Showing posts with label yurume. Show all posts
Showing posts with label yurume. Show all posts

Sunday, September 28, 2014

Kai Kai'in Dogumgunundeyiz - Kasim 30, 2013 (Gecen Sene)

Yine bir turlu yazmaya vakit bulamadigim icin koyamadigim "ilk"lerden.

Ozan'cim senin "ilk" tay-tay gunlerinden.

Kaan'cim oturdugumuz sitedeki saniyorum "ilk" buyuk arkadasin "Kai"in Polonya'ya donmeden once yaptigi son dogumgunu partisinden.


















Thursday, February 13, 2014

Oleeey Ozancik da Yuruduuu!!!!

El tuta tuta, bi yerlere tutuna tutuna darken 1 ay oyaladi bizi ama artik oldu. 11 ay 1 haftalikken Ozancik da kivirdi bu isi! Bugun ogle yemegi icin eve geldigimde beni boyle guzel bir surpriz karsiladi bidigim.

"Oleeey!" mi, "Eyvaaah!" mi tabi orasini gorucez :)

Wednesday, November 20, 2013

Ozancik Tay Tay Tayyy :)

Niye benim cocuklarim hep boyle aceleci oluyor? kime cekmisler acaba :)) Bu da 8,5 aylikken ayaklanmaya basladi. Oturmuyor, surekli birseylere tutunarak ayaga kalkma cabasinda. Kaan gibi erkenden yuruyecek mi? yoksa bir muddet boyle mi takilacak, bakalim gorcez....

Ozancim: kucuk askim; seninle ilgili yazmak istedigim coook sey var, 1.ay doctor kontrolunden beri "ay hadi yaziyim artik" diyorum, sonra araya hep birseyler giriyor, kayniyor... cok konu birikti, ama geriye donuk de olsa anlatacagim hepsini onumuzdeki haftalarda insallah...simdilik bu fotolari ve asagidaki videoyu yukluyorum sonra ne yapip edip bir vakit yaratacagim, seni ve gelisimini sana anlatacagim oglushum hic merak etme.



















 

Sunday, December 25, 2011

Bambam’in Ev Hali

Her yaramazlik sirasinda firlatilan “kanarya yutmak uzereyken yakalanan kedi” bakislarina dikkatinizi cekerim. Yeni kazanilan mobilite yetenegi ile henuz ayni hizda ilerlemeyen tehlikeden uzak durma icgudusunun dayanilmaz birlesimini izliyorsunuz :)

Saturday, December 3, 2011

Gercekten Yuruyoruz :)

(Not: Ogrendim ki bu videomuz amerikada bloklanmis, backgrounda koydugum muzik yuzunden sanirim ama simdi fix ettim, artik aciliyormus)

Elleri kollari biraktin, ozgurlugunu ilan ettin artik...tabi 5-6 adimda yorulup hooop, olsun, totosumuz saolsun....gecen gun ev, park yetmedi, bi de tennis courtunda aldin solugu.

Wednesday, November 30, 2011

Babaanne ve Dede Dubai’de!

Not: Diger dedenin gecen hafta gecirdigi rahatsizlik nedeniyle yaptirdigi testleri halen devam ediyor, insallah kotu birsey cikmayacak. Dedemiz iyilesedursun, biz hem ona moral olsun diye hem de cok geciktirdigimiz icin biraz foto yukleyeyim bugun diyorum.

Geldiler! Babaanne ve Dede bizimleydi, Dubaide bahar havalari esliginde sen sakrak bi 10 gun gecirdik birlikte. Ben de babaciinin agzini buzup, goz yuvarlarini yukari goz kapaklarina cikarip indirdikten sonra sessizce firlattigi  “pfpfpppffff… birak artik su kamerayi elinden kadin” bakislarini hep teget gecirip capon capon fotograf cektim bol bol. Oooh canima da degsin. Iyi ki de cektim. Gurbet ellerde Alamancidan hallice yasadigimiz su gunlerde bi daha ne zaman bulucam ben bu kadar ic ice samimi dakikalari.



Ilk torun baska bisey olsa gerek…Babaanneye diger dedenin (benim babamin), birtakim siparisleri olmus istanbuldan gelmeden,hem kendi icin, hem onun icin biraz sag yanak, biraz sol yanak, biraz diz ustu bogumlar, biraz memisler…hepsi itinayla sıkıştırıldı, yendi yutuldu. Bu yeme icme fasli bittikten sonra sira babaanneyle dedeye yeni numaralari gostermeye geldi. Aradan 2,5 ay gecmis tabi, skypedan da her zaman anlasilmiyor hersey; sendeki gelismeleri buyuk saskinlikla ve keyifle izlediler. E tabi son biraktiklarinda daha emeklemeyi yeni ogrenmeye calisan dort ayak ustu durup, dizlerini kipirdatmadan one geriye yaylanarak, ya da sadece popoyu kaldirarak bu isi becerebilecegini sanan bi solucandin. Simdi bi baktilar solucan ayaklanmis, elinden tuttugunu surukluyor arkasindan. Artik elden falan da tutmuyorsun, kendi basina 5-6 adim atip, hooooop totoshun ustune J  Hatta ilk olarak oyun parkimiz (aile ici “kafes”  de diyoruz bu parmaklikli oyun alanina ama ilerde sende travma falan yaratmasin diye bu huyumuzdan vazgececegiz,soz :) icinde babaanne sana kollarini acmisken ona dogru oldu bu bagimsiz yuruyus. Benim icin cok duygu dolu bir an oldu…seni oyle gulen yuzunle adim atarken izlemek, buyudugunun farkina varmak…






Artik “anni” de diyorsun sanki. Hala ustume alinmakta tereddutluyum, zira bu “goggli goggli” dilinin henuz bilemedigimiz bir baska kelimesi, hecesidir belki - ama yok yaaa - bana bakarken soyluyorsun daha cok. Dur bakalim gorucez - biraz daha yakindan gozlemleyecegim bakalim daha cok bisey istediginde mi kullaniyorsun yoksa oylesine mi? Her ne icin ise devam et oglus, benim icimi oyle isitiyorki bu iki hece…





Bu aralar icimi eriten bir ikinci sey de baban isten gelip kapiyi acar acmaz heyecanlanip uzerine atlamaya calisman, kollarini kocaman acip bacaklarina tirmanmaya calisman ve kucagina cikmayi basardiginda attigin o mutlu zafer gulucukleri…










En cok gulduklerim ise: bi oyuncakla ya da yerde suruklemeye calistigin bir kagit parcasi ile “cok” mesgulken cikardigin o nefes alip verme sesi J ve tabi bi de bu esnada disariya sakmis dilin. Ha bi de masada otururken bize elinle masaya vurma talimatı vermen ve biz yapinca da gulmen.  


Aslinda bi de yemek yerken cikardigin “hmmmm hmmmnnmm” sesi insani bitiriyor. Gurme bebek J Dur bak simdi bu “icimizi eritenler” konusunu acinca baska seyler de geliyor aklima (ben en iyisi bunu bir etiketleyeyim sonra da eklerim) - Parmaklarini gayet guzel kullanarak kendin yiyorsun bazi parcaladigim yemekleri, ekmek, tuzsuz peynir vs. ama bu aralar artik kasigi da eline verip biraz pislige izin veriyorum, o kasigi ters bir sekilde kaseye daldirman, kasigin arkasina yapisan 1-2 parcacik seyi agzina goturup, hedefi tutturduktan sonra sanki cok buyuk bir lokma yutmus gibi agzini oynatman evlere senlik J Bi de atlamadan gecemeyecegim: ozellikle ogle uykusu zamani cok oluyor bu: evde herkes aktif, ama sen uyumak uzeresin, bi yandan etrafta olan biteni kacirmama  istegi, bi yandan dusmek uzere olan goz kapaklarin, o savasi izlemek cok eglenceli…

Dedim ya bol aktiviteli, gezmeli gunlerdi, yuruyuslere cikildi, babaanne, ve dogum sonrasi hala atamadigi kilolarini verme derdinde olan anne; her sabah gol cevresini tavaf ederken sen de bize eslik ettin






babaanne sana papaganlari izletti…


Barbecue yaptik, atesle tanistin, tehlikeli ve sicak oldugunu (umarim) anladin…






Denize girdik, kumlarla oynadik “eyvah kesin yer bu bunlari” dedim ama cok sukur hic yeltenmedin, elinde biriktirip ince ince suzdun biraktin (sadece bir keresinde kafanin hizasinda oldu bu is – saclardan zor ayikladik aksam banyoda…)








Havuza girdik, hatta sen babaanne ve dedeyle ilk kez jakuziye bile girdin. Keyif bocegi seni, nasil da hosuna gitti di mi o kopukler J






Mamalar yedik, gezdik de gezdik…hepimiz icin cok harika gunlerdi.


















Yine gelsinler, hep gelsinler diyor, hemen birkac kucuk hatira video ile fazlasiyla uzattigim bu yaziyi bitiriyorum.




 

Yetmedi, yilbasi icin 1 ay sonra geliyoruz Turkiyeye!