Sunday, February 19, 2012

Aaah Ah… Ne Guzel Seydir su “Jumeirah Jane”lik …




Daha cok seninle vakit gecirebilmek icin haftanin ilk gunu ve son gunu calismiyorum, yani haftasonunu uzatiyorum, ve o gunlerde ben de ise ara vermis diger annelerle “Jumeirah Jane”lik yapiyorum biraz :) (“Jumeirah Jane”: burada yasayan, expat, kocasi fistik gibi para kazandigi icin kendisini alisverise, laklaka, pilatese, masaja, zayiflamaya ve bir cogu “Jumeirah” sahil yolunda yer alan guzellik salonlarina adamis insan turu).

Ne yalan soyleyeyim calismazken “ay hic bana gore diiil” desem de ise doner donmez nasil da ozledim “jumeirah jane” gunlerimi….Iste yine o gunlerden birinde kizlarla “Beachcombers”da ogle yemegindeyiz. Sozum ona “ogle yemegi” tabi, benim icin genelde “senin pesinde kosturma seanslarinin ogle saatinde olani”. Hande ve oglushu Can, Hajni ve oglushu Aron, ve de 3 bocegin arasinda bir cicek, Mel’in prensesi Melissa ve anneannesi. (Fotolar:Hande’den)











Degisik bir yer Dubai. Cocuk yapmak, buyutmek icin inanilmaz rahat. Cok guvenli. Nazar degmesin, hep boyle kalsin. Gazete haberlerinde okudugumuz butun kotu seyler neredeyse bolgedeki karisik diger ulkelerden geliyor. Bazen dusunuyorum acaba sansurluyorlar ve daha cok insan burda yasasin istedikleri icin bizden gercekleri gizliyorlar mi diye - ama oyle olsa illa ki basimizdan en azindan 1-2 tatsiz sey gecerdi, haa derdik demek aslinda oluyor ama biz okuyamiyoruz, goremiyoruz.
Guvenli hakkaten. Ortadogu demeye bin sahit ister. Herkes oyle rahat ki…kimse kimsenin giyimine, kusamina karismiyor. Is cikisi bi denize gireyim iki dakika, sonra yemege gideriz diyebiliyorsunuz subat ayinda. Trafik var ama istanbul’un kaba soforleri ve saygisizliklariyla boy olcusemez. Is hayatinda yine stereotypelar var sizi sinir eden ama bunca guzel seyin arasinda batmiyor artik cok. Hirsizlik nerdeyse hic yok. Insanlar arabalarini ustu acik birakiyorlar caddede. Bir cafede yer tutmak icin cep telefonlarini masada birakiyorlar. Ne bir garson, ne disardan gecen biri, kimse tenezzul etmiyor. Niye, cunku yakalanirsa ulke disi olucak ve bu rahat ortami bi daha nerde bulucak.  Alisveris merkezlerine girerken oyle scannerlardan falan gecmiyorsunuz, bomba ihbari mihbari olmuyor hic…(tabi bizim bu konuda babanla teorimiz, belki de el kaide’ye para yediriyorlar bizi rahat birakin diye, yoksa boylesine rahat yasanilan bir musluman ulkenin su ana kadar olaysiz kotarmasi biraz dusundurucu ) Tabi bir dolu celiski de var, aslinda alkol satisi yasak restaurantlarda ama restaurant otele bagli ise serbest, dolayisiyla nerdeyse her restaurant kilifini uydurmus, bir otele baglanmis :) Liberalizm acisindan Turkiye ile alakasi yok. Seyh, vizyoner bir adam. Bu ulkenin petrolle yurumeyecegini, rezervlerin bittigini gormus, turizme yatirim yapiyor. Insanlari bu hosgoru ortami ile cekmeye calisiyor.

Ayyh Allah Allah....nerden de geldim bu konulara…Sanirim uzun zamandir yukleyemedigim icin birikmis resimlere baktikca, yasadigimiz yeri ne kadar sevdigimi hatirladim. Hic dusunmezdim, illa ki geri doneriz 1-2 sene icinde derdim, ama tam 6 yil oldu, gitgide dubai icin daha cok “evim” gibi hissetmeye basladim.




No comments: