Showing posts with label yuzme. Show all posts
Showing posts with label yuzme. Show all posts

Thursday, August 21, 2014

Su Kusu Yuzmeyi Ogrendi

Denizi her ne kadar cok sevmese de havuz asigi Kaancigim, 3.5 yasindayken yuzme ogrendi. Zaten simit ve kollukla arasi hic olmamisti, zoggs bobin yelegini severek takiyordu, onun da sungerlerini kademe kademe cikararak alistirdik. Atlama hoplama ziplama hastasi oldugu icin de zaten dalmaya alismasi da cok kolay oldu.


Bu senenin Bodrum tatilini sonra yazarim, simdilik elim degmisken sadece bu videoyu yukleyeyim dedim. 

Friday, July 11, 2014

Beyaz Atli Prens ve Turkiye'de Ilk Yaz Okulu Maceramiz

Yaz tatilini gecirmek icin 2 ayligina Istanbul'a geldik 20 Haziranda. Ben sirketin Istanbul ofisinden calismaya devam ediyorum. Ozancik evde, Kaancik - seni de hem biraz yamuk Turkce'n gelissin (uzgunum birtanem - Ingilizcen baya baya iyi ama maalesef Turkce'n cok komik hala) hem de evde sikilma diye anneanneniz sayesinde buldugumuz, eve cok yakin olan, Prof. Dr. Ustun Dokmen'in Kosuyolu Kucuk Seyler Anaokulunun yaz okuluna goturuyoruz her gun. Bugun binicilik aktivitesi vardi, ofise gitmedim seninle geldim, o beyaz at ustundeki endamini gormeye :)









Sali gunleri yuzme, persembe gunleri de binicilik var yaz okulunda. Yuzmeye gidemedim, ama okulun websitesinden gordum yaptiklarini :)












Ogretmenin Tuba (senin deyiminle "Du-ba Ortmen"'i cok seviyorsun...zaten tanidigim, gordugum kadariyla ogretmenler kesinlikle gecen donem mecbur kaldigimiz Dubai'deki soguk, donuk ingiliz hocalarimizdan cok cok daha iyi, eglenceli, insancil. Her zamanki gibi yemeklerini burda da yemiyorsun, tek sorunumuz o :( 

Gecen  kisin geldigimizde deneme icin 5 gun gitmistin, iste o zamanlardan cekilme bir video, 3 yasindayken "ilk siir"in. Izledigimde nasil da duygulanmistim...Ingilizce ogrendiklerin ayni etkiyi yaratmiyor, Turkce olunca, "annecim" konulu olunca bir baska oldu :) Canim Oglum.


Sunday, April 14, 2013

Ozan'cik Anneannesi - Dedesiyle Dubai'de

Bu fotograflarin da uzerinden baya zaman gecti, ama ancak yukleyebiliyorum.

Ozan'cik - sasirdim valla tekrar bakinca - senin saclarin bile varmis o gunlerde :)





Amerika sonrasi normal hayata donus projemizde yardimima kosan ve Nisan ayinin ilk 2 haftasini bizimle geciren dedenin ve anneannenin hakki odenmez.




Gercekten ne kadar tesekkur etsem azdir onlara... Evin daginikligini toparlamadan tut, kaancik'in uyku duzenine geri kavusmasina, hastalanan anneleri vitamin takviyesiyle 1 gunde iyilestirmeden, o siralar bir gaz bombasi olan ozancik'in gazinin cikarilmasina kadar her cephede benimle ugrastilar saolsunlar...yorduk onlari cok ama sikayetci olmadiklarini soyleyip durdular :)

Ikinizle gecirdikleri keyifli gunlerden fotolar asagida.

Ozancik - iste 40 gunlukken ilk havuz sefan...












Madinat Jumeirah'da gezmeler, tozmalar, yemekler...







Biraz bahcede mangal sefasi...




Evde biraz soluklanma / tekrar ise koyulma...









Ozancik'i, o ilk gunlerin kaosunda, boyle huzurlu uyutabilmemizde emeginiz buyuk dede-anneanne...iyi ki varsiniz...

Tuesday, August 7, 2012

Tatil Anilari - Bolum:2 - BODRUM

Dedim ya uzun tatil oldu bu yaz. Anlat anlat, foto yukle yukle bitmiyor. Neyse bunlar son :)











 
2-12 Agustos tarihleri arasinda babaanne ve dedeyle, Bitez’de Okaliptus Otel (www.okaliptus.com.tr ) adli, bebekli tatil icin gayet guzel, denize sifir, yokussuz, merdivensiz, havuzlu, hamakli, minderli, onunde terliklerle sipidik sipidik yuruyus yapabileceginiz bir kordonu olan, icinde oyle aman aman bir luksu olmayan ama rahat, fiyatca da ekonomik sayilabilecek, mutevazi bir otelde kaldik. Bodrum’da bebekle nerde kalirim diye dusunenlere duyurulur, biz cok rahat ettik.  

Sabah kahvaltisiyla birlikte baslayan gunlerin once biraz minderlerde kosturmak, ziplamak hoplamak, sonra bilimium kumsal aktivitesiyle gecti.












 
Babaanne-Dede ile bol bol yuzduk, gezdik, dinlendik. Ozellikle aksamustu, yemek oncesi balkon sefalarimiz cok keyifliydi...







Babaannenin aldigi bornozun su sirin terlikleri ustundeyken de nihayet bir pozunu yakalayabilmisim, o pofuduk ayaklar da kayda gecsin :)

 
Gumusluk, Bodrum’un ici, Turkbuku, Turgutreis Marina, Yalikavak Marina…Bodrum ne kadar buyuk aslinda!! Yarim adanin her kosesinde de bir aktivite birseyler var. Sanirim en son 2004te gelmistim (Leyloshun annesi Muge ile) O zamandan beri baya degismis, guzellesmis…ve bence o “cheesy/ piyasa” mekan havasindan cikmis (ya da belki de hala oyle, ama ben yas ilerleyince artik piyasa yerlere gitmez oldugum icin  bana daha huzurlu geldi :))











Aslinda bu yazinin basligi belki de “Amaaaan!!”  olmaliydi :) Bu tatile de damgasini vuran bir cok incilerin oldu oglushum, ama sanirim en komigini ozetlemek icin bu cok uygun bir kelime. Bu satirlari okudugu anda babaannenin yine kikir kikir guluyor oldugunu tahmin ediyorum. Cunku gecenlerde gecenin bir yarisi uyandiginda o yasananlar aklina gelmis ve yine dakikalarca gulmus :) Olay soyle: Simdi biz bu Cesme’nin soguk sularindan kactik, guya sicak denize gircez ya, geldik Bodrum’a, e bu da soguk! Olsa olsa 2-3 derece daha sicaktir ama yani yine oyle saatlerce suda kalinmiyor. Ama niyeyse butun sulale olarak seni denize sokmaya cok hevesliyiz her zamanki gibi :) Yine oyle bir gun, deden ve babaannen guzel guzel girmisler yuzmusler, ama tirsak ben ve baban kenarda, sig yerde, brrrr brrr brrr, 1 saat vucudumuzu alistirmaya calisiyoruz. Babaanne ve dede, vucutlari isiya alismis her denizin icindeki canli gibi “gelin geliiiin hemen alisiyor insan” diyor klasik :) baban da ben de hem giremiyoruz, hem seni surukluyoruz, kollarini basini islatip, alistirmaya calisiyoruz. Sen bir yandan “Yapmaaa! Yapmaaa!” diye feryatlar atiyor, bir yandan kendini kurtaracak bi kacis yolu ariyorsun. Tam o sirada babaanneyi goruyorsun, sefkatli kollarini sana acmis ‘gel yavrum” diye cagiriyor, kacar mi bu firsat, bizden kurtulup hemen onun kucagina gidiveriyorsun. Gidis o gidis, babaanne seni islak mayosu ve vucuduyla bir kucakliyiverince de feryadi patlatiyorsun “Amaaaaan!!!” :))))

O gunden sonra hepimizin agzina dolandi iste bu “Amaaan” :) ve de yagmurdan kacarken doluya tutulan, feryat figan kacisan o komik hallerin :) Ve sen bir daha noolur noolmaz biri yine cekiverir belki diye, kovanla kureginle bile, denizin yarim metreden cok yakinina yaklasmadin. Suyu ilik oldugu icin tum tatil havuzdan cikmadin! Babaanneyle gule oynaya yuzdun hep.














Baban ilerde saniyorum 4-5 yasina geldiginde sana da ogretmeyi, birlikte yapmayi cok istedigi bir hobisine vakit bulabildi. Bol bol yelken yapti ruzgarli havalarda…Biz de onu bekledik kiyida. Sen tutulmus canli baliklarla deneyler yaptin kendince. 

 
Arkadasin Erim ve annesi babasi da o tarihlerde Bodrum Aktur’daydi. Arada sirada da onlarin orda denize girdik.





 
Birlikte gunesin guzel batisini izledik Limon'da...





 
Bir suru guzel aniyla dolu bir tatil oldu. Bizim icin ise ayri bir yeri var, getirdigi surpriz haberle "unutulmaz" oldu. Neyse artik o surprizi de bir sonraki yazida anlatayim :)