Showing posts with label asilar. Show all posts
Showing posts with label asilar. Show all posts

Sunday, June 30, 2013

Birikmis Doktor Kontrolleri Asilar ve Ozzycigimin Evrimi - (Nisan-Temmuz 2013 Arasi)

off...o kadar cok yazmadigim sey birikti ki!....Nerden baslayacagimi neyi koyacagimi sasirdim su an. Eski fotolar olsa da, artik Ozzy'cigim cok ama cok buyumus, degismis olsa da, bunlar kimseyi ilgilendirmese de, yine de abisinde yaptigim gibi herseyini anlatmadan, bu tontosh fotolari da cocukluk anilarina kazimadan, olcup bictiklerimi kayitlara gecirmeden yapamam, atlayamam ben :) bilmiyorum ilerde belki bana kizicaksiniz ama biraz da kendimi dusunuyorum galiba - yillar sonraki halimi hayal ediyorum - evlenip, gitmissiniz, yuvadan ucmussunuz, ozlemisim sizi bunlara bakiyorum.

Kisa kisa yazicam, bol bol foto yukliycem 1. ay doctor kontrolunden itibaren Ozzycigimin evrimini de...Onun neyi eksik? :)

Butun asilarin tamam tontonum. Asagida da doktora gittikce alinan olculer:

Dogumda - Kilo: 4.26kg, Boy: 56 cm, Bas Cevresi: 36 cm
1 aylik - Kilo: 5.6kg (85 Percentile), Boy: 58 cm (85 Percentile), Bas Cevresi: 37 cm
2 aylik - Kilo: 6.82kg, Boy: 61 cm, Bas Cevresi: 40 cm
4 aylik - Kilo: 10.09 kg (97 Percentile), Boy: 66 cm (85 Percentile), Bas Cevresi: 42.1 cm
4.5 aylik - Kilo: 7.82 kg, Boy: 66 cm, Bas Cevresi: 43 cm
6 aylik - Kilo: 8.44 kg, Boy: 69 cm, Bas Cevresi: 44 cm
10 aylik - Kilo: 9.65 kg, Boy: 73 cm, Bas Cevresi: 45.3 cm

Yukardaki tuhafligi farkettin mi? 4 aylikken ya cok bir dev growth spurt (buyume hamlesi) geldi ya da o gun tarti yanlisti, ama kantardaki sayilari gorunce ben de gozlerime inanamamistim ve hemen resmini cekmistim -  4 aylikken iste tam boyle bir tosuncuktun:


Sonra 6 aylikken biraz kilo verdikten normale dondukten sonraki halin :)



Pamugum....

Nisan ayinda (1 aylikken) boyle bisydin, gozler renkli gibiydi o zamanlar, sonra abindeki gibi 2.aydan sonra saniyorum kahverengiye dondu.







2 aylikken ise soyle bi ponpondun :) Bogumlarini iyi ki yakin cekim almisim, bi daha nerde bulucaz buyuyunce!







 

Tuesday, January 22, 2013

2 Yas Ev Halleri, Doktor Kontrolu, Asilar ve "Iki-Dillilik (Bilingualism)"

Bu uzun basliktan anlasilacagi uzere, baya biraz ondan biraz burdan bir yazi olacak sanki. Dur bakalim…

Ocak 16da seyahat oncesi, iki yas doktor kontrolune goturdum seni, hersey yolunda, gelisimin gayet guzel, Boy: 91cm, Kilo:13.7 kg, Bas Cevresi: 49 cm cikti. Ayni gun Hep A ve Menactra asilarini olduk, bir sag bacaktan, bir sol bacaktan. Bastin yaygarayi. Artik bilincin cok daha gelismis oldugundan, nereye ne icin gittigimizi gayet iyi anliyorsun, doktor kontrolleri eskisi gibi kolay olmayacak bundan sonra anlasilan :(
Senelik doktor kontrolu sonrasi hep yaptigim gibi yine bir genel durumu ozetleyeyim bir de…

Bu aralar sirin otesisin minik abi…daha tatli olunabilir mi bilmiyorum…hani “en guzel zamanlari bunlar, kiymetini bilin” der ya tecrubeli anne babalar? Iste tam o noktadayiz saniyorum. Asagida 2 yasina basisina yakin cektigim bazi videolar var, siradan ev halleri…



Sana hatira olsun diye diger guzel gelismeleri de cekmeyi cok istiyorum ama maalesef ben camerayi elime alir almaz yanima gelip makinayi ele gecirme sevdasindasin beyefendi :) artik yazili kayitlarla idare etceksin naapalim.
Neyse, ozetle, gelismeler cok guzel, bu aralar beynin resmen sunger seklinde ne verirsen aliyor. Aklima gelenlerden bir-iki sey not alayim buraya ki unutmayalim su hallerini
  • Renklerin artik nerdeyse hepsini biliyorsun, senin telaffuzlarinla: yelloo (yellow/sari),Ooonc (orange/portakal), Yed (Red/Kirmizi), Pöypıl (purple/mor), Bluuu (blue/mavi), giyiiin (green/yesil)
  • Tamlamalar yapabiliyorsun: “blue car”, “red light”, “green light”, “sleepy bird”, “two apple(s)”…gibi. Cok sevdigin icin gunde sanirim en az 40 kere “red car” diyorsun, tabi o kucuk isaret parmagi hep havada :)
  • Sayilari yaklasik 2-3 aydir biliyorsun zaten, hem Ingilizce hem Turkce 10a kadar sayabiliyorsun, gosterince ne olduklarini soyluyorsun. Ingilizcede problem yok da, Turkce sayarken genelde iki dili cok guzel corba ediyorsun :) Telaffuzlar soyle simdilik, uzata uzata tabi: “vayn (One) / biiii (bir) ,Tuuu (two) / ikiii (iki), tiii (three) /üşşş (üç), foo (four)/ döö (dort), fayyf (five)/ bişşş (beş), sizz (six)/ aatti (alti), sivin (seven)/ yeyiii (yedi) , ayyt (eight - en tatli bunu soyluyorsun) / sekiii (sekiz) , naaayn (nine)/ dokuuu (dokuz), ten / om (on) gibi cikiyor sozcukler, ama biz anlasiyoruz :)
  • Saymayi gercekten cok seviyorsun, herseyi, merdiven basamagi olsun, oyuncak arabalarin olsun, legolarin olsun, masanin ustunfe duran sekerler olsun..hersey illa ki bi sayiliyor
  • Alfabeyi tanimaya basladin…henuz hepsini sayamiyorsun ama buyuk cogunlugunu taniyorsun. a,b, c, d, u, q....
  • Birseyleri siraya dizmek, duzene sokmak, sonra bozmak ve tekrar duzene sokmakla ilgili obsesifsin bile diyebilirim. Surekli bir sira haline giriyor o oyuncaklar.








    • Cok tatli “teeku (Thank you) anne” ve “sorii (sorry) anne” diyorsun…ozellikle bir yerden bir yere gecisine izin vermedigimde bacaklarimi iterken “soriii” demene cok guluyorum. Bana bi sey yaptirmak istediginde, yataktan kaldirmak istediginde de “kabon (come on) anne” :)
    • Hayalgucun cok genis… saatlerce o arabalarinla bi yerlere park edip, bi yerlere dizip, yolcu, indirip bindirip oyalaniyorsun… arabalarini yaristirirken basta “ready, set, go” diyip basliyorsun, bayiliyorum seni izlerken boyle seyler duydugumda
    • Gece yatarken “bye bye kitchen”, “bye bye chair” diyerek, tuvalete girdigimizde “bye bye cis” “bye bye toilet paper” diyerek sifonla birlikte el sallamalarin, sabah kalktigimizda “hello bus”, “hello aypet (ipad)” diyerek butun oyuncaklarini, ya da yolda gordugun insanlari selamlamalarin (sanki kralimiz sehri ziyaret ediyor),  bi yerden ayrilirken “See you guys” gibi vedalasma sozlerin de ayri bi komik :
    • "Mama" kelimesi artik yerini daha az generic “cereal”, “yayss (rice)”, “cake”, “bread”, “spoon”… gibi seylere birakti .“Cook” (hem "yemek pisirme", hem "tencere", hem "cookie (kurabiye)" yerine kullanilan bir kelime bizde :) yine boyle cok anlamli kelimelerden “vacuum” var, hem "elektrik supurgesi", hem "sac kurutma makinasi", hem "blender" demek “kaanca”da mesela :)
    • Yemeklerini kendin yiyorsun ama maalesef baya seciyorsun. Sebzelerden birtek ispanakla aran iyi, gerisi ancak pilavin icinde kaptirilabilirse yeniliyor :( salata, domates vs hayatta yemiyorsun. Etle, kofteyle aramiz Allahtan iyi...Balik ancak fish fingers seklindeyse yenilmeye baslandi bu ara :( sut, portakal suyu, elma suyu ile de aran iyi, aksamlari yatmadan aptamil/enfamil vermeye devam ediyorum sutten daha fazla vitamin var icinde diye. "Shake shake" onun ismi "kaanca"da. Artik uykuya gecme saatinin yaklastigini isaret ediyor.

    • “Aypet (ipad) neeede? Alla allaaaa”…diyerek, eller i iki yana acarak yapilan o tatli hareket vebez degistirmek istemeyince yapilan o ”no kaka” gibi basit cumleler de ayri bir isirmalik…Daha bir dolu kelimen ve kucuk basit cumlelerin var var, artik sayilacak gibi degil, her dedigimizi tekrarliyip ikinciye ogreniyorsun. O videoda gorulen 100e yakin flashcardin hemen hemen hepsini biliyorsun, ama iste pek videoya cektirmiyorsun :) karisik cumleler, uzun cumleler yok henuz, bakalim onlar gelince eminim daha da tatli olacak hersey.
    • Ipad’de izlemeyi en cok sevdiklerin “Pocoyo/Ellie” ve “Caillou”. Bir de “Baby Einstein’in Things That Go ve Numbers” serisine bayiliyorsun. Icinde araba olan her cizgi film’de o kucuk parmaklar tarafindan hemen seciliyor Ipad’de. Zaten televizyona cok ilgin yok Allah'tan, ama Ipad bagimililigimiz da baya baya azaldi artik...yanlis ,biliyorum, ama onu da yapmazsam cok cok az yiyorsun diye artik nerdeyse sadece "yemek yerken"e indi Ipad'li dakikalar, diger oyunlar artik sana daha ilginc geliyor gun icinde.
    • Soylemeyi en sevdigin sarkilar: “wheels on the bus” (ozellikle “wipers on the bus go swish swish swish” ve  “mommies on the bus go shh shh shhh” kisimlari tam yemelik… ve de “twinkle twinkle little star”…o eller yukariya oyle guzel uzaniyor ki o yildizlara…canim benim…
    • Hersey o kadar gulluk gulistanlik degil tabi...ozellikle alt degistirirken baya bogusuyoruz, pampersin "cars"li pull-up training pantsini kullaniyorum hep artik, kilot gibi...su hamilelik bitsin tuvalet egitimine de az kaldi zaten. Onun disinda emzik olayindan hala kurtulamadik, sadece geceleri yatarken aliyordun ama bu aralar sabah kalkinca da istemeye basladin, gun icinde unutuyorsun ama tanimadigin bir ortama girdiginde bazen "dumm", "dumm" (dummy = emzik) diye cigliklar atiyorsun...neyse, su an cok fiziksel gucum yok tahammul etmeye ya da seni baska seyle oyalamaya ama bebicik gelsin, ben su gobekten bir kurtulayim, bu isin de caresine bakacagiz.  
    • Eskiden kitaplara ilgin yok diye uzulurdum, artik resmen bayiliyorsun! kendin raftan getiriyorsun “anne buuuk” diye diye….



    Son 2-3 aydir elimizden dusurmedigimiz kitaplar sana kerdesini alistirmak icin aldigim” new baby” ve “waiting for the baby” kitaplari…



    Onun disinda, acilip kapanan parcalari olan Fisher-Price- Little People (around the town) ve Elmo (emmmo) kitaplari, mickey mouse (senin deyiminle “mimish”) “whose birthday is it?” kitabi yine en favorilerinden.




    Annen de bu aralar gelismeler var, “Raising a Bilingual Child” diye bir kitap okuyor, senden vakit buldukca…

    Henuz bitiremedim ama bitirince ogrendiklerimi paylasirim belki birinin isine yarar. Ama ozetle cocugunuzu iki dilli yetistirmek istiyorsaniz (ki Dubai gibi bir yerde yasayan bizler icin bu kacinilmaz) 4 farkli strateji var diyor yazar ve internetteki bircok baska kaynak:

    1.       OPOL (One Parent One Language) – Yani, Bir Ebeveyn Bir Dil. Dolayisyla cocuk her iki ebeveyne derdini anlatabilmek icin iki dili de ogrenmek zorunda hissedicek. Bu zaten babanla bizim izledigimiz (daha dogrusu izlemeye calistigimiz) strateji simdilik. Ben seninle sirf Ingilizce konusuyorum, baban da Turkce. Ama tutarlilikta cok basarili oldugumuzu soyleyemem. Mesela ben…seni bir tehlikeli durumda gorursem (masanin ustune cikmissin, dusmek uzeresin mesela) beyin ister istemez Turkce bagiriyor “oglum in asagi!!” diye…kitap bunun normal oldugunu soyluyor, kendi anadilinde reflexlerin daha hizli olmasi nedeniyle. Kizma, heyecanlanma durumlari disinda, bir de sicak ilgi gostermek istedigimde de bilincsizce Turkce geliyor tabi kelimeler…bu da normalmis…”sweetheart” diye sevemiyorum seni “yavrum, bitanem” diye seviyorum mesela. Sonra yanimda Turkler varsa, Turkce konusmaya basliyorum bilincsizce.Tabi evde benimle daha cok vakit gecirdigin icin, babacik iste oldugu icin Ingilizcen su an Turkceye gore cok daha fazla gelisti. Boyle olsun istemiyorum, tabi ki Turkce ilk dilin olsun istiyorum ama bir yandan da Dubai’de, yasadigimiz yerde, okulda, parkta, sosyal ortamlarda da denilenleri anla, yabanci kalma, yalniz hissetme istiyorum daha cok…kendine guvenin tam olsun, dil nedeniyle farkli hissetme istiyorum. Neyse, yazin Turkiye’de dede ve anneanneyle gecirecegimiz vakitte Turkce kismini telafi ederiz artik insallah. Dedigim gibi okuyorum daha…bakalim kitap anne-babanin kendi arasinda hangi dilde konusmasini tavsiye edicek? Ucumuz konusurken dil ne olmali diycek? anladigim kadariyla bilingual (iki-dilli) yetistirilen cocuklar biraz daha gec konusuyor, ama olsun...sonnunda iki dili de guzelce konusabileceksen, acelemiz hic yok zaten.

    2.       ML@H (Minority Language at Home) – Yani, Evde azinlik dili (Turkce), Disarda community (halkin konustugu) dil (Ingilizce)konusmayi gerektiren strateji…sanki sen daha 1 yasina girmeden aslinda bilincsizce bunu yapiyor gibiydik babanla…evde senle Turkce konusuyorduk, disari ciktigimizda Ingilizce…mesela doktora gittigimizde senden “ingilizce” biseyler istiyorduk, sen de haliyle bize oooyle bakiyordun J kitap bu konuda ilerki kisimlarda ne diyecek bilmiyorum ama bence bu metod pek ise yaramaz.

    3.       T & P (Time and Place) – Yani, zaman – mekan metodu. Mesela sabahlari Ingilizce, ogleden sonralari Turkce gibi… ya da belli mekanlarda Ingilizce belli mekanlarda Turkce gibi…normalde Dubai icin sacma geldi bana, ama dedigim gibi yazin Turkiye’ye gittigimizde Turkce’ye yonelecegiz biz de.

    4.       MLP (Mixed Language Policy)- Yani, ebeveynlerin konuya ve duruma gore her iki dilde de konusmasi…mesela cocuklarla okulla ilgili konusurken ingilizce ama ailesel bir toplanti, bir dugun konusulurken Turkce gibi…sanirim en nihayetinde buna geliriz ilerde, ama simdi degil.
    Boyle iste…gun gectikce biseyler ogreniyoruz sayende…

    Gunler geciyor…2 koca yili geride biraktik oglush. Ben de, baban da her gecen gun hem zekana, hem o gulen yuzune daha cok asik oluyoruz. O islak opucugunu bizden hic esirgeme, olur mu :)

    Seni cok seviyoruz ilk gozagrimiz…

    Friday, July 20, 2012

    Asilar ve 18. Ay Doktor Kontrolu

    Araya yaz tatili vs girince bu yaziyi bloga koymakta baya baya geciktim, ama her doktor kontrolumuzden sonra yaptigim gibi, bu evrede de sendeki hem fiziksel, hem zihinsel gelismeleri kisa kisa anlatmadan da olmazdi. Zaten babaannenlerle, anneannenlerle her skype gorusmemizde, telefonda senin komikliklerini anlatip o ani tekrar yasiyoruz,bunlari unutmamak lazim, buyuyunce kerataya anlatmak lazim diyip duruyoruz. Onun icin boyle notlar aliyorum kendime bu blogpostlarda...

    Oh, asilarimiz bitti!! Artik 2 yasina kadar gozyasi yok. Su an asilarin tam, yalniz bir eksigimiz var : Amerikada dogumda BCG asisini vermiyorlar, Turkiye ve Dubaide ise bu zorunlu. Biz de Amerikada yaptirmayinca ve araya arka arkaya diger asilar girince bu BCGyi atlamis olduk. Koldan yapiliyor ve baya acili oluyor diye biliyorum. Sordum doktora, bir acelesi yok, istediginiz zaman yaptirabilirsiniz dedi.
    Neyse, boy-kilo durumu...Uzerinden biraz zaman gecti ama, Boyun: 86 cm, Kilon: 12 kg cikmisti o gun, mevsim normallerinin uzerindesin ikisinde de (percentile olarak yazmayi unutmusum muayenede ama her ikisinde de averajin ustunde oldugunu hatirliyorum). Gelisiminde hersey yolunda gidiyormus. Doktor yuruyor mu, kosuyor mu, sizi anliyor mu, hafif hafif konusmaya basladi mi, kac kelimesi var, uykulari nasil gibi sorular sordu. Sonra kalbini,gogsunu inceledi, seni odada yuruttu, herseyin super oldugunu soyledi.
    Doktorabir seye dikkatini vermekonusunda biraz endiselerim oldugu soyledim. Cok hareketli bir cocuk oldugun icin soyle 10 dakika birsey uzerinde konsantre olamiyoruz. Tabi bu sadece oturma gerektiren aktivitelerde boyle. Yoksa eglenceli ve kosturmacali bir oyun soz konusuysa pur dikkat benimlesin ama maksimum bir kitaba benimle 5 dakika bakmissindir herhalde. O yuzden hep merak edip duruyorum, bu yastaki cocuklarina herkes nasil masal okuyor? Ben basliyorum en eglenceli, resimli, renklilerinden sectigim hikayeye, ilk sayfa OK, ikinci sayfa ilginc, hmmm resimler vs...sonra bi bakiyorum, hoop kacmis bile yanimdan, ben kendi kendime okumaya devam ediyorum. Uzuluyorum bu duruma acaba birseyi mi yanlis yapiyorum, yoksa herkesin masal okuyorum dedigi bu mu? Aslinda kitaplara ilgin buyuk, surekli oyun alanindan sen getirip elime veriyorsun istedigin kitabi, sayfalarinni acip bildigin objeleri gosterip ne olduklarini soyluyorsun bana, ama ben oturalim masal okuyalim dedigimde sonuc farkli oluyor. Doktor, bunun normal oldugunu, hala yeni seyleri kesif aylarinda oldugunu, zamanla dikkatini odaklamayi basaracagini soyledi. Bakalim gorucez...
     
     
     
     
    Motor becerilerin cok cok iyi durumda, zaten erken yuruyen bir bebek oldugun icin dengeni koruma, kosma, el becerileri, koordinasyon konularinda hic sikintimiz olmadi. Canavar gibi kosmak, saatlerce yatagin uzerinde ziplamakla geciyor gunlerimiz. En sevdigin oyun saklambac :) evin en girintili cikintili kuytu koselerine girip sessizce bizi bekliyorsun, biznerde kaan nerde diyerek seni ararken, yuzunde cok hinzir bir gulumseme olusuyor, acaba bulabilecek mi beni der gibi kaslar yukari kalkiyor, pusuda bekliyorsun 1 milyonuncu kez saklandigin ayni yerde :) sonra sobelenince kocaman bi kahkaha :) ve tekrar ayni yerde saklanmaca :)
    Alt degistirmek gitgide zorlasiyor :( yerinde duramiyorsun, artik el cabukluguyla o kadar hizli yapmaya basladim ki herseyi...pisik kremi vs unut...Bir ara Evanin annesi Selincim le sizi kandirma yontemlerimizi paylasmistik: ben sana mini mini bir kusu soylerken degistirebiliyordum bir tek altini, pur dikkat beni dinliyor, cok bayiliyordun bu sarkiya... Selin de yine guzide musiki eserlerimizden  - kendi yorumunu katarak soyledigi - “eller eller ve Ali babanin ciftligiile kitliyormus Eva’cigi. Selincim, bizi okuyorsan – bana artik bunlarin hicbiri fayda etmez oldu :( artik 1 dakikada, ayakta ne becerebildiysem...
    Uykularimiz iyi, aksam 8:30 gibi yatip, 6:30-7 gibi yine erkenden kalkiyorsun (deden: memleket ayar saati diyor senin icin, kacta yatarsan yat yine erkenden, 6:30da sabahin korunde, super bir enerjiyle ayaktasin.) Bu aralar artik bu 6:30-7ler beni yormaya basladigi icin, uyaninca yatagimiza aliyorum seni, biraz sacini oksarsam tekrar daliyorsun uykuya, bazen 8e kadar oyle idare edebiliyoruz. Ha unutmadan maalesef bu aralar kendi karyolani sevmez oldun, dar geldigini hic sanmiyorum, baya buyuk almistik cunku, ama belki de artik parmaklikli bir yerde olma hissini sevmiyorsun. Seni artik odandaki buyuk beyaz cekyati acip orda uyutuyorum, alcak zaten, su ana kadar hic dusmedin ama belki de ona bir koruma gibi bisey almakta fayda var.
    Onun disinda cok ama coook mutlu bir cocuksun. Bunu seni her goren soyluyor zaten. Tanidigin bildigin insanlari gorunce hep guluyorsun, cok canayakin, sicakkanli, sevecensin. Tum arkadaslarimla, akrabalarimizla iki dakika alisma evresinden sonra hemen icli disli olmaya basliyorsun. Arkadaslarinla oynarken de cok kibar, cok nazik davraniyorsun herkese, su gune kadar 1 kisiye bile vurdugunu gormedim, parkta bi arkadasin elinden oyuncagini alirsa, aglayip yanima geliyorsun hemen, elimden tutup beni oraya goturuyorsun git oyuncagimi al diye. Bu iyi birsey mi bilmiyorum ama bildigim birsey var cusse olarak masallahin var, istesen gayet rahat kendin de geri alabilirsin ama hic kimseye kaba kuvvet uyguladigini, ittigini, vurdugunu gormedim su ana kadar.  
     
     
     
     
     
     
    Ustte 6, altta 6 olmak uzere 12 disin var. 4 tanesi de yolda, uclari gozukuyor. Azi disleri cikarken bizi baya yordu, uzdu :( bas bas bagirarak yataktan kalkip, elinle ceneni tutarak ve resmen ayagini yere vurarak dakikalarca agladigin o geceyi hic unutmayacagim, baban da yoktu, nasil caresiz kalmistim  :( Calpol iyi geldi 1-2 saat uyuttu seni ama sonra yine kalktin..sabahi zor ettik, ilk defa boyle korkunc bir gece gecirdik. 1-2 gun surdu bu durum ama sonra atlattik. Canim benim, iste buyumek bazen de boyle acili birsey...  

    Konusma konusuna gelince bana sanki bu aralar bir ileri bir geri gidiyoruz gibi geliyor. Ilk kelimelerini cok hizli bir sekilde ogrenmistin, nerdeyse her gun yeni birsey ekleniyordu Kaancasozlugumuze :) simdilerde ise sanki daha tedbirli gidiyorsun, eski ogrendiklerini dondurup dondurup duruyorsun. Daha cok yeni kelimeye ihtiyac yok, ben su kadarcik kelimeyle bile oynatiyorum sizi parmagimda zaten der gibisin... Gerci doktora 55-60 civari kelimen oldugunu soyledigimde, e cok iyi!! dedi...18 aylik bebeklerde en az 10 civari kelime normal imis. 25% ingilizce, 25 % turkce, 50% kaanca karisimindan olusan yeni kelimelerimizden bahsedeyim simdi, hani su hic unutmayalim dediklerimiz... sanirim en son bu yazimda bahsetmistim ilk kelimelerinden, onun uzerine tabi bi dolu sey eklendi. Unuttuklarim vardir mutlaka ama hatirladigim kadariyla kaancada ne ne demekmis, buyur bakalim :


    1.      emma = elma

    2.      anne

    3.      baba  (anne ve babayi artik cok duzgun soyluyorsun)

    4.      hatdi = hadi

    5.      mama

    6.      kaka

    7.      at

    8.      oki = OK

    9.      geh = gel

    10.  havhav = kopek

    11.  kuu kuuu = kus (ama bunu soylerken bi de elinle illa “gel gel” yapiyorsun, yememek icin zor tutuyorum kendimi :)

    12.  arrba = araba ("rrrrrr rrrrr" diye araba sesi hemen arkadan gelmezse olmaz :)

    13.   balon

    14.   ga-kka = yumurta

    15.   nöööö = no (ingiliz aksanlisindan)

    16.   ded-de = dede

    17.   aaded-de = aydede

    18.   mooo = inek

    19.   caaaat = cat (kedi)

    20.   row row = gemi, bot gibi yuzen deniz tasitlari genelde kurek cekmek anlamina gelen "row row"

    21.   roll over = yuvarlan

    22.   maaa = mine (benim)

    23.   ninana = banana

    24.   ball = top

    25.   kaykay = kaydirak

    26.   bravo = baavoo

    27.   yayy ! (sevindiginde mesela dusa giderken, veya “high five” (yani ‘cak bakalim”) dedigimizde kullanilan sevinc gosterisi kelimesi)

    28.   aga = canta

    29.   akka = anahtar

    30.   oglum

    31.   Hoppaaa

    32.   Ayya = ayak

    33.   Oldu mu? Oldu

    34.   Ooo

    35.   Hayir

    36.   Do do = ding dong lu saat

    37.   Ac

    38.   Kapa

    39.   Der = ver

    40.   This = para ya da cuzdandan cikarilan kart icin kullanilan bir kelime, tam anlayamadim

    41.   Bluu = mavi

    42.   Ne

    43.   Ssss = su

    44.   Bitti bitti

    45.   Pisss = pis

    46.   Cisss = çiş

    47.   Up = yukari

    48.   Down = asagi

    49.   Amaaan (bu kelimeyle igili super bir bodrum deniz animiz var, surekli babaannenin aklina gelip gelip onu gulduren, anlatirim tatilimizi yazarken)

    50.   Yapma

    51.   Pipi

    52.   Alo

    53.   Bye
    54. Yeah = ata biner gibi sirtima ciktigimda cikardigin ses, saniyorum "deh" anlamina geliyor :)

    55. kiikkkk = kurt (bu biraz benim hatam, sana "kirmizi baslikli kiz"i okurkenki kurt canlandirmam :)

    56. go = git, gidelim

    57. hamm = yutma unlemi

    58. abba = ayakkabi

    59. Tisss = snake (yilan)

    Iki kelimeli cumleler de kurmaya basladin hafiften "anne gel"; "baba gel"; "let's go"; “I know”; “dede ayak” (yani beni ayaginda ziplat) gibi...
    Anlama konusunda ise cok cok daha iyi durumdayiz, hala hepsini degil ama dediklerimizin cogunu anlar oldun. Bu aralar en cok sana dagittigin oyuncaklari toplatmayi seviyorum cunku topla kelimesinin ne demek oldugunu artik biliyorsun, umarim isine gelmediginde unutmazsin :)
    Kulak, burun, goz, el, ayak, pipi, gobek, ayakkabi, corap, balik, kus, inek vs nerde? diyince gosterebiliyorsun. Suyunu ic diyince bardaktan kendin iciniyorsun, kasikla doke saca da olsa kendi kendini besleyebiliyorsun. Zipla diyince zipliyor, kos diyince kosuyorsun. Roll over diyince yatagin ustunde kendini yuvarliyorsun.
    Bunlar disinda bu gectigimiz aylarda en cok gulduklerim/ icimi eritenler sunlar:
    • Sabah sen uykudan kalktiktan sonra ben hala azicik ucundan kestirmeye calisiyorsam, yataktan kalkmam icin elimden ayagimdan cekmen, bazen o da yetmeyince, goz kapaklarimi kaldirman :)
    •  “Shower shower?" (yani banyo yapalim mi?) dendiginde “Yayyyy” diyerek hemen elimden tutup yukaridaki banyoya cikmak icin merdivenlere kosman,
    • "Getir" diyince terlikleri getirmen, hatta eger beni bir yere goturmek istiyorsan ayagama bile giydirmen. Kendi ayakkabilarin giydirmemi istiyorsan beni kapiya cekip ayagini 3-4 kere yere vurman
    • Begenmedigin yemegi elinin tersiyle cevirip “bitti bitti” demen, bir de gece uyumadan once sutunu ictikten sonra “bitti bitti” demen
    • "Sortunu giy" diyince sortu bacaklarinin ustunde tutup o seklilde yurumeye calisman. Kiyafertlerini giydirirken kolunu bacagini kaldirma seklinde bana yardimci olman
    • Muzikle dans etmen, slow muzikte saga sola tatli tatli salinman, hareketli biseyler duydugunda da ayaklari yere vurman. En favorim, muzikli pembe filinle birlikte dans etmen saga sola salinarak, onun bir videosunu cekmeliyim
    • Bos bir bavulu, ya da sandalyeyi itmeye calisip,”i-iiiih” diye cok zorlaniyormus sesi cikarman, itiyormus gibi yapman
    • Matruska bebeklerini ic ice gecirmeye calisirken sikisinca hemen “ac” demen
    • Boya kalemlerinle kagidi degil de masayi, yeri karaladigini gordugumde kizip seni yakalamaya geldigimde, kikir kikir gulerek kosup 1 metre otedeki yeri karalamaya calisman (resmen beni kizdirmayi oyun zannediyorsun, Allahtan boya kalemler wet wipelar ile rahat rahat cikiyor)
    • Garfield oyuncagini, minik filini beslemen, onlara mama yedirmeye, kahve icirmeye calisman ( “ffffuuuvt” "ohhh' diye ses cikararak kahve iciyormus taklidi yapip, bos bardagi bir kendi agzina bir oyuncagin agzina goturmen)
    • Her ilk gordugun objeye, kaslarini kaldirip wow ne degisik bir icat der gibi “OOOO” demen...
    • "Op" diyince o minik dudaklarla opmen, "hug" (saril) diyince kosa kosa gelip kocaman sarilman
    • Masada begenmedigin bir yemek varsa (haslanmis brokoli mesela), eline alip yemem icin benim agzima goturmen ve de "hammm" demen :) (uyanik seniiii...yemezler :) 
     
    Ve daha bir dolu sey...bir dolu guzel ani...cok seviyoruz seni oglum...1.5 yasin da kutlu olsun... :)