Thursday, March 28, 2013

Evim Evim Guzel Evim

Abininkini de saklamistim, senin de ilk ucus kartini buraya hatira olarak kaydedelim Ozan’cik.

 

26 Mart’ta yani sen tam 20 gunlukken once Chicago’dan Istanbul’a, ordan Dubai’ye toplam tam 15 saatlik bir ucak yolculugu yaptik tontoshum. Ama ne “yolculuk”!…fiziken yoruldum yorulmasina ama o birsey degil, uyku duzeni allak bullak olmus, emzigi yeni birakmis, super aktif abin Kaancik sayesinde yol boyunca ruhen de tamamen coktum diyebilirim, resmen eve kendimi zor attim…

Baban dogumdan sonra Dubai’ye dondu, bizim de pasaport isleri erkenden bitince, ve biz de evimize donmeye can atinca aslinda 15 nisan olan donus tarihimizi degistirdik  one aldik “e hadi babamiz olmadan olucak ama en azindan carcabuk evcaazimiza varicaz” dedik, babaanne ve dedenin dondugu ucakta, 26 Mart’a aldik biletlerimizi.
 
Bu arada, donmemize 1 gun kala cok tatsiz bir olay oldu - canimiz Yuksel Teyzecigimiz, sizlerin "cici babaannesi" sabaha karsi koridorda yanlis yone yuruyunce, bodruma inen merdivenlerden dustu... tedavisi hala devam ediyor ama cok sukur ucuz atlatti. Bizim de gozumuz arkada kaldi ayrilirken ama elimizden de birsey gelmedi maalesef… :(  Yuksel Teyzemizi de Tugrul Enistemizi de cok ama cok seviyoruz, tatsiz zamanlar gecirdiler bu ara, ama insallah hepsi geride kaldi.

Yolculuga geri donelim...Babaannenler biletlerini coktan almisti, ben bizimkileri alirken en onlerden basinet koltugu diye tutturunca onlarla yanyana oturamadik, dolayisiyla cok zorlu bir seyahat oldu benim icin. Ozellikle Istanbul’a kadar olanki kismi… Istanbul sonrasinda Bahattin deden bizi Istanbul havaalaninda karsiladi ve Dubai’ye kadar birlikte, yanyana oturarak geldik, ucak gece oldugu icin de Kaan yol boyu uyudu biz de rahat ettik.…Istanbul’da bi nevi bayrak teslimi oldu yani J babaanne-dede birakti, obur dede teslim aldi “2 cocuklu lohusa” bayragini…  “ yahu lohusalik da neymis , oyle zirt pirt aglamak falan…yok bana olmadi oyle seyler ilkinde de ikincisinde de” diyordum” ama galiba yaniliyormusum, cunku aslinda benim bildigim Banu’ya koymazdi oyle yorgunluk falan ama Istanbul havaalaninda babamla bulusmak uzere sozlestigimiz HSBC Lounge’una adim atar atmaz, olan oldu. Ozancik - senin haykira haykira emmek istemen, ayni anda Kaancik – senin hicbirsey yememene ragmen elinde catalla tehlikeli tehlikeli saga sola kosman, 10 saat boyu bir ucaga sikisip kalmis enerjini kontrol edememen, bir turlu yerinde oturmak istememen, soz dinlememen ve benim dogum sonrasi hala lopur lopur olan gobegim yuzunden arkandan yeterince kosamamam vs nedeniyle oracikta yikildim ve hungur hungur aglamaya basladim. Babacim da yazik ilk karsilasma aninin mutlu fotolarin cekiyim diye cikarmis makinesini, cikanlar bu pozlar :) bitkinlikten gulecek halim yok... pasakliliktan, kusmuktan gecilmiyor ustum basim :)




 
Eve gelir gelmez, yapilacak milyon tane is... bavul acma - yerlestirme, kaan'in jetlag sonrasi allak bullak olmus uyku duzenini eskisine cevirme, (yardimcimiz da olmadigi icin benim uzerimde olan) ev temizligi, Ozan'cik (nam-i diger "yandan carkli" nin her seferinde cisini bezinden (ozellikle yan tarafindan) kiyafetlerine gecirmesi nedeniyle bir turlu bitmeyen camasir yikama, utuleme seanslari...bir yandan yeni yardimci arayisi, telefon gorusmeleri, yuzyuze mulakatlar....Babanin da sadece bizi 1 gun group 10 gunlugune  Singapore'a gitmek zorunda olmasi...emzirmekten zayiflayan bunyenin hemen hasta olmasi...her sey ust uste....ortam evlere senlik!!! :)












 
Hey gidi hey...Ne gunlerdi...ne kaostu yahu!!!
Allah'tan ilk once marifetli, caliskan, is bitirici dedeniz, sonra da anneanneniz yardima kostu da babaniz Singapore'dan donmeden evi tekrar duzene sokabildik...

 
Dede ve anneanne ile olan maceralarinizi da bir dahaki postta anlatacagim.

Ozancik Ilk Banyo

Kordonu dusmekte biraz gecikince ve araya seyahat girince (kendisini bezle sildigimiz sponge bathlerini saymazsak) Ozan bey ilk gercek banyosunu 28 Mart'ta Dubai'de aldi. Videosu burada. (Videonun ortasindan (2:40dan) itibaren de daha sonradan cekilen ve ozancik'in nerdeyse uykuya daldigi bir tatli banyo seansi var)







 
kaancik da dedesiyle yapti banyosunu...



 



 

Saturday, March 23, 2013

Ozancik'in Babaanne - Dedesiyle ve de Chicago'daki Ailesiyle Ilk Gunleri

Uzuuuun bir ara vermisim yazmaya....cok fazla foto, ani birikti…hadi bakalim bi gayret – bu hafta toparliycam hepsini :)

Ozancim, tombulum, tam kronolojik sirayla yazamamistim bir turlu sen evine gelmeden yasananlari. Artik koca adam oldun, cok eski resimler bunlar ama yine de atlamayalim. Bunlara 2 ay sonra tekrar bakinca isik hiziyla degisim gecirdigini tekrar farkettim, ve unutmadan hemen anlatayim ilk ayimizi (Mart 2013) kisa kisa dedim.
Dogum sonrasi, hastanede 1 gun kaldik daha once de dedigim gibi, ertesi gun ve o ilk saskin haftalarimizin buyuk cogunlugunda saolsun babaannen bizimle kaldi ve bu yeni iki cocuklu halimize alismamizi kolaylastirdi. Ozellikle baban Dubai’ye dondukten sonra, o bizimle olmasa naapardim bilmiyorum…




 
Burda da, Kaancikin sacinin en uzun hali,


senin dogdugun hafta onun da saclari, luleleri gitti, iyice tipi degisti :)




Sunnetin Kaancik’daki gibi hemen dogumdan sonraki gun olamadi, ilk hafta doctor kontrolu icin hastaneye gittigimizde yaptirdik. Doktorun Ayfer Hanim’in soyledigine gore cok uslu durmussun, yalniz, kesim baslamadan hem hemsireleri, hem doktoru bi guzel sulamissin :) bi mesaj vermeye calismissin sanki.

Ilk  hafta doktor kontrolu sonucu ogrendik ki, neredeyse her yeni doganda gorulen bebek sariligini orta-siddette sen de geciriyormussun. Rengin baya turuncu, Kilon 8.12 lb’a (3.68 kg’a) dusmus, sutum o ilk zamanlarda az oldugu icin. Sonraki haftalarda bu kilo dususunu fazlasiyla telafi ettik gerci.
Babanin Dubai’ye donmesi gerektigi icin apar topar hemen dogum sertifikasi, pasaport islerini hallettik. 1 haftalik bebekle gozu acik pasaport fotosu cektirme islemi bi hayli komikti yine. Bu sefer wallmartta cektirelim dedik cabucak,yani  gercek fotograf studyosu degil, o yuzden seni tezgahin uzerine serilen beyaz kagit havlu uzerine koydu ordaki gorevli…10-15 dakika ugrastik aglamadan durman, gozunu acman icin, aglama gecmeyince altini bir degistirelim dedim, bezi acar acmaz orayi da bi sulayiverdin :) yani ozancim, anlayacagin bu konuda kafan gayet rahat. Neyse bi sekilde aglamadigin bir saniyeyi yakaladik, sonuc cok parlak degil ama olsa da oldu, olmasa da oldu :)

 

Daha ikinci gununden disarda yemege ciktik, baban gidince de bol bol babaanneyle takildik…


 

Butun Akca ailesi, Deden, Babaannen, Yuksel teyzen, Tugrul enisten, Aydin abi, Selim abi ve guzel aileleri sayende toplandi yine iste o keyifli gunlerden resimler asagida...












 

Sen karnimdayken gecirdigim dogumgunumden

 
 
 

Ve Chicago’ya tasinan ve seni dogdugun hafta ilk ziyarete gelen arkadaslarimiz Beliz-Haris ve minik Arman’cikla gecirdigimiz guzel gunden fotolar… bak ya…baya baya turuncuymussun hakikaten…




OK baslamis oldum, simdi Dubai'ye donusu ve sonar digger deden ve anneannenin bizimle Dubai'de gecirdigi gunleri anlatacagim.
 

Thursday, March 21, 2013

Tanistirayim: Tombik Yanak OZAN AKCA (a.k.a. Ozancik) ve Dogum Hikayesi

Evet yazamadim, bir turlu yazamadim...ozur dilerim. Biliyorum, dunyadaki tek iki cocuklu anne ben degilim ama inanin vakit bulamadim. Oturayim, soyle guzel guzel anlatayim, uzun uzun yazayim istedim ama baktim olmayacak - bizden haber bekleyen arkadaslarimizi ve blogumuzun sevgili takipcilerini artik daha da fazla sinirlendirmeyeyim dedim.

Sevgili Oglushlarim, yaramaz Baby Akca’larim benim… kafami toplayip da soyle duzgun, akici biseyler yazmaya hala vaktim yok, ama bir yerden de baslamak, unutmadan boluk porcuk de olsa olan biteni bi anlatmak istiyorum.
Efendim, once yeni askimizi blogumuzun takipcileriyle bir tanistirayim. Buyrunuz, yanak sampiyonu: OZAN AKCA  :)

 
 
 
 


 
 
 

 
 
 
Nasil? Komik bi tip degil mi?
Kendisi 6 Mart 2013 carsamba gunu, yine cok karli bir Chicago gunu, ogleden sonra 16:38de ufak bir “tosuncuk” kivaminda dunyaya geldi. Kilosu:  4.26 kg (9 lb 46 oz), boyu: 56 cm (22inch) idi. Doktorumuz bile bu kadar kocaman cikmasina inanamadi. E baya baya yanaklariyla, gidisiyla geldi Ozancik  :)  Iste birlikte ilk gunumuzden, o goz-burun sismis halimizden de resimler…







 
 

 
Ozan’cim, Hosgeldin ikinci melegim…minik kuzum…hosgeldin! cok sukur Allah’a, heyseyinle cok saglikli, mukemmel bir bebek olarak aramiza katildin O gunden beri ya birkac dakika once annenin binbir emek verdigi sutleri yogurt yapip agzindan cikartarak, ya babaninin uzerine iseyerek, ya da annenin elbisesine tazyikli kakalar fiskirtarak, yani etrafina sulu sakalar yaparak hayatina devam ediyorsun :) Ve de dedenin de dedigi gibi, uyuyup uyuyup buyumeyi bekliyorsun...hayata simsiki tutunuyorsun.




Abin ile ilk kez yasadigimiz bircok duyguyu bize tekrar tattiriyor, hayatimiza nese katiyorsun... Minik "abi" Kaancik'a de cok farkli duygular yasatiyorsun, seni bol bol opuyor, seviyor, oksuyor o da...hicbir kiskanclik belirtisi yok, en azindan simdilik :)

Sayende, baban da ben de o safligi, o mis kokuyu tekrar icimize sokuyoruz hergun…sıkıstırıp, minciklayip duruyoruz hergun…isirmamak icin kendimizi zor tutuyoruz… Ben yine biraz daha insancil yaklasiyorum ama baban baya fena durumda…sana zarar vericek diye korkuyorum gercekten…gecenlerde bakmis internetten, efendim -  bu bir hastalikmis, adi :”cuteness aggression” yani “sirinlik saldirganligi” – cok minicik, sevimli seyleri sikma (hatta zarar verecek boyutta sikma) istegi olurmus insanlarda… gercekten dislerini gicirdattigini kendini zor tuttugunu gorebiliyorum ve bazen korkarak elinden aliyorum oglum seni :0 neyse, buyuyunce acisini cikartirsin tahmin ediyorum.
Inanmasi zor benim icin ama Ozan’im 6 haftalik oldun bile, hatta yeni yeni etrafina gulucukler sacmaya bile basladin!…kollar, bacaklar bogum bogum oldu. Kas goz oynamaya basladi, mimikler tam yemelik oldu :) Ilk baslarda her yeni doganda gorulen sarilik sende de vardi, gecmistir artik diye tahmin ediyordum ilk ay sonunda ama sanirim 1,5 ay kadar surdu bu sari/turuncu hal. Hatta kaan cok cok beyaz bir cocuk oldugu icin, ikinizin altini arka arkaya degistirdigim zamanlarda – “aallah allah bu cocuk da boyle biraz bugday tenli o zaman” diyordum…ama sonradan anlasildi ki sen de bi pamuksun…sonradan sonraya, yeni yeni rengin duzelmeye basladi, yine bembeyaz akca pakca bir oglan cikti karsimiza…

Her gecen gun daha da guzellesiyor, babanin ve benim istahimizi kabartiyorsun acik konusiim :)
Yeni dogum yapacak arkadaslarima soz vermistim, simdi dogum hikayemizi anlatiyorum resim ve videolarla – gayet rahat bir dogum oldu, hic kotu bir goruntu yok (benim sisko yanagim ve gidimdan baska) :) Dogumu son derece dogal ve mucizevi bir olay olarak gordugum ve baskalarinin dogum hikayelerini cok buyuk zevkle okudugum icin ben de paylasmaktan cekinmiyorum, ama detayi merak etmeyen, istemeyen bundan sonrasini okumasin, izlemesin tabi.
Evet, dedigim gibi karli bir Chicago sabahiydi, penceremizden gorulen manzara bu:

 
“Karni burnunda” deyimi bende yeni bi boyut almisti artik son zamanlarda. Gorenlerin dehsetle baktiklari kocaman gobegim gitsin, elime guzel bi oglancik gelsin artik istiyordum hemen. Ailecek senin gelisin icin sabirsizlaniyorduk.
 










35-37. Haftalarda, sonradan sebebini zencefil cayina yordugum baya siddetli sancilar nedeniyle bizi korkutmustun hatirlarsin. Doktorun dahil hepimiz, erken geliceksin sanmistik. Ama sonra nasil olduysa kesildi o kasilmalar…Baban 1 Mart’ta Dubai’den yanimiza gelir gelmez, tekrar geri gelsin kasilmalar ve dogum artik baslasin diye herseyi yaptik (abin Kaan sayesinde zaten bol bol oturup kalkiyordum gerci gun icinde ama hareketlerimi arttirdim, zencefil cayina geri donduk, istakoz da dogum baslatir diye duyduk, hemen Red Lobster’a goturdu baban bizi. 20 cm kar vardi disarda o gece , hic unutmiycam mutlu bir cekirdek aile olarak arabanin sileceklerini zorlayan o kar yagisi altinda, kaan’la sarki soyleye soyleye o restaurant gidisimizi…“wipers of the bus go swish swish swish..” :)

 








Abin o gece ayri bir yorucuydu, o kar yagisi onu heyecanlandirdi saniyorum, bir saga bir sola kosmak istedi disarda, ben ve baban da arkasinda…gobekte de sen…. Iste sen aramiza katilmadan 1 gece oncesi…uc kisi gecirdigimiz o son gece.
 




 
Gerci istakoz, bende arkadasim Selay’a yaptigi etkiyi yapmadi bence, sabah kalktigimda kasilmalarim vardi ama dogum getirecek kadar yoktu, ve baya duzensizdi, yani periyodik degildi. Kaan’I okula biraktik ve 40. Hafta sonu doktor kontrolumuze gittik babanla. Beni gelir gelmez NSTye bagladilar yine kasilmalarimi olcmek icin. Kasilmalar biraz daha artmisti ama cok da siddetli ve duzenli degildi. “Dogumu getirir, kocam gelmeden asla” diyerek birkac haftadir erteledigim genital muayeneyi yapti doktor ve an itibariyle 4 cm oldugumu soyledi! Sasirdik cok…”karar sizin ama bence suni sanci ile dogumu baslatalim artik” dedi doktor. Gecen sefer de boyle olmustu, bu sefer gercek dogum sancilarimi bekleyeyim (soyle filmlerdeki gibi bir heyecan yasiyayim :) istiyordum ama bir yandan da babanin is icin cok kisa zamanda Dubai’ye donmesi gerekiyordu.

Bir muddet kararsiz kaldik, doktorla endiselerimi paylastim (suni sancinin, normal giden dogumu acil sezeryana cevirme olasiliginin yuksek oldugunu okumustum) ama o beni baya rahatlatti, merak etme “ilkinde de yaptik bunda da hersey yolunda gidecek ve normal dogum olacak” dedi. Ve sonunda dogumu baslatmaya karar verdik. Iyi ki de oyle karar vermisiz, cunku zaten geliyormus gercek sancilar anladigim kadariyla.  Beni dogum odasina aldiklarinda oglen 11:45 idi saat, daha bana Pitocin (suni sanci serumu) baglanmadan bile 5-6 cm olmustum, sancilar da artmisti.

Saat 12:15 gibi Pitocin damlalari damarlarimdan gecmeye basladi. Saat 12:45te tekrar acilma icin muayeneye ederken suyum patlatildi. Doctorun yanindaki hemsirelere “clear water, all good” (su temiz, berrak, hersey iyi) dedigini cok net hatirliyorum, cunku suyun renginin yesil olmasi durumunda da acil sezeryana alinma durumunu okumustum yine internette (anladiginiz uzere yine son haftalarda pimpirik yapip tekrar o dogum hikayelerini karistirmaya baslamistim – iste hic akillanmam ben) Neyse 6cm oldugumu ve artik epidural alabilecegimi soylediler. Ilk dogumdan sonra insana bi cesaret geliyor herhalde, ne olacagini bildigin icin saniyorum. Dedim "ben bu sefer epiduralsiz bile yapabilirim belki"!!…Cunku sancilar, gercekten hic oyle dayanilamayacak gibi falan degildi, sordum hemsireye “sancilarim mi azaldi?” diye - bagli oldugum monitore bakip…hemsire tam tersine arttigini ama benim buyuk ihtimalle “aciya toleransim”in arttigini soyledi, ikinci dogumlarda genelde boyle olurmus annelere.
 
Bi ara baban, saolsun dogum ve sonrasi icin istanbuldan kalkip bize yardima gelen babaanneni, Yuksel teyzelerden alip hastaneye getirmek uzere odadan ayrildi. Hemsire “Gitmeyin” dedi, “cok hizli olacak hersey, ikinci dogum oyle birinci gibi degildir”…baban ilkinde 17 saat boyunca doguramayan karisina guvendi, gitti-geldi…neyseki o yokken bisey olmadi ama hemsire de oyle diyince ben de hop oturup hop kalktim, ya baban yoldayken olursa biseyler diye…
Neyse, dakikalar gecti…o arttigi soylenen aci toleransimin aslinda cok da artmadigini farkettim :)Sancilar gumbur gumbur gelmeye basladi. Aci? bence hala dayanilabilirdi, regl agrisindan hallice yine...

Saat 2:30 gibi 7 cm oldugumu soylediler, ben de daha fazla beklersem ve dogum cok hizli ilerlerse belki almak icin cok gec olur diye dusunerek istedim epidurali. (Cok garip o an sancilarin verdigi aci gercekten dayanilamayacak birsey hic degil…ama sonrasi,o itme sirasinda yasayacagim aciyi bilemedigim, kestiremedigim icin cesaret edemedim epiduralsiz yapmaya. Iyi ki de oyle yapmisim, cunku bu sefer kaan’dakinden cok daha uzun sure itmek zorunda kaldim bidigi.)
Epiduralden sonra basladi toz pembe ruh hali :) niyeyse sol bacagim sag bacagimdan daha cok uyustu ama genel olarak, hicbirsey hissetmiyordum. Saat 3 gibi – en gec saat 6 da okuldan alabilecegimiz abini okuldan almamiz gerektigi geldi babanin aklina…”ben bi gidip-geleyim” dedi yine…hemsire “dur” dedi yine :) ben: heyecanlandim yine…
Bir yandan hak da veriyorum simdi dogum saat 4 ya da 5 gibi olursa, sonrasinda hic gidemeyecek diye gitmesi lazim…ama bir yandan da korkuyorum, o kadar okyanuslar otesinden Dubai’den dogum icin gelip, dogumu kacirirsa, yanimda olamazsa diye…cunku gercekten babanin o anda odada olmasi, elimi tutmasi, ilkindeki gibi bana surekli “hadi” demesi, gazlamasi lazim… onsuz yapamam….
Istemeye istemeye “iyi, peki git” dedim…”Ama bu karda hizli kullanma, dikkatli ol ve de cok cabuk gel…” bu ucu bir arada nasil olacakti? - ben de inanmadim dedigime ama yine de cabucak gelmesi lazimdi.
Baban, babaannenle birlikte 3 gibi cikti odadan. Kaldim mi yanliz?...bagli oldugum aletlerin sesi, saatin tiktaki…hersey daha hizli ilerlemeye basladi. 3:45 te kontrole gelen ve babana “gitme” diyen hemsire “artik 10cm.siniz, itmeye hazirsiniz” dedi. “Uhuuuuu…” :( basladim aglamaya panikten…hemsirenin gozlerinde bir “ben esinize demistim” bakisi, ben de bi panic hali…aradim babani, daha yeni okula varmis!!! :( “bekleyemez misin?” dedi…cevap olarak ne dedim hic hatirlamiyorum ama biraz kocaciimin gozunu korkutmus olucam ki, 20 dakika icinde geri geldi :) ve cok sukur bu isi, basladigimiz gibi “ikimiz birlikte” bitirdik…Yaklasik 10-15 ikinma neticesinde, ilk dogumumdaki  gibi vacumla mudaheleye gerek olmadan, gayet rahat bir sekilde geldin kucagimiza Ozancik…tam hayallerimdeki gibi bir dogum oldu. Cikar cikmaz, kordonun bile kesilmeden verdiler seni kucagima, sicaciktin, gercekten sicaciktin…en net hatirladigim bu…
Iste omrum boyunca unutmak istemeyecegim, hicbirseye degismeyecegim o dogum ani:


 

HOSGELDIN KUZUM…PEMBE KUZUM…TOMBIK YANAKLIM, ARAMIZA HOSGELDIN!
Tuhaf duygular ikinci cocuk da yasanan… tekrar emzirmeyi, gaz cikarmayi, nasil tutman gerektigini hatirlamaya calisiyorsun, ama dedikleri gibi ikinci de hersey cooook daha kolay oluyormus…dogum sonrasi iyilesmem de, emzirmeye gecisim de kolay oldu.


 


 
Hastanede sadece o dogum gecesi kaldik…ertesi gun oglen gibi isitime testin, doktor kontrollerin vs biter bitmez, taktik sepetimizi kolumuza, ciktik kendi yolumuza... 


O geceyi babaannesiyle geciren abin Kaan’in eve dondugumuzde, seni gordugunde ilk tepkisini cok merak ediyordum. Hersey aylar oncesinden planladigimiz gibi, onun kardesini en rahat kabullenecegi gibi olmaliydi. Baban ve babaannenin aldiklari oyuncak “yesil motosiklet”le gelmis olucakti Ozan eve. Kaan’a ilk hediyesiydi bu…kapidan buyuk bir coskuyla bir elimizde yeni dogmus sen, bir elimizde motosiklet girdik, kaan diye seslendik, bi baktik ki uyuyakalmis…kiyamadik…ertesi gun oldu tanismaniz… planladigimiz gibi olmadi ama yine de cok guzel oldu…kaancik gitti geldi : “aaa…beybiii…beybiii” diyip durdu, ellerini, ayaklarini sevdi surekli :) biz izin verdikten sonra da kafandan opmeye basladi.
Umarim ilerde de birbirinizin en yakin arkadaslari olursunuz pamuklarim...
IKINIZI DE COK SEVIYORUZ!




 

Sevenlerimize, Takipcilerimize Not: Uzun sure yazamadim, cunku Amerika-Dubai yolculugu, evde yardimcisiz gecirilen bir sure ama sagolsun dede ve anneannenin Dubai’ye yardima kosusuyla rahatlayan temizlik, ev yerlestirmesi, yeni yardimci arayisi vs gibi bir suru isim vardi. Neyse hersey yoluna girdi sayilir artik…Bundan sonra daha hizli bir sekilde Ozancik ve Kaancik’in yeni maceralariyla yine gelicem ben.