dili (Turkce), Disarda community (halkin konustugu) dil (Ingilizce)konusmayi gerektiren strateji…sanki sen daha 1 yasina girmeden aslinda bilincsizce bunu yapiyor gibiydik babanla…evde senle Turkce konusuyorduk, disari ciktigimizda Ingilizce…mesela doktora gittigimizde senden “ingilizce” biseyler istiyorduk, sen de haliyle bize oooyle bakiyordun J kitap bu konuda ilerki kisimlarda ne diyecek bilmiyorum ama bence bu metod pek ise yaramaz.
3. T & P (Time and Place) – Yani, zaman – mekan metodu. Mesela sabahlari Ingilizce, ogleden sonralari Turkce gibi… ya da belli mekanlarda Ingilizce belli mekanlarda Turkce gibi…normalde Dubai icin sacma geldi bana, ama dedigim gibi yazin Turkiye’ye gittigimizde Turkce’ye yonelecegiz biz de.
4. MLP (Mixed Language Policy)- Yani, ebeveynlerin konuya ve duruma gore her iki dilde de konusmasi…mesela cocuklarla okulla ilgili konusurken ingilizce ama ailesel bir toplanti, bir dugun konusulurken Turkce gibi…sanirim en nihayetinde buna geliriz ilerde, ama simdi degil.
Boyle iste…gun gectikce biseyler ogreniyoruz sayende…Gunler geciyor…2 koca yili geride biraktik oglush. Ben de, baban da her gecen gun hem zekana, hem o gulen yuzune daha cok asik oluyoruz. O islak opucugunu bizden hic esirgeme, olur mu :)
Seni cok seviyoruz ilk gozagrimiz…
Labels:
**VIDEOLAR**,
2 yas,
24 aylik - 25. ay icinde,
asilar,
beslenme,
boy-kilo durumu,
doktor kontrolu,
iki dillilik (bilingualism),
ingilizce,
kardes,
kitaplar,
konusma,
oyuncaklar,
turkce
Tuesday, July 31, 2012
Istahli Cesme Gunlerinden :)
Alkislarla yasayan bir seftali guzeli...
Guzel yurdumun guzel meyveleri, nerde Dubai'de boyle sulu seftali simdi :(
Guzel yurdumun guzel meyveleri, nerde Dubai'de boyle sulu seftali simdi :(
Tuesday, February 7, 2012
Thursday, August 18, 2011
7. Ay Doktor Kontrolu
Dedim ya bi baska doktora daha gidecegiz Turkiye'deyken diye...gittik, hatta 2 farkli doktor daha denedik, biri nisantasinda digeri yine acibadem'de. Ikisinden de cok memnun kaldim bu sefer. Nisantasindaki kan sayimi istedi, hem hepatit B asisi tutmus mu ona bakti, tutmus, ancak demir eksikligin varmis o yuzden Ferro Sanol diye bir damla verdi. Acibadem'deki doktor da cok iyiydi, hatta bi menu bile verdi bize kahvalti, ogle, aksam yemekleri icin. Kahvaltilarda artik yumurta sarisi ve tuzsuz beyaz/krem peynir vermeye basladik. Menude kabak dolmasi, sulu kofte bile var, onlari da onumuzdeki ay deneriz. Balik'a da basliyoruz artik.
Genel olarak motor gelisimini cok iyi buluyor doktorlar, guclu bir bebeksin, oldukca alert, cevrende olup bitenin farkindasin. Boy-kilo durumumuz da gayet iyi.
Kilomuz artmis bu sefer...7. ayda durum soyle: Kilo: 8.220 kg, Boy: 69.5 cm, kafa cevresi: 44 cm
Her zamanki gibi bir de eskileri hatirlayalim: 6. ayda durum soyle: Kilo: 7.780 kg , Boy: 69 cm, kafa cevresi: 43.5 cm
5. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.9 kg, Boy: 64 cm, kafa cevresi: 42.5 cm
4. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.4 kg, Boy: 62.5 cm, kafa cevresi: 41 cm
3. ayda durum soyleydi: Kilo: 5.785 kg, Boy: 59 cm, kafa cevresi: 40 cm
2. ayinda durum soyleydi: Kilo: 5.015 kg, Boy: 56 cm, kafa cevresi: 39 cm
Dogumda durum soyleydi: Kilo: 3.650 kg, Boy: 53 cm, kafa cevresi: 35 cm
Genel olarak motor gelisimini cok iyi buluyor doktorlar, guclu bir bebeksin, oldukca alert, cevrende olup bitenin farkindasin. Boy-kilo durumumuz da gayet iyi.
Kilomuz artmis bu sefer...7. ayda durum soyle: Kilo: 8.220 kg, Boy: 69.5 cm, kafa cevresi: 44 cm
Her zamanki gibi bir de eskileri hatirlayalim:
5. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.9 kg, Boy: 64 cm, kafa cevresi: 42.5 cm
4. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.4 kg, Boy: 62.5 cm, kafa cevresi: 41 cm
3. ayda durum soyleydi: Kilo: 5.785 kg, Boy: 59 cm, kafa cevresi: 40 cm
2. ayinda durum soyleydi: Kilo: 5.015 kg, Boy: 56 cm, kafa cevresi: 39 cm
Dogumda durum soyleydi: Kilo: 3.650 kg, Boy: 53 cm, kafa cevresi: 35 cm
Monday, August 8, 2011
Garson Ablalarin Sevgilisi
Otelde kahvaltilarda dort bi yana gulucukler firlatmaya devam ettin Cesme'de...Iste boyle anlardan biri...asagida cok tatli bir garson abla ile birlikte yenilen bir mama seansi videosu var:
Mama sandalyesine de ilk oturusumuzdu o gun, hic yadirgamadin, kirk yildir oturur gibi kuruldun, aferin :)
Mama sandalyesine de ilk oturusumuzdu o gun, hic yadirgamadin, kirk yildir oturur gibi kuruldun, aferin :)
Friday, August 5, 2011
Asilar ve 6. Ay Doktor Kontrolu
Burada Turkiye’de de bir medikal dosyan olsun, her gittigimiz geldigimizde burada da kontrole gelelim istiyordum - hem onun icin hem de Dubai’deki doktorunun 31 Agustostan once almaniz gerek dedigi ucuncu Rotateq damlasi icin gittik Acibadem’de bir doktora.
Rutinimizi anlattim, kacta kalkiyor ne yiyor ne iciyorsun, fikirlerini almak istedim ozellikle beslenme konusunda – kitaplara gore gidiyoruz, yanlis bisey yemedigini biliyorum ama - “acaba daha baska neler verebilirim”i ogrenmek istiyordum. Cunku mesela Turkiye’deki anne arkadaslarimla Dubai’dekilerin yedirdikleri bazen tutmuyordu.
“Yogurt” sordum mesela, “aaa yesin” dedi…kitaplarda "inek sutu 1 yasina kadar yasak, alerjik" diyor diye hep bu konuda kafam karismisti cunku, meger sut yogurt olunca o alerjik ozelligini yitiriyormus. Dubai’ye donunce bir yogurt yapma makinasi alicam. (Katki maddesi alimini en aza indirmek icin hersey bebis.) Sonra “Kahvaltida artik hafiften peynir verebilirsin” dedi bunu hala yapmadim ama deniycem. Sebze corbasi ile birlikte yavastan tavuk veya kiyma da baslayabilirmisiz. Tavuk (gogus) parcalarini minicik minicik yavastan kattik son corbana, o parcalar dondu dondu dondu durdu o kucucuk agizda, bazilari gecti de bogazdan ama galiba daha erken, dubai’ye donunce tekrar deneriz… Babaannen son corbana ispanak da katti, daha once de ben bezelye ve brokoli eklemistim her zamanki karisimimiz kabak, patates, havuc, pirinc dortlusune…hepsini gayet guzel yedin, oh afiyet seker olsun.
Iyidi, hostu ama bu doctor yine de beni pek tatmin etmedi, vaktimiz olursa 7. Ay kontrolun icin baska birini deniyecegim.Rotateq damlasini aldiktan sonra diger kontrolleri yapti doctor. Kilomuz daha fazla artabilirmis (kati gidaya gecmemize ragmen niye boyle oldu bilmiyorum) ama ozellikle boyun bu ay cok uzamis! Olley J
Evet, 6. ayda durum soyle: Kilo: 7.780, Boy: 69cm, kafa cevresi: 43.5 cm
Eskileri hatirlayalim:
5. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.9 kg, Boy: 64 cm, kafa cevresi: 42.5 cm4. ayda durum soyleydi: Kilo: 6.4 kg, Boy: 62.5 cm, kafa cevresi: 41 cm
3. ayda durum soyleydi: Kilo: 5.785 kg, Boy: 59 cm, kafa cevresi: 40 cm
2. ayinda durum soyleydi: Kilo: 5.015 kg, Boy: 56 cm, kafa cevresi: 39 cm
Dogumda durum soyleydi: Kilo: 3.650 kg, Boy: 53 cm, kafa cevresi: 35 cm
Buyuyoruz!!!
Friday, July 22, 2011
Buyumus de Kasikla Mama Yermis!
Eee…em em em bir yere kadar di mi ama :) Haklisin oglush, yedinci ayimiza girdik artik, baska tadlar da tatmak ister bu bunye! Zaten gecen aydan belliydi katilara gecise hazir oldugun, biz yemek yerken pur dikkat her lokmamizi, her kasigimizi takip edip durdun, e artik desteksiz kendi kendine de oturmaya baslayinca, dedik “biri yer biri bakar, kiyamet ondan kopar” - artik onlukleri takmanin, kamera elimizde suratimiza puskurtulecek pureleri tatmanin zamani geldi!
Senin de gastronomik yolculugun boylelikle alti aylikken baslamis oldu:
En basta ufak ufak parmagimla denetmeye calistim sana yedigimiz meyvelerden - karpuz suyu mesela, seftali, cilek (cilegin alerjik bir meyve oldugunu sonradan ogrendim :( acemilik donemi iste affet…ayyh neyse ki hicbir alerjik reaksiyon gormedik. Sonra arada babaannen biz yemek yerken oyalanman icin ufak salataliklar soydu sana, inanilmaz buyuk bir istahla emdin durdun o salataligi :) Kaslar catik, ciddi bir gorev bilinciyle tutuyorsun ama, halin gercekten cok komik…Alti aylik olduktan sonra da artik anne sutunu gercek anlamiyla desteklemeye basladik. Emzirmeye devam ediyoruz, insallah uzuuun bir sure daha devam edebiliriz, ama emme sıklıgını azalttik, artik ana ogun gibi degil, daha cok cay pasta saati gibi aliyorsun memeyi :)
Senin de gastronomik yolculugun boylelikle alti aylikken baslamis oldu:
Sute ek neler yiyoruz peki? En basta en sevdigin meyve purelerinden bahsedelim: Cam rendede iki dakikada oluyor - elma, seftali, armut, muz su ana kadar deneyip sevdiklerin…kayisiyi pek sevmedin biraz mayhos geldi tadi sanirim…Onun disinda Aptamil’in, Bebelac’in destek urunleri var - Baby Cereal mesela, pirincli, tahilli muhallebi kivaminda – onu da cok seviyorsun.
Meyveyi ara ogunlerde ac karnina, cereal’lari ogle yemegi gibi yiyorsun, aksamlari ise menude Sebze Corbasi var – Onceleri tek tek denedigim, sonralari karistirmaya basladigim Kabak, Havuc, Patates, Bezelye dortlusunun ikili kombinasyonlarini 1 kasik pirinc ve 1 kasik mercimek ile hasliyorum, sonra da arkadaslarimin tavsiyeleri uzerine aldigim hem buharda saglikli pisirip hem pure haline getirebilen blenderda cekiyorum. (Beaba BabyCook markasi - pek memnun kaldim bu urunden, tatile saga sola da goturuyorum cantasinda.)
Tatsiz tussuz olmasina ragmen o corbayi da afiyetle yiyorsun…Ilk kasik verildiginde yuzun bi eksiyor “iyyy yaa anne, gercekten inanmiyorum sana, bu nee!?!” bakisi firlatiyorsun, sonra ikinci kasikta bi “hmm sen de fena bi insan diilsin, herhalde iyi biseydir bu verdigin” oluyor gozler…sonra tada alisiyor, bazen “hmm nam nam nam” sesleri esliginde , bazen “bbppttt” puskurtmeler esliginde ama cogunlukla buyuk keyifle mamalari bitiriyorsun, hatta arada kasigi elimden alip “ya birak ben kendim yaparim” tavirlarin var ki tam yemelik :) aman Masallah!…insallah hep boyle gider, yemek secmeyen uyumlu bir cocuk olursun.
Neyse, iste asagida o gunlerden ufak ufak videolar – bunlar acemilik gunlerimizden tabi, simdi hem sen hem ben daha bi ustalastik :Bu ay boyle gidecegiz - bu konuda degisik gorusler, takip edilen degisik diyetler var ama benim okudugum kitaplar daha cok 7.-8.ay yumurta sarisi, hatta tavuk, et, hindi lokmalarina gecebilecegimizi soyluyor, 9. Aydan sonra ise yogurt, peynir, fasulye, makarna diyor…Ilk yil siddetle yasakladiklari ise: yumurta beyazi, findik/fistik, cikolata, bal ve inek sutu. Bakalim, onumuzdeki hafta burada Turkiye’de bir cocuk doktoru/beslenme uzmanindan randevu aldim, cunku Dubai’de agzindan kerpetenle laf aldigimiz Dr. Rita’nin bizi bu konuda yeteri kadar bilgilendirmedigini dusunuyorum, zaten belki de degistiririz onu donunce…
Bu arada salyali ceneye, kulak cekmelere, her buldugunu kemirmeye devam, ama disler hala cikmadi, insallah daha da gec cikar, disli bir sekilde seni nasil emzirecegimi kara kara dusunuyorum cunku…
Subscribe to:
Posts (Atom)






