Yine her
zamanki gibi cok gecikmis bir yaziyla karsinizdayiz sayin seyirciler. Su an,
dondurucu bir Aralik sogugunda Londra’dayim, ustelik 27 haftalik da hamileyim, MBA’im icin almam gereken iki ders
icin geldim, Tabi Dubai’liye pek yaramadi bu soguklar, iki gunde hasta oldum. Oglushum:
senin hasretinle yanip tutustugum su dandik bed & breakfast otel odasinda,
careyi resimlerine bakarak isinmakta buldugum anlardan birinde (bir yandan
oksurup, bir yandan burnumu cekerken) ne zamandir blogu guncellemedigimi
farkettim. Ve aslinda Eylul ortasi gibi yazmam gereken su “anaokulu secimi”
maceramizi anlatayim, o zamanki resimleri de bir yukleyeyim istedim.
E, konu bambam
ve egitimi olunca anne-baba ikimizin de kafası karisikti, acaba henuz cok mu
erkendi? Yoksa, sosyal gelisimin icin bu aslinda yapmamiz gereken birsey
miydi?...vs vs bir suru soru vardi kafamizda….eskiden ne guzelmis - 7 yasindan
once hicbirsey yapmaya gerek yokmus, 7 yasina gelince de eve en yakin okula
gonderip isi bitiriyormus anne-babalar…simdi oyle mi ama :( okul secme meselesine nerdeyse
dogar dogmaz basliyor bazi insanlar… once “aman ben uymiycam o hirsli annelere” dedim,
ama sonra icime hep bi kurt dustu…duramadim, ben de arastirmaya basladim.
Dubai’de
“Nursery” denilen, yani henuz bildigimiz anaokuluna (Amerikan sistemine gore 4
yasinda baslanilan “Kindergarden (KG)”, Ingiliz sistemine gore 3 yasinda
baslanilan “Foundation Stage (FS)”
dedigimiz safhalara) gecmeden once,
bebislerin 3 ayliktan – 3-4 yasina gelene kadar kabul edildikleri okullarin (saniyorum
Turkce’de de “kres” dogru terim) oldugunu biliyorduk. Gecen sene, sen tam 1
yasina yaklasirken arastirmaya/sorusturmaya baslamistim bunlari (http://www.dubaifaqs.com/nurseries-dubai.php
), 2 yasina yaklasirken, 20 aylik olunca Eylul gibi de seni baslatmaya karar vermistik
babanla.
Dubai’de,
herseyde oldugu gibi hem normal okullar, hem anaokullarinda hep bir "bekleme
listesi" oldugunu, iyi bir okul istiyorsak elimi cabuk tutmam gerektigini
arkadaslarimdan ogrenmistim. Hazir da calismiyorken, bundan iyi firsat mi olur
diyerekten, odevimi yaptim, 1 hafta icinde butun shortlist yaptigim okullari
gezdim, zaten senle birlikte gittik bircoguna da...
Ogretmenlerle konustum, tuvaletlere, genel temizlige, ogretilen seylere, egitici oyuncaklara, siniflara goz attim, mufredati anlamaya calistim. (Mufredat, US (Amerikan), UK (Ingiliz) ve IB (International) olarak uce ayriliyor burda…(bir de tabi Indian, Arabic, French, German var ama onlar bizi ilgilendirmiyor) ...bir de Montessoriler var – Montessori: (cok kisa ozetlersek) temeli bireysel eğitime dayanan, buyuk cocuklarla kucuk cocuklarin ,yani butun yas gruplarinin ayni sinifta bulundugu, soyut yerine daha somut seylerle, oyuncaklarla degil, gercek hayattan objelerle ya da daha cok tahtadan yapilmis egitici oyuncaklarla ogrenme uzerine kurulu) biraz daha farkli bir yaklasim – internette zilyon tane site var hakkinda zaten bi de ben bilgi kirliligi yaratmayayim burdan)
Babamizi da surukledim bir ogle arasi is cikisi ve sonunda cok icimize sinen, sevkatli, sevgi dolu egitimcileri olduguna inandigimiz, iyi referanslar duydugumuz/gozlemledigimiz bir okula, EYFS (Early Years Foundation Stage) kalifikasyonunda bir Ingiliz okuluna (Children’s Oasis Nursery’e) karar verdik... ismini yazdirdik listeye… Sonra da Eylul ortasi, sen 20 aylik olunca, haftanin 3 gunu (Pazartesi, Sali, carsamba) yarim gun olarak (8:30-12:30 arasi) baslattik…Ilk Sinifinin adi: Dolphins (yani “Yunuslar”:) sinifiniz 10 kisi, her sinifta 2 ogretmen, 1 yardimci var, yani 5 bebis basina bir ogretmen dusuyor. En sevdigin arkadaslarindan Alp de bu okulda, farkli sinifta cunku senden nerdeyse 1 yil 3 ay buyuk. Zaten Esra sayesinde ogrenmistim bu okulu.
Alp'cik ve annesi Esra ile her oglen cikisi bulusup sizi bir yarim saat kirk-bes dakika da bahcede oynatiyoruz. Alp'in pesinden bi kosusun var ki, o nereye sen oraya... Olur da ben unutur, eve gitmek uzere kapiya dogru yonelirsem "aaap!!" "aaap!!!" diye bana hatirlatiyorsun zaten - okul bitince ilk hedefimizin Alp'i bulmak oldugunu. Sinifinda bir Turk cocugu daha var: Mert. Annesi-babasiyla karsilasiyoruz okul giris cikislarinda hep.
Ogretmenlerle konustum, tuvaletlere, genel temizlige, ogretilen seylere, egitici oyuncaklara, siniflara goz attim, mufredati anlamaya calistim. (Mufredat, US (Amerikan), UK (Ingiliz) ve IB (International) olarak uce ayriliyor burda…(bir de tabi Indian, Arabic, French, German var ama onlar bizi ilgilendirmiyor) ...bir de Montessoriler var – Montessori: (cok kisa ozetlersek) temeli bireysel eğitime dayanan, buyuk cocuklarla kucuk cocuklarin ,yani butun yas gruplarinin ayni sinifta bulundugu, soyut yerine daha somut seylerle, oyuncaklarla degil, gercek hayattan objelerle ya da daha cok tahtadan yapilmis egitici oyuncaklarla ogrenme uzerine kurulu) biraz daha farkli bir yaklasim – internette zilyon tane site var hakkinda zaten bi de ben bilgi kirliligi yaratmayayim burdan)
Babamizi da surukledim bir ogle arasi is cikisi ve sonunda cok icimize sinen, sevkatli, sevgi dolu egitimcileri olduguna inandigimiz, iyi referanslar duydugumuz/gozlemledigimiz bir okula, EYFS (Early Years Foundation Stage) kalifikasyonunda bir Ingiliz okuluna (Children’s Oasis Nursery’e) karar verdik... ismini yazdirdik listeye… Sonra da Eylul ortasi, sen 20 aylik olunca, haftanin 3 gunu (Pazartesi, Sali, carsamba) yarim gun olarak (8:30-12:30 arasi) baslattik…Ilk Sinifinin adi: Dolphins (yani “Yunuslar”:) sinifiniz 10 kisi, her sinifta 2 ogretmen, 1 yardimci var, yani 5 bebis basina bir ogretmen dusuyor. En sevdigin arkadaslarindan Alp de bu okulda, farkli sinifta cunku senden nerdeyse 1 yil 3 ay buyuk. Zaten Esra sayesinde ogrenmistim bu okulu.
Alp'cik ve annesi Esra ile her oglen cikisi bulusup sizi bir yarim saat kirk-bes dakika da bahcede oynatiyoruz. Alp'in pesinden bi kosusun var ki, o nereye sen oraya... Olur da ben unutur, eve gitmek uzere kapiya dogru yonelirsem "aaap!!" "aaap!!!" diye bana hatirlatiyorsun zaten - okul bitince ilk hedefimizin Alp'i bulmak oldugunu. Sinifinda bir Turk cocugu daha var: Mert. Annesi-babasiyla karsilasiyoruz okul giris cikislarinda hep.
Ilerde okul
gunlerinin sayisini arttiririz, simdi alisacak misin, yadirgayacak misin
bilemedigimizden ”boyle azar azar baslayalim ilk donem” dedik, ama hic
korktugumuz gibi olmadi, gayet kolay adapte oldun cok sukur. Tabi ben ilk gun, “heyecanli
anne” olarak, ogretmenlerin Ms. Rachel ve Ms. Nadia’nin biraz basini agrittim, once onlara bir not
gibi bisii yazdim, beslenme cantana koydum, seni goturdugumde onlara bi de sozlu anlattim :)
eminim dalga gecmislerdir benimle ama naapiyim, dayanamadim…1 sayfa uzunlugunda
bir mektup niteligindeki notumda, sen aglamaya ya da huysuzlanmaya baslarsan neler yapilmasi
gerektigi, ve bazi sık kullandigin Turkce kelimelerin
aslinda ne demek oldugu vs yaziyordu daha cok…mesela “anne” nedir “mama” nedir (mama diyince bunlar simdi annesini
istiyor zannetmesin, yemek versinler diye), “su” nedir (oglushumu susuz birakmasinlar diye) vs
vs…. emzik vermemelerini soyledim, cunku nerdeyse biraktik gibi artik, gunduzleri
hic aramiyorsun, sadece uykuya gecerken aliyoruz. Neyse, ilk hafta, ilk gun once
sadece 20 dakika bensiz kaldin sinifinda, ben disarda bekledim diger annelerle –
olur da bir cingar cikarirsin diye :) sonraki gun yarim saat, sonraki gun
45 dakika…prosedur boyleymis alisma doneminde. Hep disardaydim tetikte, kendimi sana gostermeden sessiz sessiz neler
yaptigini izledim, oda kapisinin camli bolumunden…ne heyecanliydi!
Ve 3.gun ogretmenlerin, hicbir adaptasyon sorunun olmadigini, artik full 4 saat gelmeye hazir oldugunu soyledi! afferin sana uyumlu oglushum hic uzmedin beni… Simdi de arkadaslarinla hep mutlu mutlu oynuyor buluyorum seni her almaya gittigimde, ogretmenlerine gelince "hello" giderken de "bye bye" deyip el sallamayi ihmal etmiyorsun. Tabi her geldigimde bana inanilmaz simsiki bir sekilde sariliyorsun…o da icimi ayri bir eritiyor ama seni gunden gune daha fazla kendi ayaklari ustunde durmaya alisan bir cocuk olarak gorecegim icin “iyi yaptik erken baslamakla” diyorum her seferinde… Iste once ilk gununden resimler, sonra ara ara, seni birakmaya almaya geldigimde cektiklerimden…
Gecenlerde birkac
sinif toplu sarki saatinizde, niyeyse bir turlu ayrilmak istemedim ordan,
sizinle kalip ben de sarkilara katildim. Iste o gunden bir video, sen her zaman
oldugu gibi yine pek yerinde durmuyorsun tabi:
Seni her almaya geldigimde o gun nasil oldugunu soruyorum ogretmenlerine… Cok hareketli, yaramaz bi bucur oldugundan “ay acaba bu sefer bisey diycekler mi” diye de icim icimi yiyor aslinda… su ana kadar hic olumsuz bisey duymadim, hep guzel seyler duydum. Hatta ara ara su altta resimlerini gordugun gibi “superstar” “very good” rozetlerini, damgalarini aldin geldin (hehe :)) nasil da gururlaniyor insan, cocugu bir odul alinca, hemen buzdolabina yapistirdim cikartmalarini :) Ama bir gun Ms. Rachel’in gozlerini patlata patlata “HE HAS NO FEAR…UNBELIEVABLE! (hic korkusu yok…Inanilmaz! )” dedigi ani hic unutmiycam…bisikletlerle arka bahcede nasil bir hizda bir saga bir sola gittiysen artik! Kadincagiz gorduklerine inanamamis :)))
Bu arada evimizin nerdeyse dibinde, sadece 5 dakika yurume mesafesinde bir Montessori var aslinda, unlu de bir okul, bizim icin hayat cok kolay olurdu seni oraya yazdirsaydik ama mesela ogretmenleriyle konustuktan sonra, icim pek sinmedi oraya, yeterince ilgili degillermis izlenimi birakti bende. Baban da bahcesine cok yakin olan elektrik direklerine ve bir GSM vericisinin lokasyonuna kafayi takti. Dolayisiyla eledik orayi. Seni yazdirdigimiz okul ,evimize arabayla 15-20 dakika, trafiksiz, sakin bir yol – sabahlari once babayi, sonra seni birakiyorum, oglen de tekrar almaya geliyorum.
Bu yaziyi okuyan annelerin de isine yarar belki diye anaokulu / kres seciminde karar verirken dikkat ettigimiz, gormeye gittigimde gorevlilerden, ogretmenlerden ogrenmeye calistigim seyleri yaziyorum buraya:
Bu yaziyi okuyan annelerin de isine yarar belki diye anaokulu / kres seciminde karar verirken dikkat ettigimiz, gormeye gittigimde gorevlilerden, ogretmenlerden ogrenmeye calistigim seyleri yaziyorum buraya:
1. OKUL HAKKINDA: ne zamandir bu isi
yapiyorlar? Akreditasyonlari var mi? Dubai icin gecerli bir soru ama: Hangi
mufredati takip ediyorlar (UK, US, Montessori)?
2. KAYIT HAKKINDA: kapasiteleri ne
kadar, kac cocuk aliyorlar? Su an yer var mi? Yoksa bir bekleme listesi var mi,
ne kadar uzun?
3. OGRETMENLER HAKKINDA: Ogretmenlerin
egitimi nedir? CPR, ilkyardim gibi egitimleri de almislar mi? Performanslari
nasil gozlemleniyor? (Cocuklarla aralari nasil kismini gidip
yerinde gozlemlemek gerekiyor tabi - yani yeri geldiginde sariliyorlar mi, ses tonlari nasil, aglayan cocukla hemen ilgileniliyor mu? vs) Cocuklar nasil yas gruplarina gore siniflara ayriliyor? her sinifta kac
cocuk basina kac ogretmen, kac yardimci var? (Uzmanlar, 0-2 yas arasi icin 4-5
cocuga 1 ogretmen/yardimci; 2-3 yas arasi icin 5-7 cocuga 1 ogretmen/yardimci,
4-5 yas arasi icin ise 1e 8, 1e 10 gibi oranlar oneriyor.)
4. AKTIVITELER HAKKINDA: Cocuklarin 1
gunu nasil geciyor, sabah nasil basliyorlar, neler yapiyorlar, ne gibi
oyuncaklarla oynuyorlar, egitici olarak ne gibi faliyetler var (Muzik, Kitaplar,
Resim vs)? Disarda oyun alani var mi? Icerde yumusak zeminli oyun alani var
mi? Bahcesi ne kadar buyuk?
5. SOSYALLESMEve DISIPLIN ANLAYISI
HAKKINDA: Cocuklari nasil disipline ediyorlar, time-out var mi? cocuk aglamaya
basladiginda nasil rahatlatiyorlar?
6. HIJYEN ve SAGLIK: Asilari tam olmus olmak
kayit icin sart degil mi? Hasta cocuk hemen eve gonderiliyor mu? Kac derece atesin
ustunde ise? Doktor/Hemsire/Saglik Uzmani var mi okulda sabit duran? Hijyen
icin, ve tuvaletlerin, lavabolarin miniklerin boyutlarina uygunlugu icin de yine yerinde gozlem yapmak lazim.
7. OKUL GUNLERI SAATLERI HAKKINDA:
Kacta basliyor, kacta bitiyor? Ogle yemegi veriliyor mu? Tatil gunleri, donem
tarihleri neler? Cocuklarin okuldan alinma, birakilma saatleri konusunda ne
kadar esnekler?
8. UCRET HAKKINDA: Donem ucreti nedir?
Kardes indirimi var mi? Cocuk okula gelemediginde (hastalik vs) o gunlerin
ucreti de odeniyor mu? Ne sıklıkta odeme aliniyor?
9. OKULDA BULUNMASI GEREKENLER HAKKINDA:
Altini degistirme hizmeti veriliyor mu, tuvalet egitimi almis olmalari mi
gerekiyor? Bez almamiz gerekiyor mu siz mi veriyorsunuz? Baska neler
getirmeliyiz okula gelirken? Gunes kremi, sapka, su matarasi, yedek kiyafet? Beslenme
cantasinda neler olmali? Beslenme duzenli saatlerde mi oluyor, cocuk isteyince
mi?
10. EBEVEYNLER HAKKINDA: Bize okuldayken
olup bitenleri, yapacaginiz/yaptiginiz faaliyetleri ne gibi bir iletisim
sistemiyle aktaracaksiniz? (e-mail, e-dergi, not panosu) Gun icinde cocugun kac
kez alti degisti, kac kez sut aldi, ya da uyudu mu gibi bilgileri ogrenebilecek
miyiz almaya geldigimizde?
Alttaki resimler de daha gecen seneden...okul arastirmasi yaptigimiz gunlerden...hihii :) nasil da kucuk mussun!!!? Allah’im inanamiyorum….nasil hizli geciyor gunler...
Off yazmadim yazmadim, simdi de cok uzun yazdim. Neyse, ozetle bence anaokulu cocuga yapilabilecek en iyi sey…ben kendim de gittim 3 yasimdan 6 yasima kadar, hala o gunleri hatirlayip mutlu oluyorum. Annecimle, babacim iyi ki de evde kalsin dememisler.
Calismayan Anneler: kendinizi kotu hissetmeyin, gonderin, bu onun iyiligi icin…iletisim kurmayi, baskalariyla birseyleri paylasmayi ogrenebilmesi icin…sizin eksikliginizde de kendine guvenmeye baslamasi icin…
Calisan Anneler: iciniz rahat olsun, orda olmasi, evde bakiciyla vakit gecirmesinden bin kat iyidir.
...diyorum ben...
...diyorum ben...






