Her sene babanin Bogazici Universitesi Dalis Klubu arkadaslarinin planladiklari BUSAS dalis gezileri oluyor. Gecen sene falan tabi gitmedik daha cok kucuktun, ama bu sene, arkadaslarimizin butun “Haydi Kas’a bir-iki…” maillerine baya kayitsiz kalip, son anda gitmeye karar verdik. Inanilmaz keyifli bir grup, inanilmaz guzel bir mekan... (Kas’in bizim icin anlamini biliyorsun;)
3 tane “evli ve cocuklu” cifttik grupta - Osman-Sera kizlari Ela’yi, Hakan-Zeynep oglushlari Kaya’yi arkada biraktilar, onlar da bizim gibi sucluluk duygusu icinde, her dakika dedelerden fotograflarla, skype ile canli canli istanbul’a baglandilar tekneden
(Bu arada simdi farkettim, yazim programi “evli” kelimesini “evil” (seytan) ‘a duzeltmis, bu contextte dusununce acaba bana bisey mi ima etti dersin :) )
Baslangicta bir suru kaygim vardi tabi, daha once ben Londra’dayken de boyle kisa surelik ilk ayriligimizi yasamistik ama o zaman hic degilse Baban ve Rebecca vardi yaninda, babaannelerde kalmistin. Normalde, baban zaten haftanin 3 gunu is yuzunden seyahat ettigi icin, onsuzluga da bir sekilde tahammul edebiliyordun. Ama bu sefer ikimiz de olmayacaktik, ustelik Rebecca da ulkesine gitmisti.
Bir suru soru vardi kafamda, 15 ayliksin daha, erken mi? Bebeklerde 12 ayliktan itibaren “ayrilik kaygisi” diye birsey basliyor. Normalde cok ozguvenli, bagimsiz, kendi kendine yetebilen bir bebek olmana ragmen, psikolojini bozar miyiz, bize kuser misin, dedelere dunyayi dar eder misin?
“Seperation Anxiety” (Ayrilik Endisesi) her saglikli bebekte gorulen bir durum ve gelisimin bir parcasi… Neredeyse her bebek 7 ile 18. aylar arasında ayrılık endisesi gelistirirmis. Ama 12 ile 18. aylar arasinda daha cok. Yalniz, uzmanlara gore: bebeklerin bu aylarda zaman kavrami olmuyormus, yani annenin gittigini gorup uzuluyorlar, bozuluyorlar (gozden irak gonulden irak misali)…ama ne kadar zaman yok olduklarinin farkinda degiller….yani ben 5 gun bile yok olsam sen beni tuvalete gidip geri geldi bile sanabilirmissin…
Neyse, tabi boyle bir durumu en kolay sekilde atlatabilmek icin bir suru onlem almistik:
- Zaten daha once kac kez, biz ordayken sana nasil itinayla baktiklarini gordugumuz icin icimiz rahatti ama yine de bu sefer de biraz daha erken gelip seni yeni ortamina alistirdik, dede ve anneanneyle birlikte oynadik . Ucagimin saatlerini ileriye aldim, bunun icin birazcik da olsa vakit yarattim. Benim de orda oldugumu gordun. Saklanarak kacmadim, ben kapidan ciktim, geri geldim, sen gittigimi ama sonra dondugumu gordun
- Dedelere butun rutinin anlatildi, kullanma klavuzun (:)) tekrar guncellendi, basucuna koyuldu
- En sevdigin oyuncaklar, yemekler, basucu muzigin, aliskin oldugun hersey getirildi
Oncesinde Dubai’de de calistik:
- Objelerin devamliligiyla ilgili bir suru oyunlar oynadik (ce-ee, saklambac vs). Goremedigin zaman bile objelerin halen var olabildigini ogrendin.
- Kisa ve huzurlu ayriliklarla alistirmalar yaptik Dubai’de. Baska bir odaya gidip, seninle konustuk. Boylelikle goremesen bile halen orada oldugumu anladin.
- Hep gulumseyerek, seninle konusup “bay bay” diyerek ayrildik her seferinde. Sana herseyi anlattik, disari cikmamiz gerektigini, ise gitmemiz gerektigini (sebep: tabi ki de sana daha cok oyuncak alabilmek :) yersen cicim :)
Onlemler aldik almasina, ama yine de hep icimde biseyler vardi. Bir sucluluk duygusu…En kotusu de ucakta, orda-burda, bebekli aileler gormekti…yuzumde tam tokat etkisi yaratti her gordugum tatile cikmis cocuklu aile. Dusundugumuzden cok daha fazlasini anladigini, algiladigini her gecen gun hissediyordum, bu yuzden de icimde hep bir rahatsizlik oldu, her gecen gun fiziksel acidan bagimsizligini daha da cok ilan etmeye calissan da duygusal acidan baglandikca baglanmaya basladigimiz o gunlerde yanlis bir adim mi bu?
:) Korktuklarimin hicbiri olmadi cok sukur… hic huzursuzluk cikarmamissin, dedenin tabiriyle durumu “idare etmissin” :) ama ne zaman ki biz geri geldik, iste o zaman tekrar o super mutlu cocuk geri gelmis. Iste durumu ozetleyen, dondugumuz gunden cok tatli bir video, bol bol hasret gideriyoruz, kikirdiyoruz :)
Sagolsunlar hem deden, hem anneannen, hem anneannenin annesi babasi (Sevim cici anneanne ve Vahap cici dede), buyuk halan sana cok ama cok guzel bakmislar, o yaslarina ragmen parklara goturmusler, kaydiraklara bindirmisler, oyunlar oynamislar, beslemisler, bici bici yaptirmislar, o yumos kokuna sarilarak uyumuslar, sana harika bir 4 gun gecirtmisler (sagolsunlar…teknede bir elinde telefon bir elinde ipad, email, fotolara bakip seninle kopmamaya calisan bizlere de gercekten buyuk bir oh cektirdiler…)
Saniyorum bu tatil seni de aileye daha yakinlastirdi, (su an ben bu satirlari yazarken nerdeyse temmuz oldu ve biz tekrar istanbul’dayiz) bakiyorum da inanilmaz sevgi dolusun hem babaanneye, hem anneanneye, hem dedelere…kendiliginden kucaklarina atliyorsun, ellerini tutup cekistiriyorsun saga sola, artik gayet “bizden bunlar” bakislariyla, guven duygusuyla kosa kosa sariliyorsun onlara :) Asagida dede ile cok mutlu zipzip dakikalardan kisa bir video…
Ve de o gunlerden biraz foto, biz su altindayken sen neler yapmissin bak bakalim…
Sadece dedelerle kikirdesmedin tabi ki! Biz istanbul’a donunce babaannenlere gecmeden, Fatih dayin ve Gul yengeni de ziyarete gittik. Orda cok guzel mamalar yedik, guzel kuslari ile muhabbet ettik. Sen kusu ilgiyle izledin, o kucuk dudaklardan “geh gee…kuuuu…kuuu” diye nidalar yukseldi hep. Dayi da yenge de bol bol sikistirdilar, opup kokladilar seni. O siralar en favori hareketin downward facing dog (temel bir yoga durusu) esliginde cok keyifli dakikalar yasattin bize.
Pilin bitene kadar kosturdun durdun, en sonunda babanin kollarinda siziverdin
Sonra babaannelere gectik, 1 hafta da orda kaldik. Hersey cok guzeldi. Parka gittik, alisverise gittik, bahcede babaannenin kaplumbagasini besledik, kedileri sevdik…Inanmiycaksin, babaanne senin icin evin icine kaydirak bile koymus! Tabi bir asagi, bir yukari, bir asagi, bir yukari… Engin Amca gelince de habire zip zip zip zip! Amca yoruluyor, sen yorulmuyorsun… “bak burdan tutucaksin amcacim” der gibi ellerini koyup durdun kendi beline, seni daha cok (sonsuza kadar) ziplatsin tabi isi ne di mi? :) :)










2 comments:
Çok güzel bir çocuk Kaan.41 kere maşallah yetmez en az 42 tane maşallah diyorum. Yalnız anneanneyi de biraz yormuş sanırım ama o beraber uyudukları foto var yaa gözlerim sulandı banu..
canim benim, cok saol! o senin gozlerinin guzelligi...Evet, baya yorulmuslar, anneannenin, babaannenin, dedelerin hakki odenmez :)
Post a Comment