Showing posts with label kardes. Show all posts
Showing posts with label kardes. Show all posts

Friday, June 5, 2015

Kardes Sevgisi - I (Ozancik ve Kaancik'in Birlikte Ilk Aylarindan Anilar)

Ozancik dogduktan 1 ay sonra yaratmisim bu folderi, adini "kardes sevgisi" koymusum...alakali fotolar geldikce oraya koyarim 1-2 haftaya da bloga koyarim demistim...2 sene gecmis uzerinden...Folder sistikce sisiyor, iki kardesin birbirine olan sevgisi arttikca artiyor ama tembel anneleri bir turlu bunlari yazmaya vakit bulamiyor.

Kaan'cigim, bu kadar az yas farki olmasina ragmen, ilk gunden beri ne kadar olgun ve ne kadar sevgi dolusun kardesine...canim oglum benim. Evde en buyuk yardimcimsin. Seni cok seviyorum.

Asagidaki fotolar Ozancikla Kaancik'in birbirlerine olan sevgilerini anlatan anlardan sadece birkaci...birlikte ilk gunlerinden, ilk aylarindan...resimleri, videolari duzenledikce, karsima ciktikca tekrar koyarim - "kardes sevgisi" serisinin birincisi postu bu olsun.

Ozancik dogdugunda aslinda sadece 2 yas 2 aylik bir bebek olan Kaancigim'a ister istemez bir "buyuk abi oldun sen artik bu yaramazliklari yapmaman lazim!" "aa...niye oyle yapiyorsun, sen bebek misin?" "ogluuuum kardesinin canini acitiyorsun, bilmiyor musun?!" gibi bilimum baskilar yapmisizdir... halbuki "bilmiyor musun?" e bilmiyorsun tabi! sen de bebeksin daha...iste insan o an 2 canlinin bakimi, buyumesi, sagligi, hijyeni diye dusunup motorlari biraz yakmis oluyor, affet oglush.

Kaan'im, ben bu satirlari yazarken sen artik 4 yasinda oldun, Ozancigim da su anda senin o zamanki halin kadar kucuk ve biz Ozan'a bebek muamelesi yapiyoruz hala. Dusununce, sen de bebekmissin o zamanlar hala halbuki. Senden ne kadar cok beklemisiz. Canim oglum. Su siralar bana ne kadar yardimci oldugunu bir bilsen...sen olmasan naapardik bilmiyorum, iyi ki varsin bambamim. Iyi ki kardesini bu kadar cok seviyorsun, her firsatta onu guldurmeye, eglendirmeye, oyununa dahil etmeye calisiyorsun. Her gun birlikte bahcede hortumla bir dolu oyunlar kikirdemeler, yastik savasi (ozan'in deyisyle "piii faaay" (pillow fight),  ata binmece (ozanin deyisiyle "giddy up horse" ; el ele tutusarak oynadiginiz "ring-a-ring-a-roses" sensiz hic keyifli olmazdi. Iyi ki birlikte oynamaktan keyif alacaginiz bir yas araliginda dunyaya getirmisiz Ozan'i da. O da seni cok seviyor, biliyorsun...ilk ogrendigi kelime anneden babadan once "Kaan" oldu - "Kaaaa" diye diye iniyor merdivenlerden asagi her sabah.

Bir tanesiniz canlarim..... ilerde su resimdeki gibi olur musunuz, size de boyle bir t-shirt yaparmiyiz bilmem, ama simdilik cok iyi gidiyor bu kardeslik.



Bakin iste biraz eski gunlerden, ilk gunlerinizden fotograflar asagida:

Bu pozlar, evde, Dubai'de - Nisan 2013 (Ozancik yeni gelmis: 1 aylik, Kaancik 27 aylik)




Madinat Jumeirah'da - Nisan 2013 (Ozancik 1 aylik, Kaancik 27 aylik )
















Dubai'de, Mayis 2013 (Ozancik 2 aylik, Kaancik 28 aylik)





Londra'da tatilde, otel odasinda - Temmuz, 2013 (Ozancik 3 aylik, Kaancik 29 aylik)





Dubai'de, Bodrum'da Temmuz - Agustos 2013 (Ozancik 5 aylik, Kaancik 31 aylik)





Dubai'de Eylul 2013 (Ozancik 6 aylik, Kaancik 32 aylik)



Dubai'de Ekim, 2013 (Kaancik 33 aylik, Ozancik 7 aylik)





Dubai'de Kasim 20, 2013 (Kaancik 34 aylik, Ozancik 8 aylik)





Istanbul ve Dubai'de - Ocak 31, 2014 (Kaancik 3 yasinda, Ozancik 10 aylik)












Canlarim...

Thursday, March 21, 2013

Tanistirayim: Tombik Yanak OZAN AKCA (a.k.a. Ozancik) ve Dogum Hikayesi

Evet yazamadim, bir turlu yazamadim...ozur dilerim. Biliyorum, dunyadaki tek iki cocuklu anne ben degilim ama inanin vakit bulamadim. Oturayim, soyle guzel guzel anlatayim, uzun uzun yazayim istedim ama baktim olmayacak - bizden haber bekleyen arkadaslarimizi ve blogumuzun sevgili takipcilerini artik daha da fazla sinirlendirmeyeyim dedim.

Sevgili Oglushlarim, yaramaz Baby Akca’larim benim… kafami toplayip da soyle duzgun, akici biseyler yazmaya hala vaktim yok, ama bir yerden de baslamak, unutmadan boluk porcuk de olsa olan biteni bi anlatmak istiyorum.
Efendim, once yeni askimizi blogumuzun takipcileriyle bir tanistirayim. Buyrunuz, yanak sampiyonu: OZAN AKCA  :)

 
 
 
 


 
 
 

 
 
 
Nasil? Komik bi tip degil mi?
Kendisi 6 Mart 2013 carsamba gunu, yine cok karli bir Chicago gunu, ogleden sonra 16:38de ufak bir “tosuncuk” kivaminda dunyaya geldi. Kilosu:  4.26 kg (9 lb 46 oz), boyu: 56 cm (22inch) idi. Doktorumuz bile bu kadar kocaman cikmasina inanamadi. E baya baya yanaklariyla, gidisiyla geldi Ozancik  :)  Iste birlikte ilk gunumuzden, o goz-burun sismis halimizden de resimler…







 
 

 
Ozan’cim, Hosgeldin ikinci melegim…minik kuzum…hosgeldin! cok sukur Allah’a, heyseyinle cok saglikli, mukemmel bir bebek olarak aramiza katildin O gunden beri ya birkac dakika once annenin binbir emek verdigi sutleri yogurt yapip agzindan cikartarak, ya babaninin uzerine iseyerek, ya da annenin elbisesine tazyikli kakalar fiskirtarak, yani etrafina sulu sakalar yaparak hayatina devam ediyorsun :) Ve de dedenin de dedigi gibi, uyuyup uyuyup buyumeyi bekliyorsun...hayata simsiki tutunuyorsun.




Abin ile ilk kez yasadigimiz bircok duyguyu bize tekrar tattiriyor, hayatimiza nese katiyorsun... Minik "abi" Kaancik'a de cok farkli duygular yasatiyorsun, seni bol bol opuyor, seviyor, oksuyor o da...hicbir kiskanclik belirtisi yok, en azindan simdilik :)

Sayende, baban da ben de o safligi, o mis kokuyu tekrar icimize sokuyoruz hergun…sıkıstırıp, minciklayip duruyoruz hergun…isirmamak icin kendimizi zor tutuyoruz… Ben yine biraz daha insancil yaklasiyorum ama baban baya fena durumda…sana zarar vericek diye korkuyorum gercekten…gecenlerde bakmis internetten, efendim -  bu bir hastalikmis, adi :”cuteness aggression” yani “sirinlik saldirganligi” – cok minicik, sevimli seyleri sikma (hatta zarar verecek boyutta sikma) istegi olurmus insanlarda… gercekten dislerini gicirdattigini kendini zor tuttugunu gorebiliyorum ve bazen korkarak elinden aliyorum oglum seni :0 neyse, buyuyunce acisini cikartirsin tahmin ediyorum.
Inanmasi zor benim icin ama Ozan’im 6 haftalik oldun bile, hatta yeni yeni etrafina gulucukler sacmaya bile basladin!…kollar, bacaklar bogum bogum oldu. Kas goz oynamaya basladi, mimikler tam yemelik oldu :) Ilk baslarda her yeni doganda gorulen sarilik sende de vardi, gecmistir artik diye tahmin ediyordum ilk ay sonunda ama sanirim 1,5 ay kadar surdu bu sari/turuncu hal. Hatta kaan cok cok beyaz bir cocuk oldugu icin, ikinizin altini arka arkaya degistirdigim zamanlarda – “aallah allah bu cocuk da boyle biraz bugday tenli o zaman” diyordum…ama sonradan anlasildi ki sen de bi pamuksun…sonradan sonraya, yeni yeni rengin duzelmeye basladi, yine bembeyaz akca pakca bir oglan cikti karsimiza…

Her gecen gun daha da guzellesiyor, babanin ve benim istahimizi kabartiyorsun acik konusiim :)
Yeni dogum yapacak arkadaslarima soz vermistim, simdi dogum hikayemizi anlatiyorum resim ve videolarla – gayet rahat bir dogum oldu, hic kotu bir goruntu yok (benim sisko yanagim ve gidimdan baska) :) Dogumu son derece dogal ve mucizevi bir olay olarak gordugum ve baskalarinin dogum hikayelerini cok buyuk zevkle okudugum icin ben de paylasmaktan cekinmiyorum, ama detayi merak etmeyen, istemeyen bundan sonrasini okumasin, izlemesin tabi.
Evet, dedigim gibi karli bir Chicago sabahiydi, penceremizden gorulen manzara bu:

 
“Karni burnunda” deyimi bende yeni bi boyut almisti artik son zamanlarda. Gorenlerin dehsetle baktiklari kocaman gobegim gitsin, elime guzel bi oglancik gelsin artik istiyordum hemen. Ailecek senin gelisin icin sabirsizlaniyorduk.
 










35-37. Haftalarda, sonradan sebebini zencefil cayina yordugum baya siddetli sancilar nedeniyle bizi korkutmustun hatirlarsin. Doktorun dahil hepimiz, erken geliceksin sanmistik. Ama sonra nasil olduysa kesildi o kasilmalar…Baban 1 Mart’ta Dubai’den yanimiza gelir gelmez, tekrar geri gelsin kasilmalar ve dogum artik baslasin diye herseyi yaptik (abin Kaan sayesinde zaten bol bol oturup kalkiyordum gerci gun icinde ama hareketlerimi arttirdim, zencefil cayina geri donduk, istakoz da dogum baslatir diye duyduk, hemen Red Lobster’a goturdu baban bizi. 20 cm kar vardi disarda o gece , hic unutmiycam mutlu bir cekirdek aile olarak arabanin sileceklerini zorlayan o kar yagisi altinda, kaan’la sarki soyleye soyleye o restaurant gidisimizi…“wipers of the bus go swish swish swish..” :)

 








Abin o gece ayri bir yorucuydu, o kar yagisi onu heyecanlandirdi saniyorum, bir saga bir sola kosmak istedi disarda, ben ve baban da arkasinda…gobekte de sen…. Iste sen aramiza katilmadan 1 gece oncesi…uc kisi gecirdigimiz o son gece.
 




 
Gerci istakoz, bende arkadasim Selay’a yaptigi etkiyi yapmadi bence, sabah kalktigimda kasilmalarim vardi ama dogum getirecek kadar yoktu, ve baya duzensizdi, yani periyodik degildi. Kaan’I okula biraktik ve 40. Hafta sonu doktor kontrolumuze gittik babanla. Beni gelir gelmez NSTye bagladilar yine kasilmalarimi olcmek icin. Kasilmalar biraz daha artmisti ama cok da siddetli ve duzenli degildi. “Dogumu getirir, kocam gelmeden asla” diyerek birkac haftadir erteledigim genital muayeneyi yapti doktor ve an itibariyle 4 cm oldugumu soyledi! Sasirdik cok…”karar sizin ama bence suni sanci ile dogumu baslatalim artik” dedi doktor. Gecen sefer de boyle olmustu, bu sefer gercek dogum sancilarimi bekleyeyim (soyle filmlerdeki gibi bir heyecan yasiyayim :) istiyordum ama bir yandan da babanin is icin cok kisa zamanda Dubai’ye donmesi gerekiyordu.

Bir muddet kararsiz kaldik, doktorla endiselerimi paylastim (suni sancinin, normal giden dogumu acil sezeryana cevirme olasiliginin yuksek oldugunu okumustum) ama o beni baya rahatlatti, merak etme “ilkinde de yaptik bunda da hersey yolunda gidecek ve normal dogum olacak” dedi. Ve sonunda dogumu baslatmaya karar verdik. Iyi ki de oyle karar vermisiz, cunku zaten geliyormus gercek sancilar anladigim kadariyla.  Beni dogum odasina aldiklarinda oglen 11:45 idi saat, daha bana Pitocin (suni sanci serumu) baglanmadan bile 5-6 cm olmustum, sancilar da artmisti.

Saat 12:15 gibi Pitocin damlalari damarlarimdan gecmeye basladi. Saat 12:45te tekrar acilma icin muayeneye ederken suyum patlatildi. Doctorun yanindaki hemsirelere “clear water, all good” (su temiz, berrak, hersey iyi) dedigini cok net hatirliyorum, cunku suyun renginin yesil olmasi durumunda da acil sezeryana alinma durumunu okumustum yine internette (anladiginiz uzere yine son haftalarda pimpirik yapip tekrar o dogum hikayelerini karistirmaya baslamistim – iste hic akillanmam ben) Neyse 6cm oldugumu ve artik epidural alabilecegimi soylediler. Ilk dogumdan sonra insana bi cesaret geliyor herhalde, ne olacagini bildigin icin saniyorum. Dedim "ben bu sefer epiduralsiz bile yapabilirim belki"!!…Cunku sancilar, gercekten hic oyle dayanilamayacak gibi falan degildi, sordum hemsireye “sancilarim mi azaldi?” diye - bagli oldugum monitore bakip…hemsire tam tersine arttigini ama benim buyuk ihtimalle “aciya toleransim”in arttigini soyledi, ikinci dogumlarda genelde boyle olurmus annelere.
 
Bi ara baban, saolsun dogum ve sonrasi icin istanbuldan kalkip bize yardima gelen babaanneni, Yuksel teyzelerden alip hastaneye getirmek uzere odadan ayrildi. Hemsire “Gitmeyin” dedi, “cok hizli olacak hersey, ikinci dogum oyle birinci gibi degildir”…baban ilkinde 17 saat boyunca doguramayan karisina guvendi, gitti-geldi…neyseki o yokken bisey olmadi ama hemsire de oyle diyince ben de hop oturup hop kalktim, ya baban yoldayken olursa biseyler diye…
Neyse, dakikalar gecti…o arttigi soylenen aci toleransimin aslinda cok da artmadigini farkettim :)Sancilar gumbur gumbur gelmeye basladi. Aci? bence hala dayanilabilirdi, regl agrisindan hallice yine...

Saat 2:30 gibi 7 cm oldugumu soylediler, ben de daha fazla beklersem ve dogum cok hizli ilerlerse belki almak icin cok gec olur diye dusunerek istedim epidurali. (Cok garip o an sancilarin verdigi aci gercekten dayanilamayacak birsey hic degil…ama sonrasi,o itme sirasinda yasayacagim aciyi bilemedigim, kestiremedigim icin cesaret edemedim epiduralsiz yapmaya. Iyi ki de oyle yapmisim, cunku bu sefer kaan’dakinden cok daha uzun sure itmek zorunda kaldim bidigi.)
Epiduralden sonra basladi toz pembe ruh hali :) niyeyse sol bacagim sag bacagimdan daha cok uyustu ama genel olarak, hicbirsey hissetmiyordum. Saat 3 gibi – en gec saat 6 da okuldan alabilecegimiz abini okuldan almamiz gerektigi geldi babanin aklina…”ben bi gidip-geleyim” dedi yine…hemsire “dur” dedi yine :) ben: heyecanlandim yine…
Bir yandan hak da veriyorum simdi dogum saat 4 ya da 5 gibi olursa, sonrasinda hic gidemeyecek diye gitmesi lazim…ama bir yandan da korkuyorum, o kadar okyanuslar otesinden Dubai’den dogum icin gelip, dogumu kacirirsa, yanimda olamazsa diye…cunku gercekten babanin o anda odada olmasi, elimi tutmasi, ilkindeki gibi bana surekli “hadi” demesi, gazlamasi lazim… onsuz yapamam….
Istemeye istemeye “iyi, peki git” dedim…”Ama bu karda hizli kullanma, dikkatli ol ve de cok cabuk gel…” bu ucu bir arada nasil olacakti? - ben de inanmadim dedigime ama yine de cabucak gelmesi lazimdi.
Baban, babaannenle birlikte 3 gibi cikti odadan. Kaldim mi yanliz?...bagli oldugum aletlerin sesi, saatin tiktaki…hersey daha hizli ilerlemeye basladi. 3:45 te kontrole gelen ve babana “gitme” diyen hemsire “artik 10cm.siniz, itmeye hazirsiniz” dedi. “Uhuuuuu…” :( basladim aglamaya panikten…hemsirenin gozlerinde bir “ben esinize demistim” bakisi, ben de bi panic hali…aradim babani, daha yeni okula varmis!!! :( “bekleyemez misin?” dedi…cevap olarak ne dedim hic hatirlamiyorum ama biraz kocaciimin gozunu korkutmus olucam ki, 20 dakika icinde geri geldi :) ve cok sukur bu isi, basladigimiz gibi “ikimiz birlikte” bitirdik…Yaklasik 10-15 ikinma neticesinde, ilk dogumumdaki  gibi vacumla mudaheleye gerek olmadan, gayet rahat bir sekilde geldin kucagimiza Ozancik…tam hayallerimdeki gibi bir dogum oldu. Cikar cikmaz, kordonun bile kesilmeden verdiler seni kucagima, sicaciktin, gercekten sicaciktin…en net hatirladigim bu…
Iste omrum boyunca unutmak istemeyecegim, hicbirseye degismeyecegim o dogum ani:


 

HOSGELDIN KUZUM…PEMBE KUZUM…TOMBIK YANAKLIM, ARAMIZA HOSGELDIN!
Tuhaf duygular ikinci cocuk da yasanan… tekrar emzirmeyi, gaz cikarmayi, nasil tutman gerektigini hatirlamaya calisiyorsun, ama dedikleri gibi ikinci de hersey cooook daha kolay oluyormus…dogum sonrasi iyilesmem de, emzirmeye gecisim de kolay oldu.


 


 
Hastanede sadece o dogum gecesi kaldik…ertesi gun oglen gibi isitime testin, doktor kontrollerin vs biter bitmez, taktik sepetimizi kolumuza, ciktik kendi yolumuza... 


O geceyi babaannesiyle geciren abin Kaan’in eve dondugumuzde, seni gordugunde ilk tepkisini cok merak ediyordum. Hersey aylar oncesinden planladigimiz gibi, onun kardesini en rahat kabullenecegi gibi olmaliydi. Baban ve babaannenin aldiklari oyuncak “yesil motosiklet”le gelmis olucakti Ozan eve. Kaan’a ilk hediyesiydi bu…kapidan buyuk bir coskuyla bir elimizde yeni dogmus sen, bir elimizde motosiklet girdik, kaan diye seslendik, bi baktik ki uyuyakalmis…kiyamadik…ertesi gun oldu tanismaniz… planladigimiz gibi olmadi ama yine de cok guzel oldu…kaancik gitti geldi : “aaa…beybiii…beybiii” diyip durdu, ellerini, ayaklarini sevdi surekli :) biz izin verdikten sonra da kafandan opmeye basladi.
Umarim ilerde de birbirinizin en yakin arkadaslari olursunuz pamuklarim...
IKINIZI DE COK SEVIYORUZ!




 

Sevenlerimize, Takipcilerimize Not: Uzun sure yazamadim, cunku Amerika-Dubai yolculugu, evde yardimcisiz gecirilen bir sure ama sagolsun dede ve anneannenin Dubai’ye yardima kosusuyla rahatlayan temizlik, ev yerlestirmesi, yeni yardimci arayisi vs gibi bir suru isim vardi. Neyse hersey yoluna girdi sayilir artik…Bundan sonra daha hizli bir sekilde Ozancik ve Kaancik’in yeni maceralariyla yine gelicem ben.