Ilk gunler bircok arkadasim sorup durdu: nasil birsey?
Cok degisik birsey…kelimelerle tarifi cok zor…
19 Ocak'tan, seni ilk kucagima verdikleri andan bu yana nasil dolu dolu gecti hayat…her yeni mimigin, her yeni gulumseme, her yeni “guuu” sesi ayri bir keyif veriyor.
Hele o sicakligin yok mu kucaga alininca hissedilen…yok mu o minicik ellerinle memeye dokunman emzirirken… uykun gelince karin bosluguma dogru kivrilman…off….tekrar icime sokasim geliyor seni!
Uyandiginda aglamaya basladiginda kosar adimlarla yanina gelen beni ya da babani gordugunde susman yok mu? Insan buyuk bir is basardim zannediyor... Cok korkmussun da biz seni kurtarmisiz gibi…”beni taniyor, beni seviyor” duygusu muthis birsey…
Yikanirken simsiki ellerimize yapisiyorsun. Ha bi de uyanirken bazen dusucem sanip kollarini yukariya uzatip kasilip kaliyorsun, cok guluyordum baslarda, simdilerde sana dokunup hemen yatistiriyorum, cok hosuma gidiyor bana guvendigini gormek…
Peki ya, gozlerimin icine bakip da gulumsemen…tuhaf oluyorum, icime ilik biseyler akiyor sanki…”var ya, her turlu zorluguna katlanirim ben senin” dedirtiyor…
Yeni yeni tombislesen yanaklarinin ipeksi yumusakligi, saclarinin o ucusan punk halleri…bayiliyorum sana…inanamiyorum bazen sen benden mi ciktin!? :)
Asik olunuyormus hakkaten oglum….sebepsiz, karsiliksiz seviliyormus, baglaniliyormus hakkaten…sinirsiz bir sahiplenme, koruma duygusu basliyormus…
Ha bi de, gunden gune de guzellesiyorsun sen, ilk baslardaki o burusuk, zayif halin bile inanilmaz tatli geliyordu, simdi insan “aaa…buna mi guzel demisim o zamanlar?” diyor yeni sirin hallerini gordukce :)
Simdi azicik odada olmasak sen uyurken, hemen ozluyoruz seni…baban da ben de bi bahane bulup odaya gidiyoruz… paranoyakca nefes alisini izliyoruz hep…
Kaan’cik yaaa…ne iyi ettin de geldin aramiza!…
No comments:
Post a Comment