Dedeyle tamirat yaparken... yine hayretler icindesin...
Saturday, July 21, 2012
Friday, July 20, 2012
Asilar ve 18. Ay Doktor Kontrolu
Araya
yaz tatili vs girince bu yaziyi bloga koymakta baya baya geciktim, ama her doktor
kontrolumuzden sonra yaptigim gibi, bu evrede de sendeki hem fiziksel, hem
zihinsel gelismeleri kisa kisa anlatmadan da olmazdi. Zaten babaannenlerle,
anneannenlerle her skype gorusmemizde, telefonda senin komikliklerini anlatip o
ani tekrar yasiyoruz,“bunlari unutmamak lazim, buyuyunce kerataya anlatmak lazim” diyip duruyoruz. Onun icin
boyle notlar aliyorum kendime bu blogpostlarda...
Ustte
6, altta 6 olmak uzere 12 disin var. 4 tanesi de yolda, uclari gozukuyor. Azi disleri cikarken bizi baya yordu, uzdu :( bas bas bagirarak yataktan
kalkip, elinle ceneni tutarak ve resmen ayagini yere vurarak dakikalarca agladigin
o geceyi hic unutmayacagim, baban da yoktu, nasil caresiz kalmistim :( Calpol iyi geldi 1-2 saat
uyuttu seni ama sonra yine kalktin..sabahi zor ettik, ilk defa boyle korkunc
bir gece gecirdik. 1-2 gun surdu bu durum ama sonra atlattik. Canim benim, iste
buyumek bazen de boyle acili birsey...
Konusma konusuna gelince bana sanki bu aralar bir ileri bir geri gidiyoruz gibi geliyor. Ilk kelimelerini cok hizli bir sekilde ogrenmistin, nerdeyse her gun yeni birsey ekleniyordu “Kaanca” sozlugumuze :) simdilerde ise sanki daha tedbirli gidiyorsun, eski ogrendiklerini dondurup dondurup duruyorsun. Daha cok “yeni kelimeye ihtiyac yok, ben su kadarcik kelimeyle bile oynatiyorum sizi parmagimda zaten” der gibisin... Gerci doktora 55-60 civari kelimen oldugunu soyledigimde, “e cok iyi!!” dedi...18 aylik bebeklerde en az 10 civari kelime normal imis. 25% ingilizce, 25 % turkce, 50% kaanca karisimindan olusan yeni kelimelerimizden bahsedeyim simdi, hani su “hic unutmayalim” dediklerimiz... sanirim en son bu yazimda bahsetmistim ilk kelimelerinden, onun uzerine tabi bi dolu sey eklendi. Unuttuklarim vardir mutlaka ama hatirladigim kadariyla “kaanca”da ne ne demekmis, buyur bakalim :
Ve daha bir dolu sey...bir dolu guzel ani...cok seviyoruz seni oglum...1.5 yasin da kutlu olsun... :)
Oh,
asilarimiz bitti!! Artik 2 yasina kadar gozyasi yok. Su an asilarin tam, yalniz bir
eksigimiz var : Amerika’da dogumda BCG asisini vermiyorlar,
Turkiye ve Dubai’de ise bu zorunlu. Biz de Amerika’da yaptirmayinca ve araya arka
arkaya diger asilar girince bu BCGyi atlamis olduk. Koldan yapiliyor ve baya
acili oluyor diye biliyorum. Sordum doktora, bir acelesi yok, istediginiz zaman
yaptirabilirsiniz dedi.
Neyse,
boy-kilo durumu...Uzerinden biraz zaman gecti ama, Boyun: 86 cm, Kilon: 12 kg
cikmisti o gun, mevsim normallerinin uzerindesin ikisinde de (percentile olarak
yazmayi unutmusum muayenede ama her ikisinde de averajin ustunde oldugunu
hatirliyorum). Gelisiminde hersey yolunda gidiyormus. Doktor yuruyor mu,
kosuyor mu, sizi anliyor mu, hafif hafif konusmaya basladi mi, kac kelimesi
var, uykulari nasil gibi sorular sordu. Sonra kalbini,gogsunu inceledi, seni odada
yuruttu, herseyin super oldugunu soyledi.
Doktora“bir seye dikkatini verme”konusunda biraz endiselerim
oldugu soyledim. Cok hareketli bir cocuk oldugun icin soyle 10 dakika birsey
uzerinde konsantre olamiyoruz. Tabi bu sadece oturma gerektiren aktivitelerde
boyle. Yoksa eglenceli ve kosturmacali bir oyun soz konusuysa pur dikkat
benimlesin ama maksimum bir kitaba benimle 5 dakika bakmissindir herhalde. O
yuzden hep merak edip duruyorum, bu yastaki cocuklarina herkes nasil masal
okuyor? Ben basliyorum en eglenceli, resimli, renklilerinden sectigim hikayeye,
ilk sayfa OK, ikinci sayfa ilginc, hmmm resimler vs...sonra bi bakiyorum, hoop
kacmis bile yanimdan, ben kendi kendime okumaya devam ediyorum. Uzuluyorum bu
duruma acaba birseyi mi yanlis yapiyorum, yoksa herkesin “masal okuyorum” dedigi bu mu? Aslinda
kitaplara ilgin buyuk, surekli oyun alanindan sen getirip elime veriyorsun
istedigin kitabi, sayfalarinni acip bildigin objeleri gosterip ne olduklarini
soyluyorsun bana, ama ben oturalim masal okuyalim dedigimde sonuc farkli
oluyor. Doktor, bunun normal oldugunu, hala yeni seyleri kesif aylarinda
oldugunu, zamanla dikkatini odaklamayi basaracagini soyledi. Bakalim gorucez...
Motor
becerilerin cok cok iyi durumda, zaten erken yuruyen bir bebek oldugun icin
dengeni koruma, kosma, el becerileri, koordinasyon konularinda hic sikintimiz
olmadi. Canavar gibi kosmak, saatlerce yatagin uzerinde ziplamakla geciyor
gunlerimiz. En sevdigin oyun saklambac :) evin en girintili cikintili
kuytu koselerine girip sessizce bizi bekliyorsun, biz“nerde kaan nerde” diyerek seni ararken, yuzunde cok hinzir
bir gulumseme olusuyor, “acaba bulabilecek mi beni” der gibi kaslar yukari
kalkiyor, pusuda bekliyorsun 1 milyonuncu kez saklandigin ayni yerde :) sonra sobelenince kocaman bi
kahkaha :) ve tekrar ayni yerde saklanmaca :)
Alt
degistirmek gitgide zorlasiyor :( yerinde duramiyorsun, artik el cabukluguyla o
kadar hizli yapmaya basladim ki herseyi...pisik kremi vs unut...Bir ara Eva’nin annesi Selincim le sizi kandirma
yontemlerimizi paylasmistik: ben sana “mini mini bir kus”u soylerken degistirebiliyordum
bir tek altini, pur dikkat beni dinliyor, cok bayiliyordun bu sarkiya... Selin de yine
guzide musiki eserlerimizden - kendi yorumunu katarak soyledigi - “eller eller” ve “Ali babanin ciftligi” ile kitliyormus Eva’cigi. Selin’cim, bizi okuyorsan – bana artik
bunlarin hicbiri fayda etmez oldu :( artik 1 dakikada, ayakta ne becerebildiysem...
Uykularimiz
iyi, aksam 8:30 gibi yatip, 6:30-7 gibi yine erkenden kalkiyorsun (deden: “memleket ayar saati” diyor senin icin, kacta
yatarsan yat yine erkenden, 6:30da sabahin korunde, super bir enerjiyle ayaktasin.) Bu
aralar artik bu 6:30-7’ler beni yormaya basladigi icin, uyaninca
yatagimiza aliyorum seni, biraz sacini oksarsam tekrar daliyorsun uykuya, bazen
8e kadar oyle idare edebiliyoruz. Ha unutmadan maalesef bu aralar kendi
karyolani sevmez oldun, dar geldigini hic sanmiyorum, baya buyuk almistik
cunku, ama belki de artik parmaklikli bir yerde olma hissini sevmiyorsun. Seni
artik odandaki buyuk beyaz cekyati acip orda uyutuyorum, alcak zaten, su ana
kadar hic dusmedin ama belki de ona bir koruma gibi bisey almakta fayda var.
Onun
disinda cok ama coook mutlu bir cocuksun. Bunu seni her goren soyluyor zaten. Tanidigin
bildigin insanlari gorunce hep guluyorsun, cok canayakin, sicakkanli, sevecensin.
Tum arkadaslarimla, akrabalarimizla iki dakika alisma evresinden sonra hemen icli
disli olmaya basliyorsun. Arkadaslarinla oynarken de cok kibar, cok nazik
davraniyorsun herkese, su gune kadar 1 kisiye bile vurdugunu gormedim, parkta
bi arkadasin elinden oyuncagini alirsa, aglayip yanima geliyorsun hemen,
elimden tutup beni oraya goturuyorsun “git oyuncagimi al” diye. Bu iyi birsey mi
bilmiyorum ama bildigim birsey var cusse olarak masallahin var, istesen gayet rahat kendin
de geri alabilirsin ama hic kimseye kaba kuvvet uyguladigini, ittigini, vurdugunu gormedim su ana
kadar.
Konusma konusuna gelince bana sanki bu aralar bir ileri bir geri gidiyoruz gibi geliyor. Ilk kelimelerini cok hizli bir sekilde ogrenmistin, nerdeyse her gun yeni birsey ekleniyordu “Kaanca” sozlugumuze :) simdilerde ise sanki daha tedbirli gidiyorsun, eski ogrendiklerini dondurup dondurup duruyorsun. Daha cok “yeni kelimeye ihtiyac yok, ben su kadarcik kelimeyle bile oynatiyorum sizi parmagimda zaten” der gibisin... Gerci doktora 55-60 civari kelimen oldugunu soyledigimde, “e cok iyi!!” dedi...18 aylik bebeklerde en az 10 civari kelime normal imis. 25% ingilizce, 25 % turkce, 50% kaanca karisimindan olusan yeni kelimelerimizden bahsedeyim simdi, hani su “hic unutmayalim” dediklerimiz... sanirim en son bu yazimda bahsetmistim ilk kelimelerinden, onun uzerine tabi bi dolu sey eklendi. Unuttuklarim vardir mutlaka ama hatirladigim kadariyla “kaanca”da ne ne demekmis, buyur bakalim :
1.
emma = elma
2.
anne
3.
baba (anne ve babayi artik cok duzgun
soyluyorsun)
4.
hatdi = hadi
5.
mama
6.
kaka
7.
at
8.
oki = OK
9.
geh = gel
10. havhav
= kopek
11. kuu
kuuu = kus (ama bunu soylerken bi de elinle illa “gel gel” yapiyorsun, yememek
icin zor tutuyorum kendimi :)
12. arrba
= araba ("rrrrrr rrrrr" diye araba sesi hemen arkadan gelmezse olmaz :)
13.
balon
14.
ga-kka = yumurta
15.
nöööö = no (ingiliz aksanlisindan)
16.
ded-de = dede
17.
aaded-de = aydede
18.
mooo
= inek
19.
caaaat
= cat (kedi)
20.
row
row = gemi, bot gibi yuzen deniz tasitlari genelde kurek cekmek anlamina gelen "row row"
21.
roll
over = yuvarlan
22.
maaa = mine (benim)
23.
ninana = banana
24.
ball = top
25.
kaykay = kaydirak
26.
bravo = baavoo
27.
yayy ! (sevindiginde mesela
dusa giderken, veya “high five” (yani ‘cak bakalim”) dedigimizde kullanilan
sevinc gosterisi kelimesi)
28.
aga = canta
29.
akka = anahtar
30.
oglum
31.
Hoppaaa
32.
Ayya = ayak
33.
Oldu mu? Oldu
34.
Ooo
35.
Hayir
36.
Do do = ding dong lu saat
37.
Ac
38.
Kapa
39.
Der = ver
40.
This = para ya da cuzdandan
cikarilan kart icin kullanilan bir kelime, tam anlayamadim
41.
Bluu = mavi
42.
Ne
43.
Ssss = su
44.
Bitti bitti
45.
Pisss = pis
46.
Cisss = çiş
47.
Up = yukari
48.
Down = asagi
49.
Amaaan (bu kelimeyle igili
super bir bodrum deniz animiz var, surekli babaannenin aklina gelip gelip onu
gulduren, anlatirim tatilimizi yazarken)
50.
Yapma
51.
Pipi
52.
Alo
53.
Bye
54. Yeah = ata biner gibi sirtima ciktigimda cikardigin ses, saniyorum "deh" anlamina geliyor :)
55. kiikkkk = kurt (bu biraz benim hatam, sana "kirmizi baslikli kiz"i okurkenki kurt canlandirmam :)
56. go = git, gidelim
57. hamm = yutma unlemi
58. abba = ayakkabi
59. Tisss = snake (yilan)
55. kiikkkk = kurt (bu biraz benim hatam, sana "kirmizi baslikli kiz"i okurkenki kurt canlandirmam :)
56. go = git, gidelim
57. hamm = yutma unlemi
58. abba = ayakkabi
59. Tisss = snake (yilan)
Iki kelimeli cumleler de kurmaya basladin
hafiften "anne gel"; "baba gel"; "let's go"; “I know”; “dede ayak” (yani beni ayaginda ziplat) gibi...
Anlama
konusunda ise cok cok daha iyi durumdayiz, hala hepsini degil ama dediklerimizin
cogunu anlar oldun. Bu aralar en cok sana dagittigin oyuncaklari toplatmayi
seviyorum cunku “topla” kelimesinin ne demek oldugunu artik
biliyorsun, umarim isine gelmediginde unutmazsin :)
Kulak,
burun, goz, el, ayak, pipi, gobek, ayakkabi, corap, balik, kus, inek vs nerde? diyince
gosterebiliyorsun. Suyunu ic diyince bardaktan kendin iciniyorsun, kasikla doke
saca da olsa kendi kendini besleyebiliyorsun. Zipla diyince zipliyor, kos
diyince kosuyorsun. Roll over diyince yatagin ustunde kendini yuvarliyorsun.
Bunlar disinda bu gectigimiz aylarda en cok
gulduklerim/ icimi eritenler sunlar:
- Sabah sen uykudan kalktiktan sonra ben hala azicik ucundan kestirmeye calisiyorsam, yataktan kalkmam icin elimden ayagimdan cekmen, bazen o da yetmeyince, goz kapaklarimi kaldirman :)
- “Shower shower?" (yani banyo yapalim mi?) dendiginde “Yayyyy” diyerek hemen elimden tutup yukaridaki banyoya cikmak icin merdivenlere kosman,
- "Getir" diyince terlikleri getirmen, hatta eger beni bir yere goturmek istiyorsan ayagama bile giydirmen. Kendi ayakkabilarin giydirmemi istiyorsan beni kapiya cekip ayagini 3-4 kere yere vurman
- Begenmedigin yemegi elinin tersiyle cevirip “bitti bitti” demen, bir de gece uyumadan once sutunu ictikten sonra “bitti bitti” demen
- "Sortunu giy" diyince sortu bacaklarinin ustunde tutup o seklilde yurumeye calisman. Kiyafertlerini giydirirken kolunu bacagini kaldirma seklinde bana yardimci olman
- Muzikle dans etmen, slow muzikte saga sola tatli tatli salinman, hareketli biseyler duydugunda da ayaklari yere vurman. En favorim, muzikli pembe filinle birlikte dans etmen saga sola salinarak, onun bir videosunu cekmeliyim
- Bos bir bavulu, ya da sandalyeyi itmeye calisip,”i-iiiih” diye cok zorlaniyormus sesi cikarman, itiyormus gibi yapman
- Matruska bebeklerini ic ice gecirmeye calisirken sikisinca hemen “ac” demen
- Boya kalemlerinle kagidi degil de masayi, yeri karaladigini gordugumde kizip seni yakalamaya geldigimde, kikir kikir gulerek kosup 1 metre otedeki yeri karalamaya calisman (resmen beni kizdirmayi oyun zannediyorsun, Allahtan boya kalemler wet wipelar ile rahat rahat cikiyor)
- Garfield oyuncagini, minik filini beslemen, onlara mama yedirmeye, kahve icirmeye calisman ( “ffffuuuvt” "ohhh' diye ses cikararak kahve iciyormus taklidi yapip, bos bardagi bir kendi agzina bir oyuncagin agzina goturmen)
- Her ilk gordugun objeye, kaslarini kaldirip wow ne degisik bir icat der gibi “OOOO” demen...
- "Op" diyince o minik dudaklarla opmen, "hug" (saril) diyince kosa kosa gelip kocaman sarilman
- Masada begenmedigin bir yemek varsa (haslanmis brokoli mesela), eline alip yemem icin benim agzima goturmen ve de "hammm" demen :) (uyanik seniiii...yemezler :)
Ve daha bir dolu sey...bir dolu guzel ani...cok seviyoruz seni oglum...1.5 yasin da kutlu olsun... :)
Sunday, July 15, 2012
Yine Bildik Yuzlerle
Guzel bir brunchti. Temmuz'un 15i olmasi nedeniyle hava inanilmaz sicakti ama Muge'nin tavsiyesiyle gittigimiz Bebekkoy'deki "Backyard"i cocukla gidilebilecek ferah mekanlar listeme aldim. Servis kotuydu ama ortam cok guzeldi, Istanbul'da o sicakta esen bir tepe bulabilmek hepimizi cok mutlu etti.
Bu sefer kahvaltida bana rahat ettirip uyumak yerine dag bayir kosmayi arkadaslarimla sakalasmayi tercih ettin, Bir Orcun abi'nin kucaginda, bir Aysun ablanin, bir hamis Gokce Abla'nin, bir Kuntay Abi'nin...Leylosh cok usluydu o gun, annesinin dizinin dibinden ayrilmadi, ama sen? Benim icin baya hareketli ve yorucu ama yine de lise arkadaslarimla, en sevdiklerimle gecirdigim cok guzel bir gun oldu...
(Bu fotoda sadece siz bucurlerin kameraya bakmadigi, hatta birbirine baktigi cok guzel bir an yakalanmis)
Wednesday, July 11, 2012
Kizgin Kumlardan Serin Sulara...
Havuzu
gordugun zaman seni yerinde tutabilmek mumkun olmuyor…Akla karayi sectim, seni
once uyutabilmek icin…hem o gunesin alninda girmeni engellemek, hem uyku
saatini gecirmemek, hem de arkadaslarimla rahat rahat muhebbet edebilmek,
kahvalti edebilmek icin (ok, kabul ediyorum,belki de o gun daha cok bu son iki saydigim sebeple :) seni gelir gelmez uykuya yatirdim.
Iki yeni
anne, caylak Gokce Ablayi bebek alisverisinde neler alinmali neler alinmamali
konusunda biraz uyardik. (bu konuda birgun yazmak lazim, oyle sacma seylere
para vermisiz ki - ilk cocuksun, ilk gozagrimizsin diye) Bol bol muhabbet ettik,
dedikodu yaptik, ikiniz de ayni anda uyuyunca, sayenizde cok guzel bir kahvalti
oldu.
Uyanir
uyanmaz, once enerjini Gokce Abla’yi o hamile haliyle elinden tutup gezdirerek,
o merdiven asagi bu merdiven yukari kosturup yorarak harcamaya calistin. Sonra
da leylosh’la birlikte sapur supur saatlerce havuzda oynadin.
Suyla
oynamaya bayiliyorsun oglush, gercekten hic cikmak istemiyorsun. Ama nedense sana
bir turlu kolluk takamadik, taktiramadik… sevmiyorsun…. ne simit ne kolluk… ozgur
olacak illa beyefendi!…baban “boyle daha kolay ogrenir, hic zorlama” diyor, ben
de oyle devam ediyorum bakalim. Ama isterdim soyle sen rahat ben rahat
takilalim, yuzelim birlikte. Cocuk havuzunda ayakta durusun, hatta kosusun,
baya dengeli hareketlerin; yuzme
derslerimiz sayesinde 1-2-3 diyince kafani suyun altina sokup, nefesini tutmayi
da becerebiliyorsun, ama bir turlu o pofuduk kollara kolluk takamadik daha…neyse…arshimed’in
bir mayosu varmis, mothercarelerde de satiliyor sanirim, arkadasim seden
onermisti, mayonun icine yerlestirilen. batmayan ve istenildigi zaman cikarilarak
sayisi azaltilabilen mantar (kopuk)lerden olusan bir mayo. Belki ondan alirim,
kolluk derdinden kurtuluruz.
Leyla’cik
gunden gune guzellesiyor, o da bici bici yapti uzun uzun…Annesini (hihi, annesine "abi" diyor zilli :) hiiic uzmedi, guzel guzel oynadi, canim benim...
Hepimiz icin cok keyifli bir gundu…Seni havuzdan cikarabilmek zor oldu, baya homurdandin cikarken (alttaki fotolar da bana attigin triplerin belgesi beyefendi) ama sonra yolda eve donerken o yorgunlukla daldigin misil misil uyku sayesinde de ben biraz dinlenebildim.
Tuesday, July 3, 2012
Tuvalet Egitimine Hazir Miyiz?
Senin guzel deyisinle soyliyim: Nööö!!!.... Daha degil...
Yaz tatili bitince, evimize donunce baslarim belki diyordum, hatta su sen dogmadan once (yani heyecandan gayet gereksiz ve erkenden) aldigim fisherprice muzikli lazimligi odana bile koymustum (gozunun alismasi icin); bu sefer Turkiye’den tuvalet egitimi kitaplari da aldim (sifonu cekmeden kakalara, cislere nasil bye bye diyecegimizi gosteren :)) ama sanirim daha harekete gecmek icin cook erken.
Yaz tatili bitince, evimize donunce baslarim belki diyordum, hatta su sen dogmadan once (yani heyecandan gayet gereksiz ve erkenden) aldigim fisherprice muzikli lazimligi odana bile koymustum (gozunun alismasi icin); bu sefer Turkiye’den tuvalet egitimi kitaplari da aldim (sifonu cekmeden kakalara, cislere nasil bye bye diyecegimizi gosteren :)) ama sanirim daha harekete gecmek icin cook erken.
Sordum saga
sola, 2,5-3 yasinda yapmis genelde arkadaslarim, o zamanlar hem derdinizi daha
iyi anlatabiliyormussunuz, hem de gun ici idrar kesesi kontrolu daha guvenilir
oluyormus. Bazi cocuklar 3-4 yasina kadar bile hazir olamazmis.
Kaka
yaptiktan sonra “kaka” diyorsun. Bu guzel bir gelisme ama gelmeden once ya da
cis icin pek bir uyari yok simdilik…Yok, yok, erken bizim icin, onu anladim, ayrica hazir
olmadan erken baslarsak bu is cok daha uzun ve yorucu olacak… hem seni hem beni yipraticak... ama yine de hazir
biraz arastirmisken buraya da yazayim, simdiden sende bu isaretleri
gozlemlemeye baslayayim dedim.
Iste - 18-24
ay arasi gozlemlenmek uzere; cocugunuzun tuvalet egitimine hazir olup
olmadigini anlamak uzere babycenter’in verdigi checklist:
(checklistin
butun maddelerinin check olmasi gerekmiyormus, sadece artik bagimsiz bir
sekilde buyukler gibi tuvalete gitme istegi uzerine genel bir trend
gozlemledigimizde artik baslayabilirmisiz)
Fiziksel Isaretler:
- Duzgun yuruyup ve kosabilecek kadar koordinasyonu olmasi
- Bir seferde belli bir miktar idrar yapmasi
- Kakasini tahmin edilebilir zamanlarda, duzenli yapmasi
- En az 2 saatlik veya uyku aralarinda kuru zamanlari olmasi (idrar kesesinin idrari tutma kaslarinin yeterince gelistigini gosterir)
Davranissal Isaretler:
- Bir pozisyonda, sessiz bir sekilde 2-5 dakika oturabilmesi (haha :) buna cok guldum, bence biz bu maddeye hayatta check atamayiz!)
- Pantalonunu asagi yukari cekebiliyor olmasi
- Islanmis, kirli bezden rahatsizlik duymasi
- Digerlerinin tuvalete gidis gelis aliskanliklarina ilgi duymaya baslamasi
- Kaka yaparken ikinma, zorlanma isaretleri vermesi ya da sesleri cikarmasi
- Bagimsiz olmayi arzulamasi
- Tuvalet kullanmaya direnmemesi
- Basarilarindan gurur duymasi
- Genelde isbirligi evresinde olmasi
Zihinsel Isaretler:
- Tuvaletinin geldigine dair fiziksel isaretleri anlayip size onceden soyleyebilmesi, hatta tuvalete gidene kadar tutmasi
- Bazi basit komutlari anlayabilmesi “git oyuncagi getir” gibi
- Herseyi ait oldugu yere koymanin onemini anlamasi
- Cis ve kaka icin kelimeleri olmasi
Sunday, July 1, 2012
Yine Gezmelerdeyiz
Saturday, June 30, 2012
Istanbul'da Gezmeceler - Dede ve Babaannede
Subscribe to:
Posts (Atom)












