Bu aralar baya bi buyudugunu hissediyorum - artik gormedigin seylerin de aslinda varoldugunu anlamaya basladin, mesela yere dusurdugun oyuncagi eskiden unutur yerine yenisi verilene kadar beklerdin usul usul, artik bi gayret o dusurdugunu geri almaya ugrasiyorsun, tabi kaslarda her zamanki ciddiyet :)
Ya ciddiyet diyorum ama nadir...bazen bir hirsla emzigi emerken catik o kaslar, bazen tam kaka yapmaya basladiginda :) onun disinda gununun yuzde seksenini etrafa saf temiz bi sekilde gulumseyerek geciriyorsun... Gercekten senin kadar guleryuzlu cocuk az bulunur, carsida pazarda kimi gorsen mavi boncuk dagitiyorsun.
Bu hallerini hepimiz cok seviyoruz, hatta benden soylemesi - deden sana "Heidi" demeye basladi - Alplerde dedesiyle yasayan bi cizgi film kahramani Heidi (ve evet kiz (!), buyuyunce hesap sorarsin dedeye) cocuklugumuz onunla gecmisti - bembeyaz bir teni, kocaman gozleri, kocaman bi gulumsemesi vardi Heidi'nin - iste sen de gulunce ona cok benziyormussun...Naapalim dede bu...Bu aralar Heidi asagi Heidi yukari :)
Walla oglum bu yine iyi...babanla ben saclarinin iyice dokuldugu zamanlarda seni daha cok "Rauf Denktas"a benzetirdik - kiz miz ama Heidi cok daha sevimli :)

2 comments:
Heidi yazısını buldum :)
İki fotograf yanyana gelince "hah işte tam Heidi" işte diyor insan:)
Hiihiihii:) asil senin facebookta benzettigin foto daha cok benziyor galiba simdi farkettim, onu da ekleyeyim buraya:)
Post a Comment