Showing posts with label hamilelikte 40. hafta. Show all posts
Showing posts with label hamilelikte 40. hafta. Show all posts

Friday, March 1, 2013

Bebicik Nerelerdesin Ama? Tam 40. Hafta Oldu!!!

Sanma ki bu aralar hakkinda yazamadim diye seni dusunmuyorum! Her gun hem karnimi hem kalbimi mesgul ediyorsun minik melegim…

Geri saymaya basladik coktan ama senin keyfin yerinde galiba oralarda, pek cikasin yok sanki daha? Hadi ama…Cok sabirsizlaniyorum. Herseyini merak ediyorum…

Neye benziyorsun, nasil bi guzelliksin? Uyurken mi daha meleksin, emerken mi?

Nasil kokuyorsun? Nasil agliyorsun?...

Ellerin nasil, kucucuk mu senin de? Peki ya ayaklarin, parmak kadar mi onlar da?...

Tenin nasil? Yumusaciktir di mi? Saclarin da ipek mi?...

Iyi besleyebildim mi seni icerde oglushum? Daralmadin mi daha sıkış sıkış, tepetaklak orada?

Cikinca sanki yillardir bu isi yapiyormusuz gibi hic yadirgamadan giricek misin koynuma, hemen emmeye baslayacak misin?...

Ahh…Unuttum o ilk kokuyu…. hadi hemen gel de hatirlat tekrar bana annecim…O tarifsiz duyguyu, o mucizeyi tekrar yasattir bana ve babana…

Babacigin cok sukur bugun aksam geliyor Chicago’ya, anneanne-dede de Istanbul’da, babaanne-dede burada, hepimiz gelisine kitlendik… dort gozle kavusacagimiz gunu bekliyoruz artik.

Biliyor musun? Sen orada sicacik otururken biz baktik sana arada!…Gorduk bile o tombis yanaklarini! Bak en son doktor randevumuzda 26 Subatta 39 haftalikken boyleydin:




Tam 3.680 kg olmussun (8 lb 2 oz) tabi bu son haftalardaki olcumler +-500 gr oynayabilirmis, zaten artik cok asagilara indigin icin kafanin olcumlerini cok zor aldi doctor teyze. Buyume hizin 74%. Suyum gayet iyiymis plasentada, yeteri kadar varmis su anda (hatta doctor teyze dedi ki belki de benim karnim o yuzden bu kadar buyukmus :) yaaa iste isine gelen seylere nasil da hemen inaniverir insanoglu :)

34. hafta, yani Amerikaya vardigimiz hafta sadece 2.2 kg idin…e ucak sonrasi yorgunuz belki dedik, cok ustunde durmadik, ama 36. Haftada yine benzer bi durum olunca beni korkuttun biraz,sadece 2.55 kg idin…ve buyume hizini 29.4% gosterdi ultrason. Doctor o hizi en az 40%lara cekmemiz gerektigini, simdilik biraz kucuk oldugunu, sana biraz kilo aldirmam gerektigini soylemisti (her hafta 200gr almasi lazimmis bebegin o siralar) o yuzden “Ensure” denilen marketlerde satilan bir protein icecegi verdi…ben de tabi bunu duyunca basladim o hafta, etleri, yumurtalari yemeye, “Ensure”lari icmeye … neyseki sonuc: basari! 2 hafta sonraki 38. Hafta kontrolunden alnimizin akiyla ciktik, 3.480 kg, ve buyume hizi 70%.

36. haftanin guzel gelismesi yine 34. Haftada yapilan GBS ve Smear testlerimin negative cikmasiydi. Abin Kaan’in dogumu oncesi pozitif cikan su GBS illeti beni nasil da korkutmus, stress yapmisti iki sene once…cok korkulacak birsey degilmis, ama iste insan ilk kez yasayacagi birseyde herseyin mukemmel seyretmesini istiyor.

38. haftada yapilmisti ama bu son 39. hafta kontrolunde doctor istemesine ragmen vaginal muayene yaptirmadim dogumu hizlandirabilir dusuncesiyle, sunun surasinda babanin gelisine ne kaldi diye dusundum, 1 mart’tan sonra yapmaya ikna ettim doktorumuzu.

Bu arada, simdi hemen gel istiyorum ama baslarda “erken geliceksin, baban yetisemiyecek…” diye cok korkuyordum cunku 37. Hafta civari inanilmaz sancilar/kasilmalar oldu bende!…doctor kontrolumun oldugu gun NSTye bagladiginda alette 70-80 olcumler gorduk (o NST aletinin sesi, bir anda flash back iki sene onceye, o dogum gecesine goturdu beni …baban da ilk kontrolumuzde “ahh bu sesi hic ozlemedigimi hatirladim” demisti, onun da bobrek tasi dogumu var biliyorsun ( bknz dogum hikayemiz), hatiralari canlandi, caniiiim yazik :)) Oyle ki, sancinin nasil bir his oldugunu unuttugumu saniyordum, o gun tekrar hatirladim…o gece eve dondukten sonra yatakta resmen kivrandim, baya gumbur gumbur kasilmalar oldu! cok korktum erken geliceksin diye ama kimseyi de aramadim, daha cok erken bunlar buyuk ihtimalle Braxton Hicks (yalanci kasilmalar)dir diye ikna ettim kendimi gecenin 3u 4u ve yarim yamalk bir uyku uyudum.

Ertesi gun olayin ne oldugunu anca anladim. Abin Kaan gecen hafta hasta olunca, bana da gecmisti haliyle, sana bir zarar gelmesin diye hicbir ilac da alamadigim icin dogal cozumlere gittim. Zencefil cayi (yogi – ginger tea) ve bali karistirip iciyordum, kisilan sesime cok iyi geliyordu. Tam yeni bir paket acmak uzereydim ki kutunun ustunde yazan “hamileyseniz veya emziriyorsaniz, almadan once mutlaka doktorunuza danisiniz” yaziyordu… “haaaaaaa” ani oldu o saniye :) Bitkisel caylarin bazilarinin hamileligin ozellikle 3. Trimesterinda alinmamasi gerektigini cook once okumustum (mesela adacayinin dusuk yaptirma, kasilmalari getirip erken dogum yaptirma riski varmis) ama iste insan hamile beyni ile cok az seyi hatirliyor, gerci ben zencefilin bu etkisini hic duymamistim ama hemen google amcaya kostum ogrendim “adet sokturucudur, dusuge yol acabilir” diyordu bi kaynak (www.beslenmedestegi.com/bitkisel-ilaclar/zencefil-kullanimi) bunu anlattigim arkadaslarimdan ananasin ve istakozun da benzer etkisi oldugunu ogrendim, hamileler aman dikkat! Neyse tabi zencefille olan iliskimiz o gun sona erdi, artik dedim baban gelir gelmez baslarim icmeye, sancilarimizi getirsin diye :)

Hastaligim da gecti cok sukur, bende hersey yolunda. Artik su kasilmalar hemen geri gelsin diye dua ediyorum. Doktorum her ne kadar kendini yorma, agir kaldirma, bol bol yat dinlen dese de abin gibi bir aktivite canavariyla bu pek mumkun olamiyor… Gecen aksam bir elimde( icinde camasir ve deterjan, yumusatici kutusu yuklu) camasir sepeti, bir elimde Kaan, yerde 1 karis kar…kaplumbaga hiziyla otelin ortak kullanim camasir unitelerinin oldugu kapiya dogru yol alirken arkamdan bir ses: “Nooo, stay there! You’re dynamite now!” (Hayiiir, kal orda! Sen su an bi dinamitsin!) ust kattaki komsumuz (kahvaltilarda selamlasiyor, konusuyoruz) merdivenlerden ucar adim geldi yanima, aldi elimdeki dolu sepeti, gecisimize yardim etti sagolsun.

Hakkaten artik patlamaya hazir bir saatli bomba, bir dinamitim. Icimden bir ses: “patlasin da havai fisek gosterileri baslasin artik” diyor. Di mi minik, sen ne dersin?

Altta, sen karnimdayken attigin o tekmelerin cok kisa bir videosunu yakalayabilmisim, hatira ikimize…



Haydi minik kushum, ayni cabayla, hareketlilikle cikiver o dogum kanalindan disari bu hafta…

Tuesday, February 15, 2011

Hosgeldin Melegim... Minik Kuzum…Hosgeldin!…

Hosgeldin yeni hayatina, hayatimiza…




O 40 hafta boyu sabirsizlikla bekledigimiz gunun uzerinden neredeyse 3 hafta geçmiş…hersey 3 gün önce olmus gibi sanki…

Meger “senli anlar” ne de keyifliymis… sayende su günlerde babanla birlikte mutlulukların en guzelini yasiyoruz:

iki dakika odadan ayrilsak ozleyip de gelip yerinde misin diye bakmak,

saatlerce seni izlemek, sonra dayanamayip yanina kivrilip birlikte uyumak,

her cikardigin yeni kakayi gelisiminde bir milestone kabul edip mutlu olmak (“oley, yesilden sariya gectik!” ya da “bugun biraz taneli geldi!” gibi cumleler kurmak),

sen emerken boncuk boncuk bakan gozlerini cozmeye calismak,

sana her gece caresizlikten bestesi ayni sozleri farkli baska bir ninni uydurmak,

biz altini degistirirken masum masum bakarak uzerimize isemeni kahkahalar, cigliklar ve panik icinde durdurmaya calismak,

minicik hapsiriklarindan sonra cikardigin o komik “aaah…oooohhh” seslerine anlam yuklemeye calismak,

hickiriklarin bi turlu gecmeyince ikram edilen memeye bir aslan yavrusu gibi saldirmani, ama yine de gecirememeni caresizlikle izlemek, sonra gecince, sen meme ustunde uykuya dalinca mutlu olmak,

bazen ruyanda ya da tam uykuya dalarken firlattigin o muzip gulumsemeyi yakalamak...

…ne eglenceliymis hersey…dolu dolu gecti bu 3 hafta…ne de cok sey ogrendik her gun…

Iyi ki dogdun, iyi ki geldin melek…














Yasananlari anlatmaya bir turlu baslayamiyorum…ama bir sekilde ilerliycez artik, daha seninle yasayacagimiz koca bir hayat var onumuzde! DogumUNla baslayalim…dogumUMUZla…

18 Ocak 2011, Sali…kahramanimiz hala ana karninda… 40. Hafta doctor kontrolumuzdeyiz…bu sefer baban da bizimle … baglandigim NST cok yuzumuzu guldurmedi o gun, korkuttu, hareketlerin cok az :( Tum hamileligi boyunca fil gibi yiyip o gun az yeme karari alan, sabah sadece biraz cereal yiyen annen yuzunden oldu galiba :( neyse doctor koca bir kitkat cikolata verdi ve tekrar aktiflestin, biz de rahat bir nefes aldik. Sonra ultrasona gectik, doctor “bu dogumu bugun baslatmamiz lazim, suyun azalmis, plasenta eskimis, seni bu aksam yatiralim, yarin suni sanciyi baslatalim… 40 haftayi gecen bebeklerde meconium yutma riski var, o riski almak istemiyorum, en iyisi artik dogumu baslatmak” dedi...

Neeee??? “Ama ama...ben bugun buraya oylesine doctor kontrolune gelmistim, hastane cantam bile yok yanimda, daha 41. haftayi bekleriz saniyordum, hazir diildim ki ben daha!!” Ben bu dusunceler icindeyken, daha neler oldugunu cok anlayamamisken bir de baktim kurbanlik bir koyun gibi tipis tipis bize gosterilen odaya gelmisiz bile, o yesil arkasi acik dogum elbisesini giymisim bile aksam saat 18:00de.



Odaya gelir gelmez ilk once bana Cervedil denilen (tampona benzeyen) dilation arttirici bisii yerlestirdiler, sol elime serumlar icin IV bagladilar, oradan hem GBS tedavisi icin antibiyotigi hem de dogumu ilerletmek icin bana verecekleri o hakkinda cok kotu seyler okudugum pitocin (oxytocin) serumunu alacaktim. IV baglanirken ufak bi kriz yasadik – ayni sey daha once bir proje icin kenyaya gitmeden once asi olurken de olmustu - ufak capli bir bayildim ben yine :) tansiyonum, kan basıncımın düşmesiyle minigimin de kalp atışları düştü :( normalde 135lerde seyrederken 60lara indi! Odadaki hemşire panik oldu, hemen odaya 4-5 hemsire ve doctor Ayfer hanimi cagirdi…herkes basimda bir bana bir NST makinasina bakiyor…ben terliyip duruyorum, yuzum bembeyaz… hemsire bana surekli bi komut veriyor… korku dolu gecen bu dakikalari ve o NSTden cikan sesleri hic unutmayacagim… neyse oksijen maskesi takiliyor, komutlari takip ediyorum, ters donuyorum, yan donuyorum, kalp atislarini tekrar geri getiriyoruz…cok sukur…

Ac olmama ragmen, hastane kurallari geregi birsey yememe izin verilmiyor, ama durum boyle olunca, yarin ayni sey bir daha tekrarlamasin diye ufak bir aksam yemegi yememe izin verdiler, ben de saolsunlar, yuksel teyzenin ispanakli borekleri ve tugrul enistenin bir posete koydugu akide sekerlerine saldirdim. Durumum duzelince, baban hastane cantami almak icin eve gitti - zavalli kocaciim gorev listesini ezberlemisti :) O geri gelene kadar biz de uzerimize duseni yaptik, dogumda ilerledik, cervedil etkisini gosterdi 2 saat sonra 21:15te cikarttilar, 2 cm olmustum ve kasilmalarin arasi 1,5 dakikaya inmisti. Oldukça düzenli, ama kısa ve çok hafif hissedilen kasılmalardi bunlar, ama hic aci hissetmiyordum, dedikleri gibi regl agrisindan biraz halliceymis.




Herkes “yarin zor bir gun olucak uyuyabildigin kadar uyu” diyordu ama nafile…kasilmalar arasi uyuyamiyordum..derken o hic unutamayacagimiz trajikomik dakikalar basladi…saat gece 23:30 gibi babaciin sol tarafina saplanan muthis bir sanci ile yattigi yerden aci ile kalkti, defalarca “emergency’e git” diye israr etmeme ragmen bir yarim saat direndi, “gazdir, heyecandandir, usutmusumdur” dedi, tuvalete gitti geldi…gecmedi…neyse sonunda ikna oldu, emergency’den beni geri aradiginda gece 3 olmustu. Birtanecik kocaciiim benim, bobrek tasi dusuruyormus meger!!…aci cekeceksek anca beraber kanca beraber tabi, askim benim :) sabah 3:30 da odaya elinde bir suzgec ve bir idrar kabi ile geri geldi. Tas mesaneye inmis, acisi gecmisti, CatScan’de gorulen 2mm.lik sonradan “Ahmet” ismini verdigimiz tasi yakalamak kalmisti geriye…aglasak mi gulsek mi halimize bilemedik :) ikimiz de doguracaktik o gun…




Gecenin ilerleyen saatlerinde kasilmalarin hem suresi hem verdigi aci artmaya basladi…6da “Oxytocin/Pitocin” vermeye basladilar, kasilmalar daha da artti. Max 100 ise mesela o NST aletindeki deger biz 85-90 gorduk (gerci kac kere sordum ama hemsireler onun kasilmanin siddetini gostermedigini soyledi ama ben yine de o deger her ne ise 70lerin ustune ciktiginda bir “aaaayyy” patlatiyordum, hemen epidurale gecmek istiyordum, ama yine de sabahi beklemeye karar vermistim. (Baban ne kadar sacma oldugunu dusunse de: gece nobetci olan anestezist yerine gunduz dogru durust bir saatte isine gelmis anestezist yapsin istiyordum epidurali…hem o yuzden hem de dogum bari biraz daha ilerlesin diye epidurali sabah almayi koymustum kafama…) aciklik bu arada 4cm olmustu, agrilar ve “aaaayyy”lar da gitgide siddetini arttiriyordu… Derken “pit” diye bi ses duydum ve arkasindan paldir kuldur suyum geldi… saat sabahin 6:30 u…hic bu kadar cok su olacagini tahmin etmemistim…oyle sizinti filan gibi degildi benimki, baya baya guclu bir akinti, butun yatagi batirdim, ama cok sevindim, cunku kendiliginden gelmisti suyum, mudaheleye gerek kalmadan.






Aciklik 6 cm oldugunda, artik daha fazla dayanamayacagimi, aciya degil doguma konsantre olmayi istedigimi dusundugumde verin dedim Epidurali, sabah 7:15 gibi istememe ragmen anca 8:15te geldi elindeki igneyle epidural prensi Chinese amca. (Adamcagiz pek bi cirkindi ama o elindeki sihirli igne nedeniyle bana prens gibi gorunuyordu.) Babaciini disari cikarttilar, cunku daha once birkac tane baba bayilmis epidural enstantanesinde :) haha…su dogum olayini iyi ki kadinlar yapiyor, yoksa maazallah soyumuz cok cabuk tukenirdi.

Epiduralden sonra bana cok kuvvetli bir titreme geldi (bu arada igneyi hic hissetmedim, cok kucuk bi aci, kasilmalarin yaninda hicbirseydi zaten) Ama sonra hersey gulluk gulistanlik gecti, bacaklarim simsicak, uyusuk oldu ve agirlasti. Kendi kendime oynatamiyordum. Ama kasilmalari neredeyse hic hissetmiyordum. Mucize biseymis hakkaten…



Sonra hizla ilerledik. Oglen Saat 12:30 da 10 cm olmustuk, “artik itmeye hazirsin” dediler. Nee? Ciddi mi? basliyor muyuz yani?! Agzimda oksijen maskesi, bir elimde senin ultrason pozlarindan biri, diger elimde sevgilim, gule oynaya ikinmaya basladim, ve toplamda yaklasik 20 dakikada, minik Kaan’im, cikiverdin icimden! Inanilmaz bir his…Buyuleyici bir an…kadini eskisinden cok daha guclu yapan bir an…kadina kendini sevdiren bir an…esinin onunla gurur duydugu an…








Boyle iste...19 Ocak 2011, Carsamba, Saat 13:50, 20 saatlik sancilardan sonra pembe kuzu 3.650 kg (7 lb 15 Oz), 53.3 cm (21 in) olarak saglikli bir sekilde dogdu. Kafa cevresi 34 cm. Apgar Scoru 9.9 :)



Plasenta cikarilirken ve maalesef bana epizyotomi yapildigi icin dikislerim atilirken, ilk dakikalarinda daha cok babaciin vardi yaninda. Dogumun sonlarina dogru duzensiz bir kalp atisi oldugu icin cikar cikmaz hemen kalbini kontrol ettiler. (bu arada basina internal fetal monitor yerlestirdiler icimdeyken cunku NST ile yeterince net anlasilamadi nabiz) Dogumda bu nedenle (seni bu zayif atislarla daha fazla yormamak icin) vacuum da kullanildi. Ne internal fetal monitoru, ne vacuumu, ne de epizyotomiyi isterdim su yasadiklarim arasinda ama bazen control elinizde olamiyor iste…

Ozetle dogumum gayet guzel gecti, bunun en buyuk sebeplerinden biri babaciinin hep yanimda olmasi, beni cesaretlendirmesi, her dakika elimi tutmasi ve tabi senin guclu, sabirli ve savasci bi Kaan’cik olmandi :)




Simdi hem baban hem benim icin hersey cok daha guzel…hayat cok daha anlamli…

Hosgeldin Oglum…Hosgeldin parcam...Hosgeldin KAAN'im... Seni ne olursa olsun hep cok sevecegiz...