Showing posts with label anaokulu. Show all posts
Showing posts with label anaokulu. Show all posts

Wednesday, June 5, 2013

Hop Little Bunny ve Anaokulu Gunleri


 
Anaokulu guzel sey...Benim gibi simdilik calismayan/bazen yari zamanli calisan ve hareketli cocuklarini evde zaptetmekte zorlanan anneler icin can kurtarici, calisan ve evde cocuklarini bakiciya birakmak zorunda kalan anneler icin ise bence mutlaka ugranilmasi gereken bir kapi.

Kaancim –

Amerika’dan dondukten sonra, biz yeni tanistigimiz Ozancigimizi tanimaya calisirken sen de yine daha once bahsettigim sirin okulumuz Children’s Oasis e Starfish sinifinda devam ettin. Nisan ortasindan Haziran sonuna kadar. Onceleri 3 yarim gun seklinde gittigimiz programimizi sen abi olduktan sonra 5 yarim gune cikarttik. Calismamam, evde olmam nedeniyle bu yarim gun olayi bizim icin kolay oldu. Ailenizin soforu Banu, her sabah once babamizi ise birakti, sonra seni okula, sonra eve geldi azicik Ozan’cikla oynadi, emzirdi, derken bir de bakmis hop saat 12 olmus, tekrar dustu yollara… sonra yemek, senin icin 2 saatlik ogle uykusu (2,5 yasinda hala devam ediyoruz ama itiraf etmeliyim seni oglen uykusuna yatirmak artik cok zorlasti, 3 yasina kadar zorlarim diye dusunuyordum ama belki de yakinda kendi haline birakiriz), sonra Ozancik icin tummy time oyun (eline gecirdigi herseyi agzina sokma) vakti, sen uyaninca da park, yemek, banyo, uyku…gunler boyle gecti gitti iste o ara.
Ve derken okul da bitti…ve son gun benim elime de karne gibi bir rapor tutusturdular. Cok duygulandim. Ilk karnen. Ogretmenin butun siniftaki cocuklar icin bir yillik raporlar hazirlamis, ince ince kitapciklar…Icinde okuldayken rastgele cekilen bazi fotograflariniz ve ogretmenlerin sizlerle ilgili gozlemleri var. Bir de donem boyunca cektikleri butun fotolardan olusan bir CD. (Ben de seni her almaya gelisimde kapi arkalarindan, sana gorunmeden (aksi takdirde hemen oyunu birakip yanima kostugun icin gizlice) fotograf cekmeye calisiyordum cep telefonumla, hatta bir iki kez de uyari almistim - bazi cocuklarin aileleri izin vermiyormus cocuklarinin fotolarinin cekilmesine - neyse bosunaymis o iki buklum foto cekme cabalarim, CD olarak elimde simdi butun yedigin naneler :)

Iste ozetle (su 5 baslik altinda) senin icin bunlari yazmis ogretmenin:
1. Personal, Social and Emotional Development
(Kisisel, Sosyal ve Duygusal Gelisim)

Kaan kendine son derece guvenli bir cocuk. Arkadaslarina ve ogretmenlerine karsi cok ilgili, butun aktivitelere katilmak istiyor. Diger cocuklarla cok cok kolay arkadas olabiliyor. Tercihlerini ve istediklerini gayet guzel bir sekilde ve kibarca anlatabiliyor. Beslenme cantasini acmakta zorlandiginda tatli bir sekilde yardim istiyor, oyuncaklari toplamasi gerektiginde denileni yapiyor. Paylasmayi seviyor ve yeri geldiginde butun arkadaslarina esneklik gosteriyor. Herkesle iyi geciniyor ve kimseyi incitmiyor.
 
 
 
 
 

2. Physical Development
(Fiziksel Gelisim)

Kaan cok cok hareketli ve aktif bir cocuk. Yalniz, kendi kapladigi alanin farkinda, Kosarken veya yururken mesafelerin bilincinde  ve hareketlerini ona gore sekillendiriyor. El – goz koordinasyonu gayet iyi. Kitabinin sayfalarini cevirirken, merdivenlerden kendi basina inerken cikarken, kaydiraga tirmanirken vs hic zorlanmiyor. Tahta bulmacalari cok rahat bitirebiliyor, bloklari/legolari kullanarak kule yapma en sevdigi oyunlardan.
 
 
 

 

3. Communication and Language Development
(Iletisim ve Dil Gelisimi)

Kaan hem arkadaslariyla hem ogretmenleriyle cok kolay iletisim kurabiliyor, her durumda kendini hem Ingilizce hem Turkce cok kolay ifade edebiliyor. (Anneden not: Sansimiza ogretmenlerinden bir tanesi bir muddet Turkiye'de bulunmus, Turkce konustugunda da biraz biraz anlayabiliyor seni) Isimleri, filleri, sifatlari, sorulari dogru yerlerde kullaniyor. Yeni sarki ogretilirken cok mutlu oluyor ve tekerlemelere, aksyonla soylenen sarkilara karsi buyuk ilgi duyuyor. Birlikte soyluyor.
 
 


4. Creative Development
(Yaraticilik Gelisimi)

Hayalgucu cok yuksek ve onu cok guzel kullaniyor – oyun (evcilik) oynarken objelere karekterler yuklemesi, onlarin birseyleri sembolize edisini (anne-baba-kardes, okul, ev gibi) anlatisi, kumla oynarken kek yapisi, malzemeleri karistirip pizza yapisi, mutfak aletleriyle yemek pisirisi, kiyafetleri kullanarak giyinip farkli karekterlere burunmesi harika…
 

 
 
 



5. Knowledge and Understanding of The World , Literacy, Numeracy
(Bilgi ve Dunyayi Anlayisi, Okur-Yazarlik, Sayilar)

Kaan artik yavas yavas kendi arkadas grubunu kurmaya basliyor.(Anneden not: En sevdigin arkadaslarin Oliver, Holly, Ima - bunlari bize her gun buzdolabilin ustunde duran yukardaki sinif resminde tekrar tekrar gosteriyorsun tanitiyorsun :)

Sinifin rutinini gayet saygili bir sekilde takip ediyor. Ogretmenlerin bir sonraki resim/boyama/aktivite calismasi icin hazirliklarini dikkatle ve buyuk merakla izliyor. Yardim etmeyi seviyor.

Kaan butun renkleri ve sekilleri, vucut uzuvlarini, ve 10a kadar butun sayilari, 20ye kadar bircok sayiyi biliyor.  Bir kaptan diger kaba birseyler bosaltmayi, kaplara birseyleri doldurmayi cok seviyor. Atistirma zamani ve eve donme zamani icin heyecanlaniyor, digger cocuklarin anneleri annesinden erken geldiginde “mummy is coming (annem gelecek)” diyor :) Kalem kullanimina yavas yavas hakim olmaya basladi, daha cok buyuk fircalar ve boya kalemleriyle, tebesirlerle resim yapiyor.



 
 

Iste okul gunleri boyle gecti kucuk adam. Benim icin en keyifli kismi okuldan eve donerken arabada seninle o gun ogrendiginiz sarkilari soylemek, soylerken yapmaniz ogretilen hareketleri birlikte yapmak oldu. Iste onlardan biri “Wind the Bobbin Up” sarkisi, birgun bunu asafidaki videodaki gibi, el  hareketlerinle sen “soylerken” (:)) cekmeliyim.

 
 
Bir de yine soylemeyi en sevdigimiz sarkilar arasinda “Sleeping Bunnies (Hop Little Bunny Hop Hop Hop)” var. Sarkida tavsanlar yatiyor. uyuyor sonra uyanip ziplamaya basliyor. Bunu siz okulda da arkadaslarinla birlikte yapiyorsunuz, asagida once sarkinin aslinin videosunu, sonra da seni ve arkadaslarini bu sarkiyi soylerken kapi araligindan cektigim kisa videoyu izleyebilirsin

 


 
See the bunnies sleeping till it's nearly noon
Shall we wake them with a merry tune?
They're so still, are they ill?
Wake up little bunnies!
Hop little bunnies, hop hop hop, Hop hop hop, hop hop hop
Hop little bunnies, hop hop hop, Hop hop hop.
(Jump little bunnies, jump jump jump)
(Skip little bunnies, skip skip skip)

Bu asagidaki de kaan ve arkadaslari versyonu (ortalarda ziplayan beyaz tshirt-gri sortlu tavsan kaan)
 



Bu sarkiyi ogrendigimizden beri annanne-babaanne-dede, surekli evde zipliyoruz senle birlikte  “hop lil maniii hop hop hop” diyerek…

Tuesday, February 26, 2013

Edi ile Büdü Chicago'da



21 Ocak’ta ugurladi seni dede ve babaaanne, geldin Chicago’ya.

 
Babacık bizi biraktiktan 4-5 gun sonra dondu Dubai’ye. O gunden beri “edi ile budu” takiliyoruz evde. 1 oda 1 salon bir hotel suitedeyiz, Yuksel Teyze ve Tugrul Eniste’ye yarim saat, dogum yapacagim hastaneye 10 dakika mesafede.  Surekli evde olunca, resmen yapisik ikizler gibi olduk baslarda…her seyi yaparken elimi tutmak istedin, “anne anneee…” surekli…. Bana gore hava hostu da, simdi bir de kardesini tasiyorum ya oglushum, koca gobekle, karnim burnumda senin enerjine ayak uyduramiyorum artik. E Dubai’deki gibi hergun park, acik havada dolasmak, yuzmek vs gibi aktiviteler olmayinca da (cunku surekli bir kar yagisi var burda ve disarisi cok soguk) seni evde mesgul etmek baya zorlasti…onun icin seni arada cok yakinimizdaki bir alisveris merkezine goturup ordaki oyun alanlarinda oyalamaya calistim bir muddet.




 
Yetmedi tabi senin gibi bi aktivite canavarina. Eve geldigimizde de surekli yatakta hoplamak, ziplamak, takla atmak istedin. Gobegim el verdigince ayak uydurmaya calistim sana ama tabi eskisi gibi yorulmayinca da uyku duzenin baya bozuldu. Ilk gunler jetlag vs dedik, ama geleli 1 ay oldu artik…her gun duzenli, saatleri sasmadan oglenleri 2 saat ogle uykusunu alan, sonra da aksam 8:30 oldu mu yatakta olan cocuk, geceleri 10lara 11lere kadar ayakta kalmak istedi :( bu durum beni baya zorlamaya basladi…rutinin onemini bir kez daha anlamis oldum.

Neyse, sonra seni bir nurserye baslattik 4 Subat’ta. Gelmeden once internetten arastirdigim 10 farkli yerin 6sini baban ve yuksel teyzenle birlikte gezdikten sonra bize yakin bir “Kindercare”in iki yas sinifinda karar kildik. Guzel bir yer ama Dubai’deki kres ortamindan oldukca farkli. Bir kere burda 8 cocuga 1 ogretmen dusuyor… Dubai’de is 5 cocuga 1 ogretmen duserdi , ayrica bez degistirme, sinifin hijyeni vs icin de yardimcilar bulunurdu, dolayisiyla ogretmenler her cocukla daha uzun 1e1 vakit gecirebiliyordu. Burda ise herseyi 1 ogretmen yapiyor. Dubai’de kocaman bir bahce ve bol bol oyun alani vardi, burda ise sinif baya kucuk ve biraz bogucu (belki de hava nedeniyle oyle hissettim bilmiyorum) ve tabi kar-soguk nedeniyle de pek disari cikilmiyor.
Gerci ilk iki gun cok guzel gecti yeni oyuncaklar, yeni ortam derken hic sorun cikarmadin, ogretmenin Ms. Jasmine sana bayilmis, 2. Gun sonunda “hayalgucu cok genis, kendi kendini cok guzel mesgul edebiliyor, cok iyi terbiyeli, kimseyi hicbir arkadasini incitmeden oynuyor” diyince rahatlamistim, o bu is kolay oldu diye… ama nerdee…o ilk haftanin son gunleri tam bir felaketti, seni sinifa getirir getirmez aglamaya basliyordun, elimi simsiki tutuyordun, gitmemi istemiyordun. Cok uzuldum bu duruma…”aman gondermeyeyim en iyisi, ne gerek var, idare ederiz artik evde” dedim… zaten ilk hafta hemen nurseryden bir virus kaptin hasta oldun, sonra da klasik bana bulasti tabi, o yuzden hem hastaligin gecsin hem de yeni ortama biraz daha alisalim diye evde kaldik, gitmedik bir sure…ama sonra babanla da dusunduk, seni surekli evde tutmak, o sosyal ortamdan uzaklastirmak cok da dogru olmayacakti, ustelik artik dogum da yaklasiyordu, elimizin altinda birakilacak guvenli bir yer olmasi acisindan ikinci hafta yarim yamalak da olsa gitmeye devam ettik, iyi ki de devam etmisiz cunku ikinci haftanin sonuna dogru artik ben birakirken mizmizlanmiyordun, hatta son zamanlarda siniftan suzulerek kacmak yerine artik sana bye bye diyebiliyorum cok sukur. Yani aslinda sanirim iyi oldu okula devam etmemiz. Tek kotu yani “hah nerdeyse bitti” derken (cunku sadece geceleri uykuya dalarkene dusurmustuk) emzige tekrar baslaman oldu :( baslarda kendini o ortamda guvensiz hissedip, aglamaya baslayinca mecburen verdi ogretmenin. Neyse bakalim su kardesin bi gelsin de ondan sonra bakicaz bunun da caresine…ben de kardes nedeniyle herseyi erteler oldum, sinifindaki butun cocuklar senden buyuk nerdeyse hepsi 2.5un ustunde, 3e yakin olanlar artik konusuyor bile ( 6-7 ayliktan beri o krestelermis anneleri calistigi icin) ayrica cogu tuvalet egitimi almislar…ogretmenin seni de baslatmak isteyip istemedigimi sordu, ben “simdilik kalsin” dedim, “kardesten sonra basliycam” o da OKledi, ama gecenlerde bir deniyeyim demis, ilk kez seni de oturtmus ve hic korkmadan yapmissin cisini, cok mutlu oldum :)

Bazi ozelliklerini sevemedim burdaki nurserylerin ama su olay cok guzel, her gun cikista veliye gunluk rapor veriyorlar bir kagitta… bugun neler yedin yemedin, iyi uyudun mu uyumadin mi..saat kacta altin islakti, kacta kuruydu hangi aktiviteleri yaptiniz, hangi oyuncaklarla oynadin…vs . iste o ilk kez tuvalete cisini yaptigin gunun hatirasi (26 Subat) gunluk rapor asagida

 

Okul disinda da vaktimiz guzel geciyor, mesela alisveris yapiyoruz evimin erkegiyle :)

 
Karla tanistigimiz gunden beri “shnoo, shnooo” diyerek, her dakika o kucuk parmak disardaki kari gosteriyorsun. Gecen kardan adam yapmaya bile ciktik. Canim benim…benim atkimi beremi cikartip, kendininkileri vermek istedin “shnoo-men”e :)


 
 


 

Thursday, November 1, 2012

Wednesday, September 19, 2012

Anaokuluna Basladik! Iste simdi "tam anne" oldum sanki :)

…oglushunun beslenme cantasini hazirlayan, okula birakan, okuldan alan, yolda “nasildi bugun okul? neler yaptiniz?” diye sora sora daraltan....tam bir anne profilindeyim artik.

Yine her zamanki gibi cok gecikmis bir yaziyla karsinizdayiz sayin seyirciler. Su an, dondurucu bir Aralik sogugunda Londra’dayim, ustelik 27 haftalik da hamileyim, MBA’im icin almam gereken iki ders icin geldim, Tabi Dubai’liye pek yaramadi bu soguklar, iki gunde hasta oldum. Oglushum: senin hasretinle yanip tutustugum su dandik bed & breakfast otel odasinda, careyi resimlerine bakarak isinmakta buldugum anlardan birinde (bir yandan oksurup, bir yandan burnumu cekerken) ne zamandir blogu guncellemedigimi farkettim. Ve aslinda Eylul ortasi gibi yazmam gereken su “anaokulu secimi” maceramizi anlatayim, o zamanki resimleri de bir yukleyeyim istedim.

E, konu bambam ve egitimi olunca anne-baba ikimizin de kafası karisikti, acaba henuz cok mu erkendi? Yoksa, sosyal gelisimin icin bu aslinda yapmamiz gereken birsey miydi?...vs vs bir suru soru vardi kafamizda….eskiden ne guzelmis - 7 yasindan once hicbirsey yapmaya gerek yokmus, 7 yasina gelince de eve en yakin okula gonderip isi bitiriyormus anne-babalar…simdi oyle mi ama :( okul secme meselesine nerdeyse dogar dogmaz basliyor bazi insanlar…  once “aman ben uymiycam o hirsli annelere” dedim, ama sonra icime hep bi kurt dustu…duramadim, ben de arastirmaya basladim.

Dubai’de “Nursery” denilen, yani henuz bildigimiz anaokuluna (Amerikan sistemine gore 4 yasinda baslanilan “Kindergarden (KG)”, Ingiliz sistemine gore 3 yasinda baslanilan  “Foundation Stage (FS)” dedigimiz  safhalara) gecmeden once, bebislerin 3 ayliktan – 3-4 yasina gelene kadar kabul edildikleri okullarin (saniyorum Turkce’de de “kres” dogru terim) oldugunu biliyorduk. Gecen sene, sen tam 1 yasina yaklasirken arastirmaya/sorusturmaya baslamistim bunlari (http://www.dubaifaqs.com/nurseries-dubai.php ), 2 yasina yaklasirken, 20 aylik olunca Eylul gibi de seni baslatmaya karar vermistik babanla.

Dubai’de, herseyde oldugu gibi hem normal okullar, hem anaokullarinda hep bir "bekleme listesi" oldugunu, iyi bir okul istiyorsak elimi cabuk tutmam gerektigini arkadaslarimdan ogrenmistim. Hazir da calismiyorken, bundan iyi firsat mi olur diyerekten, odevimi yaptim, 1 hafta icinde butun shortlist yaptigim okullari gezdim, zaten senle birlikte gittik bircoguna da...

Ogretmenlerle konustum, tuvaletlere, genel temizlige, ogretilen seylere, egitici oyuncaklara, siniflara goz attim, mufredati anlamaya calistim. (Mufredat, US (Amerikan), UK (Ingiliz) ve IB (International) olarak uce ayriliyor burda…(bir de tabi Indian, Arabic, French, German var ama onlar bizi ilgilendirmiyor) ...bir de Montessoriler var – Montessori: (cok kisa ozetlersek) temeli bireysel eğitime dayanan, buyuk cocuklarla kucuk cocuklarin ,yani butun yas gruplarinin ayni sinifta bulundugu, soyut yerine daha somut seylerle, oyuncaklarla degil, gercek hayattan objelerle ya da daha cok tahtadan yapilmis egitici oyuncaklarla ogrenme uzerine kurulu) biraz daha farkli bir yaklasim – internette zilyon tane site var hakkinda zaten bi de ben bilgi kirliligi yaratmayayim burdan)

Babamizi da surukledim bir ogle arasi is cikisi ve sonunda cok icimize sinen, sevkatli, sevgi dolu egitimcileri olduguna inandigimiz, iyi referanslar duydugumuz/gozlemledigimiz bir okula, EYFS (Early Years Foundation Stage) kalifikasyonunda bir Ingiliz okuluna  (Children’s Oasis Nursery’e) karar verdik... ismini yazdirdik listeye… Sonra da Eylul ortasi, sen 20 aylik olunca, haftanin 3 gunu (Pazartesi, Sali, carsamba) yarim gun olarak (8:30-12:30 arasi) baslattik…Ilk Sinifinin adi: Dolphins (yani “Yunuslar”:) sinifiniz 10 kisi, her sinifta 2 ogretmen, 1 yardimci var, yani 5 bebis basina bir ogretmen dusuyor. En sevdigin arkadaslarindan Alp de bu okulda, farkli sinifta cunku senden nerdeyse 1 yil 3 ay buyuk. Zaten Esra sayesinde ogrenmistim bu okulu.

Alp'cik ve annesi Esra ile her oglen cikisi bulusup sizi bir yarim saat kirk-bes dakika da bahcede oynatiyoruz. Alp'in pesinden bi kosusun var ki, o nereye sen oraya... Olur da ben unutur, eve gitmek uzere kapiya dogru yonelirsem "aaap!!" "aaap!!!" diye bana hatirlatiyorsun zaten - okul bitince ilk hedefimizin Alp'i bulmak oldugunu. Sinifinda bir Turk cocugu daha var: Mert. Annesi-babasiyla karsilasiyoruz okul giris cikislarinda hep.

Ilerde okul gunlerinin sayisini arttiririz, simdi alisacak misin, yadirgayacak misin bilemedigimizden ”boyle azar azar baslayalim ilk donem” dedik, ama hic korktugumuz gibi olmadi, gayet kolay adapte oldun cok sukur. Tabi ben ilk gun, “heyecanli anne” olarak, ogretmenlerin Ms. Rachel ve Ms. Nadia’nin biraz basini agrittim, once onlara bir not gibi bisii yazdim, beslenme cantana koydum, seni goturdugumde onlara bi de sozlu anlattim :) eminim dalga gecmislerdir benimle ama naapiyim, dayanamadim…1 sayfa uzunlugunda bir mektup niteligindeki notumda, sen aglamaya  ya da huysuzlanmaya baslarsan neler yapilmasi gerektigi, ve bazi sık kullandigin Turkce kelimelerin aslinda ne demek oldugu vs yaziyordu daha cok…mesela “anne” nedir “mama”  nedir (mama diyince bunlar simdi annesini istiyor zannetmesin,  yemek versinler diye), “su”  nedir (oglushumu susuz birakmasinlar diye) vs vs…. emzik vermemelerini soyledim, cunku nerdeyse biraktik gibi artik, gunduzleri hic aramiyorsun, sadece uykuya gecerken aliyoruz. Neyse, ilk hafta, ilk gun once sadece 20 dakika bensiz kaldin sinifinda, ben disarda bekledim diger annelerle – olur da bir cingar cikarirsin diye :) sonraki gun yarim saat, sonraki gun 45 dakika…prosedur boyleymis alisma doneminde. Hep disardaydim tetikte, kendimi sana gostermeden sessiz sessiz neler yaptigini izledim, oda kapisinin camli bolumunden…ne heyecanliydi!

Ve 3.gun ogretmenlerin, hicbir adaptasyon sorunun olmadigini, artik full 4 saat gelmeye hazir oldugunu soyledi! afferin sana uyumlu oglushum hic uzmedin beni… Simdi de arkadaslarinla hep mutlu mutlu oynuyor buluyorum seni her almaya gittigimde, ogretmenlerine gelince "hello" giderken de "bye bye" deyip el sallamayi ihmal etmiyorsun. Tabi her geldigimde bana inanilmaz simsiki bir sekilde sariliyorsun…o da icimi ayri bir eritiyor ama seni gunden gune daha fazla kendi ayaklari ustunde durmaya alisan bir cocuk olarak gorecegim icin “iyi yaptik erken baslamakla” diyorum her seferinde… Iste once ilk gununden resimler, sonra ara ara, seni birakmaya almaya geldigimde cektiklerimden…












 





Gecenlerde birkac sinif toplu sarki saatinizde, niyeyse bir turlu ayrilmak istemedim ordan, sizinle kalip ben de sarkilara katildim. Iste o gunden bir video, sen her zaman oldugu gibi yine pek yerinde durmuyorsun tabi:


 


Seni her almaya geldigimde o gun nasil oldugunu soruyorum ogretmenlerine… Cok hareketli, yaramaz bi bucur oldugundan “ay acaba bu sefer bisey diycekler mi” diye de icim icimi yiyor aslinda… su ana kadar hic olumsuz bisey duymadim, hep guzel seyler duydum. Hatta ara ara su altta resimlerini gordugun gibi “superstar” “very good” rozetlerini, damgalarini aldin geldin (hehe :)) nasil da gururlaniyor insan, cocugu bir odul alinca, hemen buzdolabina yapistirdim cikartmalarini :) Ama bir gun Ms. Rachel’in gozlerini patlata patlata “HE HAS NO FEAR…UNBELIEVABLE! (hic korkusu yok…Inanilmaz! )” dedigi ani hic unutmiycam…bisikletlerle arka bahcede nasil bir hizda bir saga bir sola gittiysen artik! Kadincagiz gorduklerine inanamamis :)))



 

Bu arada evimizin nerdeyse dibinde, sadece 5 dakika yurume mesafesinde bir Montessori var aslinda, unlu de bir okul, bizim icin hayat cok kolay olurdu seni oraya yazdirsaydik ama mesela ogretmenleriyle konustuktan sonra, icim pek sinmedi oraya, yeterince ilgili degillermis izlenimi birakti bende. Baban da bahcesine cok yakin olan elektrik direklerine ve bir GSM vericisinin lokasyonuna kafayi takti. Dolayisiyla eledik orayi. Seni yazdirdigimiz okul ,evimize arabayla 15-20 dakika, trafiksiz, sakin bir yol – sabahlari once babayi, sonra seni birakiyorum, oglen de tekrar almaya geliyorum.

Bu yaziyi okuyan annelerin de isine yarar belki diye anaokulu / kres seciminde karar verirken dikkat ettigimiz, gormeye gittigimde gorevlilerden, ogretmenlerden ogrenmeye calistigim seyleri yaziyorum buraya:
1.       OKUL HAKKINDA: ne zamandir bu isi yapiyorlar? Akreditasyonlari var mi? Dubai icin gecerli bir soru ama: Hangi mufredati takip ediyorlar (UK, US, Montessori)?
 
2.       KAYIT HAKKINDA: kapasiteleri ne kadar, kac cocuk aliyorlar? Su an yer var mi? Yoksa bir bekleme listesi var mi, ne kadar uzun?
 
3.       OGRETMENLER HAKKINDA: Ogretmenlerin egitimi nedir? CPR, ilkyardim gibi egitimleri de almislar mi? Performanslari nasil gozlemleniyor? (Cocuklarla aralari nasil  kismini gidip yerinde gozlemlemek gerekiyor tabi - yani yeri geldiginde sariliyorlar mi, ses tonlari nasil, aglayan cocukla hemen ilgileniliyor mu? vs) Cocuklar nasil yas gruplarina gore siniflara ayriliyor? her sinifta kac cocuk basina kac ogretmen, kac yardimci var? (Uzmanlar, 0-2 yas arasi icin 4-5 cocuga 1 ogretmen/yardimci; 2-3 yas arasi icin 5-7 cocuga 1 ogretmen/yardimci, 4-5 yas arasi icin ise 1e 8, 1e 10 gibi oranlar oneriyor.)

 
4.       AKTIVITELER HAKKINDA: Cocuklarin 1 gunu nasil geciyor, sabah nasil basliyorlar, neler yapiyorlar, ne gibi oyuncaklarla oynuyorlar, egitici olarak ne gibi faliyetler var (Muzik, Kitaplar, Resim vs)? Disarda oyun alani var mi? Icerde yumusak zeminli oyun alani var mi? Bahcesi ne kadar buyuk?
 
5.       SOSYALLESMEve DISIPLIN ANLAYISI HAKKINDA: Cocuklari nasil disipline ediyorlar, time-out var mi? cocuk aglamaya basladiginda nasil rahatlatiyorlar?
 
6.       HIJYEN ve SAGLIK: Asilari tam olmus olmak kayit icin sart degil mi? Hasta cocuk hemen eve gonderiliyor mu? Kac derece atesin ustunde ise? Doktor/Hemsire/Saglik Uzmani var mi okulda sabit duran? Hijyen icin, ve tuvaletlerin, lavabolarin miniklerin boyutlarina uygunlugu icin de yine yerinde gozlem yapmak lazim.
 
7.       OKUL GUNLERI SAATLERI HAKKINDA: Kacta basliyor, kacta bitiyor? Ogle yemegi veriliyor mu? Tatil gunleri, donem tarihleri neler? Cocuklarin okuldan alinma, birakilma saatleri konusunda ne kadar esnekler?
 
8.       UCRET HAKKINDA: Donem ucreti nedir? Kardes indirimi var mi? Cocuk okula gelemediginde (hastalik vs) o gunlerin ucreti de odeniyor mu? Ne sıklıkta odeme aliniyor?
 
9.       OKULDA BULUNMASI GEREKENLER HAKKINDA: Altini degistirme hizmeti veriliyor mu, tuvalet egitimi almis olmalari mi gerekiyor? Bez almamiz gerekiyor mu siz mi veriyorsunuz? Baska neler getirmeliyiz okula gelirken? Gunes kremi, sapka, su matarasi, yedek kiyafet? Beslenme cantasinda neler olmali? Beslenme duzenli saatlerde mi oluyor, cocuk isteyince mi?
 
10.   EBEVEYNLER HAKKINDA: Bize okuldayken olup bitenleri, yapacaginiz/yaptiginiz faaliyetleri ne gibi bir iletisim sistemiyle aktaracaksiniz? (e-mail, e-dergi, not panosu) Gun icinde cocugun kac kez alti degisti, kac kez sut aldi, ya da uyudu mu gibi bilgileri ogrenebilecek miyiz almaya geldigimizde?

Alttaki resimler de daha gecen seneden...okul arastirmasi yaptigimiz gunlerden...hihii :) nasil da kucuk mussun!!!? Allah’im inanamiyorum….nasil hizli geciyor gunler...

 



Off yazmadim yazmadim, simdi de cok uzun yazdim. Neyse, ozetle bence anaokulu cocuga yapilabilecek en iyi sey…ben kendim de gittim 3 yasimdan 6 yasima kadar, hala o gunleri hatirlayip mutlu oluyorum. Annecimle, babacim iyi ki de evde kalsin dememisler.
Calismayan Anneler: kendinizi kotu hissetmeyin, gonderin, bu onun iyiligi icin…iletisim kurmayi, baskalariyla birseyleri paylasmayi ogrenebilmesi icin…sizin eksikliginizde de kendine guvenmeye baslamasi icin…
Calisan Anneler: iciniz rahat olsun, orda olmasi, evde bakiciyla vakit gecirmesinden bin kat iyidir.

...diyorum ben...