Biter bitmez senin deyisinle “Yayy!” dedim walla, cok hosuma gitti … 3 ana konu uzerinde duruyor uzmanlar, bebeklikten cocukluga geciste oyun alani nasil olmali konusunda… o tavsiyelere uymaya calistim:
1. OYUNCAKLAR: Artik, etrafta bisey
yok, hersey sepetlerde. Ama istedigin zaman istedigin oyuncaga
erisebiliyorsun. Merdiven altina kaldirdigimiz, arada donusumlu olarak
cikarttigimiz oyuncaklarini ayda bir degistiriyorum bu cekmece/sepet seklindeki
raflarda bulunan oyuncaklarla. Nasil da mutlu oluyorsun, uzun sure gormedigin
bir oyuncakla tekrar oynadiginda. Tavsiye edildigi gibi (hem de babanin ve
benim artik basinin pek gurultu goturmemesi nedeniyle) evdeki pilli, sesli oyuncak
sayisini azalttik, pillerini cikarttik cogunun
(birlikte dans ettiklerin haric :)), hala ayni zevkle oynuyorsun
hepsiyle. Ilk zamanlar sen daha cok kucukken de boyle oyuncaklara ihtiyac vardi,
takip yetenegini gelistirmek icin, bu oyuncaklarin pillerini artik ancak kardesin
gelince yine kisa bir sureligine takariz.
Gercek hayatla ilgili oyuncaklar zaten en sevdiklerin…telefon, vileda,
hayvan figurleri…vs ama bir mutfak seti
var ki (ya cok keyifli bir set almistim (itiraf ediyorum sanki daha cok kendim
evcilik oynamayi ozledigim icin aldim bunu ama gercekten cok ise yaradi)
yumurtali, sosisli, brokolili, kahve fincanli, tabakli, tost makinali, ekmekli,
tavali, tencereli…ay nasil zevkli bisey…) sen de bu setle bayilarak oynuyorsun,
kahve yapip “hot hoot” diye bagiriyor, domatese “tooo”, yumurtaya “gakka” diye
diye saatlerce oyalaniyorsun.
Oyuncak sepetleri farkli kategoriler halinde, ve her zaman isimiz bittikten sonra ayni cins oyuncak ayni sepete geri giriyor, bu sekilde duzene, organizasyona alismani, herseyi yerli yerinde bulmayi sevmeni saglamak istiyoruz.
Oyuncak sepetleri farkli kategoriler halinde, ve her zaman isimiz bittikten sonra ayni cins oyuncak ayni sepete geri giriyor, bu sekilde duzene, organizasyona alismani, herseyi yerli yerinde bulmayi sevmeni saglamak istiyoruz.
2. KITAPLAR: Kitaplar icin aslinda,
internette gordugum su rafa benzer (alttaki resimdeki gibi, soyle kapaklarini gorup rahatca uzanabilecegin sekilde) bisey yapmak istiyordum... ama yerimiz simdilik musait degil, belki ilerde…dandik bir gazetelikten uydurdugum kitaplik da hic fena olmadi aslinda,uzmanlarin tavsiye ettigi sekilde basliklar gozukuyor, ayrica senin ulasabilecegin yukseklikte.
3. OYUN ALANI: Oyun oynamak icin de
kocaman bir alanimiz var, konsantre olmak istedigimiz oyuncagi cikarip, etrafta
bir tek onu birakmaya ozen gosteriyoruz. Resim yapatigimiz zaman, oyun
hamuruyla oynadigimiz zaman bembeyaz masamiz tabi ki de rezil oluyor ama
IKEAdan ucuza aldik nasilsa, diledigin gibi boya oglum, islak mendillerle hemen
cikiyor hepsi.
Butuun bu
guzel ortama ragmen, bu aralar, oyun oynarken bazen cok agresif, yikici
hareketlerin oluyor…eskiden hareketliligine, bam-bamligina yorardim bunlari ama artik sabrim
tukeniyor… “2 yas sendromu" - "terrible two" dedikleri bu mu acaba???? :( sirf cikardigi sesi sevdigin icin,
ici oyuncak dolu sepeti langur lungur bosaltma, legolari bozma dagitma, masa
uzerine ozenle dizdigim kucuk adamciklari bir kol darbesiyle ucurma gibi sahalarda gormek
istemedigimiz hareketlerin var.... Bu aralar cok sabirsizsin, istedigin hemen olmazsa bi
tuhaf mizmizlanma, viyaklamalar hemen…Kirmizi kart / time-out olayina baslasak
mi artik dedirtiyor bu hareketler. Kitaplar, uzmanlar, "bunlar normal, ama
mutlaka konusun, anlatin onlara neyi yanlis yaptiklarini" diyor. “Bak,
bisikletini getirmedim diye sinirlendin ve bagirmaya basladin ama bu yanlis,
biraz sabirli olman lazim, beklemen lazim” ya da “bak, bunu simdi yere atmak
istedin, ama bu yanlis, yapmaman gerekli, kirilabilir, ve bir daha bu oyuncakla
hic oynayamayabilirsin” gibi…. Sabrim el
verdigince deniyorum ama su ana kadar cok basarili oldugum soylenemez :(Uzgunum bidik, saniyorum artik su
time-out olayini bir arastiracagim, belki de uygulamaya sokacagim. Disiplin onemli...
Ama anladim ki oyun daha cok onemli cocuk gelisiminde…hem yaraticiligi tetikliyor, yeni seyler kesfediyorsun, ogreniyorsun, hem birlikte birseyler yapabilme, basarabilmenin verdigi hazla birbirimize daha cok baglaniyoruz. Bir zaman zorlanmistik, bizsiz hic oyun oynamak istemiyordun, surekli ya babani ya beni elimizden tutup kaldirip oyun alanina goturuyordun, evde hic is yapamaz olmustuk, ama artik kendi kendine de oyunlar buluyorsun, sikilmiyorsun…bunu gormek cok hosuma gidiyor. Patron yine sensin, davet edildigimizde oyuna geliyoruz, hatta bazen“aptali oynuyoruz” bize sen goster naapmamiz gerektigini diye… Hala dikkatini birseye 5 dakikadan fazla verebilme problemin var :( ama hangi arkadasimla konussam bu surenin yas ilerledikce arttigini soyluyor, korkulacak bisey yokmus.
Tatil
zamaninda bitti, evimizi ozlemisiz. Havalar da harika su an Dubai’de, bunu
firsat bilip siksik disarida, bahcedeki oyun alanimizda da oynuyoruz. Iste
alttaki videoda, oylesine cekilmis, ev/bahce hali birkac oyun cekimi...hatira hepsi...
